logo

reklam

’SIĞ’’ ‘’POLİTİK YAŞAM’’


Hüsamettin Kazan
deneme18@hotmail.com

 

Samandağ’ın politik yaşantısının heyecanını kaybettiği kesin. ‘’Politika’’, diğer bir ifade ile ‘’’siyaset’’in gereği yapılmıyor.

Nedir politika? Kaynakların; verimli, doğru, etkin kullanılması için izlenen yol ve program. Politikacılar, yönettikleri kaynakları verimli, doğru, etkin bir şekilde kullanma iddiasında olan kişilerdir. Bu iddialarını vatandaşa anlatıp, vatandaşı ikna edip, kaynakları yönetme yetkisini almaya çalışırlar. ‘’Şeffaf siyasette’’, politikacı kaynakları yönetme görevini alınca da; diğer politikacılar ve halk tarafından denetlenmeye devam eder.

Politikanın özünde  ‘’halk için, en iyisi’’ mantığı hâkimdir.  Her insan az çok politika ile ilgilenir. Çünkü Politikacının icraatları doğrudan onu etkiler. Çünkü icraatların, ekonomik kaynağı vatandaş olduğu gibi, icraatların sonuçları da vatandaşı bütün boyutları ile etkiler. Vatandaş, yöneticinin icraatlarını kendisindeki yansımalarıyla aktarır: çalışıyor. Çalıyor. Çalıyor ama çalışıyor. Dürüst. Yalancı. Değiştirdi. Değiştiriyor…

Yukarıdaki siyaset- politika tanımlara göre siyaset veya politika kötü bir alan değil.  Her insanın etkin olması gereken bir alan.

Toplumumuzda siyasette yaklaşım böyle midir? Politikacı ile ilgili genel algı; sözünü tutmayan, karanlık işler çeviren, halkın kaynaklarını kendi ekibinin yararına kullanan, işlerini kitaba uydurmakta uzmanlaşmış kişiler şeklinde algılanır. Politika ise korkulan, uzak durulması, karışılmaması gereken bir alandır. Bu algılara vatandaş nereden ulaşıyor?  Yaşadıklarından, gördüklerinden, tanık olduklarından ulaşıyor. Ancak vatandaşı karamsar noktaya getiren asıl durum;  kaynakları yönetenden memnun olmaması değildir. Asıl durum, kaynakları yönetenleri eleştiren muhalif unsurların basiretsizliğidir.

‘’Gelen, gideni aratacak.’’ kaygısıdır. Samandağ’ın siyasetinin keyfisiz olmasın nedeni budur. ‘’Böyle muhalefet düşman başına.’’ demek istiyorum.  Şu çok iyi bilinsin ki; Samandağ insanı sanal bir gündem ile oyalanıyor. ‘’Tek yönüydü, parkıydı, suyuydu, çöpüydü, sanal medyasıydı…’’ sormak istiyorum.   Esas konu bunlar mı?  Gençlerin deyimi ile  ‘’siz neyin kafasını yaşıyorsunuz ki; bize bu konuları reva görüyorsunuz.’’

Samandağ’ın Asıl gündemin Türkiye gündemi ile örtüşüyor. Ülkede  ‘’devlet;’’  ‘’paralel devlet yapısı’’ ile mücadele ediliyor. Devletin merkezindeki bu gelişmeler ülkemizin her tarafını etkiliyor. Etkilemeye de devam edecektir.  Samandağ insanını da yakından ilgilendiren bu konunun farklı bakış açılarıyla irdelendiği hiç göremedim.

Bu konuyla ilgi bir soru sormaya kalktığınız zaman en kısa cevaplarla kendimizi başka bir konuda buluyoruz. Ben hala ülkede neler oluyor tam olarak çözmüş değilim.

Lise yıllarında sık sık ‘’açık oturum’’ seyrederdim. Farklı belki de aykırı fikirleri dinlemek muhakeme gücümüzü artıyordu.

Samandağ’ın politik yaşamında kimin ne diyeceği artık biliyoruz. O kadar iyi biliyoruz ki; kimin hangi durumda nasıl küfür edeceğini de biliyoruz.  O kadar iyi biliyoruz ki; halkı harekete geçirmek için hangi zamanda hangi şekilde halkı aşıladıklarını da biliyoruz.  O kadar iyi biliyoruz ki; cevabı verilecek sorunların ve eleştirilerin yüksek sesle dillendirildiğini, cevabı verilmeyecek soruların ve eleştirilerin konuşulmadığı da biliyoruz.  O kadar iyi biliyoruz ki…

Deyip bu yazımı noktalıyorum.

Hüsamettin Kazan

 

 

 

Share
438 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • PROBİYOTİKLER VE SAĞLIKLI YAŞAM

    30 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    “Probiyotikler “ son dönemde sağlık alanında en çok konuşulan ve tartışılan bir konu olmuştur.” Probiyotik” ne anlama gelmektedir? Aşırı kazanç ve aşırı tüketime dayanan kapitalist üretim düzeninin dayattığı “hazır gıdalarla beslendiğimiz günümüzde, bağırsaklarımızdaki probiyotikler (dost bakteriler) azalarak hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Probiyotikler, sindirim sistemindeki dengeyle birlikte sağlıklı bir metabolizmaya sahip olmamızı sağlayan dost bakterilerdir. Sağlıklı bir sindirim ve bağışıklık sistemi için vücuda mutla...
  • ABD EMPERYALİZMİNİN KATLİAMLARI

    23 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    ABD, büyük zulümlerle kendisini var etti. Daha kuruluş aşamasında milyonlarca Kızılderiliyi aileleriyle birlikte katletti. İlk aşamada “size huzur, barış ve medeniyet getireceğiz” vaadiyle işe koyulan ABD, sürgüne gönderdiği milyonlarca Kızılderiliye dağıttığı battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırdı. Afrika’dan getirdiği siyahileri köle olarak en ağır işlerde çalıştırıp,yüzbinlerce siyahi köleyi yok etti. Takvimler 6 Ağustos 1945’i gösterdiğinde ise ABD’nin demokrat başkanı Truman’ın emriyle Hiroşima’ya atom bombası atıldı. Bomba sabah sa...
  • ABD EMPERYALİZMİ’NİN SAVAŞ FATURALARI

    16 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Savaş Politikasının ABD'ye Faturası 6 Trilyon Dolar… Bir an durup bu Rakamın Türkiye gibi Kaç Ülkenin Milli Gelirinin Toplamından çok daha Fazla Olduğunu ve ne denli Korkunç Sonuçlar için HARCANDIĞINI kafanızda CANLANDIRMAYI deneyin… Habere göre ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) 11 Eylül saldırılarından bu yana "Teröre Karşı Savaş" kapsamında 1,5 Trilyon Dolar harcadığını iddia etse de George W. Bush'un başlattığı teröre karşı savaş politikasının Amerikan hükümetine 2019 itibariyle neredeyse 6 Trilyon Dolara Mal Olacağı belirtiliyor… P...
  • KUZU POSTUNA BÜRÜNMÜŞ KURT

    11 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    "Modern çağda İşçi Sınıfının benimsediği akım Sosyalizm’dir. İşveren Sınıfı Antika egemen sınıflar gibi, halkın benimsediği akımı, yani Sosyalizmi ele geçirmenin yollarını aradı ve buldu. İslam Tarihinde Tefeci-Bezirgânlar nasıl Hazreti Muhammed’in fakir fukara ile ve kölelerle kurmuş olduğu Müslümanlığı savunuyormuş gibi görünerek baltaladılarsa, tıpkı öyle, Modern Tarihin sömürücü İşveren Sınıfı ile Büyük Toprak ve Mülk Sahipleri Sınıfı, fakir fukaranın dört elle sarıldığı son umudu Sosyalizmi savunuyormuş gibi görünerek baltalamanın yoll...