ÜST REKLAM

logo

reklam
25 Ağustos 2019

SİMAVNALI ŞEYH BEDREDDİN


“Olup Mansur, bu yolda verdi bâşın 
“Hüdâ aşkında hiç çatmâdı kaaşın 
“Münafıklar atarlar tain taaşın 
“Bizim mürşidimiz Şeyh Bedreddindir.” 
(Menâkıb, s. l38) 
Molla Hafız Halil 
(Şeyh Bedreddin’in torunu) 
Simavnalı Şeyh Bedrettin, 1359 tarihinde doğmuştur. Gerek Türkiye  tarihinin, gerekse bütün insanlığın Sosyal Devrim tarihinin en ilgi çekici, en büyük kahramanlarından birisidir. 
Bu büyük devrimcinin hayatı ve yaşadığı devrin olaylarına kısaca bir göz atacak olursak şunları görürüz. 
Şeyh Bedrettin’in zamanına kadar medeniyetler dıştan gelen barbar akınlarıyla -Tarihsel Devrimle- yıkılırlardı. Aksak Timur’un Yıldırım Beyazıt üzerine yaptığı akın Tarihsel Devrimlerin en sonuncusuydu. Şuursuz medeniyet yıkılışları karşısında ilk Sosyal Devrimi yapmaya çalışan, Modern Çağın müjdecisi Bedrettin, düşünce ile davranışlarını birleştiren büyük bir kişidir. Düşüncelerini “VARİDAT” ve “TESHİL” isimli kitaplarında dile getirmiştir. 
Şeyh Bedrettin gençliğinde uzun seneler Mısır’da; fıkıh, kelâm gibi zamanının ilimlerini tahsil etmiştir. O devirde halkın durumu yürekler acısıydı. Osmanlı Devleti, Padişah tarafından yönetilir; padişahın soyca yakınları olanlar; sultan, han, hünkâr ve hünkâr beyleri vb. adlarla ülkenin verimli topraklarını aralarında paylaşıp, topraksız köylüleri karın tokluğuna çalıştırırlardı. Bu köylüler savaşlarda da asker olurlardı. 
Buna karşılık Şeyh Bedrettin ve müritleri; halkın arasına karışıyor, toprakların onu işleyen, ona alın terini karıştıranların olduğunu, insanların kardeşliğini öğütlüyorlardı. Şeyh Bedrettin bir Ortaçağ Köylü Sosyalizmini ortaya koymuştu. Bu konudaki görüşleriyle, kendinden iki asır sonra gelecek olan Ütopik (hayalî) Sosyalizmin kurucusu Thomes Moore’dan daha ileri görüşlü ve gerçekçiydi. 
Yıldırım Beyazıt oğulları arasındaki taht kavgaları sonunda; Sultan Mehmet diğer kardeşlerini yenerek tahta çıkmıştı. İleri görüşlü bir kimse olan kardeşi Musa Çelebi ise Şeyh Bedrettin’den yanaydı. Sultan Mehmet; Musa Çelebiyi de yenerek Şeyh Bedrettin’i İznik kasabasına sürgün gönderdi. 

Şeyh burada boş durmayıp; en sadık adamlarından Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’i halkı teşkilâtlandırmaları için Aydın ve Manisa dolaylarına yolladı… Aydın’a, oradan Karaburun dolaylarına giden Börklüce Mustafa, köylülerle ilişki kurdu ve görüşlerini kabul ettirdi. Bölgedeki Hıristiyan halkla da dostluk kurdu. Ve bir kısım topraklardan ağa-bey takımını atarak, toprağı hep beraber işlemeye, sosyal adaleti uygulamaya, kardeşçe yaşamaya başladılar. Durumdan endişelenen Sultan Mehmet, Saruhan (şimdiki Manisa) valisini üzerlerine gönderdi. Teşkilâtlanmış köylüler Valinin kuvvetlerini Karaburun’un dar geçitlerinde tepelediler. 
Bu sırada Şeyh Bedrettin İznik’ten kaçarak Bulgaristan’ın Deliorman bölgesine gitmişti. Börklüce Mustafa’nın çok güçlü olduğunu öğrenen Sultan Mehmet bu sefer de Sultan Murad’ı büyük bir kuvvetle üzerlerine gönderdi. Zaten bunu bekleyen Börklüce kuvvetleri “düşman ordusuna on bin balta gibi daldı.” 

Kahramanca çarpıştılar. 8 bini öldü. Diğerleri esir edildiler.

Bu olayı, devrimci şairimiz Nâzım Hikmet; “Şeyh Bedrettin Destanı” kitabında şöyle destanlaştırır: 
“Hep bir ağızdan türkü söyleyip 
hep beraber sulardan çekmek ağı, 
demiri oya gibi işleyip hep beraber 
hep beraber sürebilmek toprağı 
ballı incirleri yiyebilmek hep beraber 
yârin yanağından gayri her şeyde 
her yerde 
hep beraber 
diyebilmek için 
on binler verdi sekiz binini…” 
Yenilen bu devrimcileri, Ayasluğ şehrine götürüp boyunlarını vurdurdular. Börklüce Mustafa’yı da kollarından bir deveye bağlayarak çarmıha gerdiler. Birçok şehirlerde gezdirerek teşhir ettiler. Manisa dolaylarındaki Torlak Kemal’de aynı akıbete uğratıldı. 
Bu sırada Deliorman’da Bedrettin’in etrafında birçok halk toplanmıştı. Teşkilâtlanmak üzereydiler. Bunun duyan Sultan Mehmet adamlarından bazılarını Bedrettin’in yanına göndererek, onun müritliğine geçmelerini söyledi. Aslında bunlar birer ajandı. Ve fırsatını kollayarak Bedrettin’i çadırında bastırıp bağladılar. Serez şehrindeki Sultan Mehmet’in yanına götürdüler. Öldürülmesine fetva çıkartıp Serez çarşısında bir ağaca astılar. Hz.Hasan ve Hz. Hüseyin’e yapılan zulmün başka bir boyutu.

Hazırlayan: Sami ASLAN

Share
146 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?