ÜST REKLAM

logo

reklam

SERHAT ÇAKIN’DAN “HAFTALIK” DEĞERLENDİRMELER: 10 -17 KASIM 2018


ümit sağaltıcı
umit_ofset2013@hotmail.com

1- T.C. Merkez Bankası’nın Kasım ayı Beklenti Anketi’ne göre Kasım ayı enflasyon beklentisi arttı.

Buna göre 12 aylık enflasyon beklentisi % 17,03’ten % 17,38’e yükseldi.

TÜFE artışı beklentisiyse %24,2’ den % 24,45’e yükseldi.

Merkez Bankasının bu tahminleri Türkiye’de enflasyondaki artışın sürdüğünü ve enflasyonun artmaya devam edeceğini ortaya koyuyor.

Bunun en önemli nedeni ise üretimin ve yatırımların artmamasıdır.

Bunun yanında Merkez Bankası 2018 ve 2019 yılları için önceden belirlenen büyüme beklentilerini de düşürmüş bulunmaktadır.

T.C. Merkez Bankası’nın beklentilerine göre cari yılsonu, yani bu yılsonu büyüme beklentisi de % 3,2’den % 3,1’e düştü.

2019 büyüme beklentisi ise % 1,9’dan %1,6’ya düştü.

Bu durum işsizliğin daha da artacağının bir göstergesidir.

Öte yandan Türkiye’de işsizlikte giderek artmaktadır.

Nitekim Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre beklentileri aşarak Ağustos ayında %11,1 oldu.

Bu oran aynı dönemde genç nüfusta (15-24 yaş arası) % 0,2’lik artışla %20,8’e yükseldi.

Bütün bunlar işsizliğin, özellikle genç işsizliğinin ilerde önemini ve yakıcılığını daha çok arttıran bir sorun olarak kalmaya ve ekonomik büyümenin düşmesi sonucu işten çıkarmaların artmasıyla büyümeye devam edeceğini ortaya koyuyor.

********

2- Sermayeye kaynak aktaran Bireysel Emeklilik Sistemi olan BES’ ten ayrılan emekçi sayısında Eylül ayından beri belirgin bir artış yaşanarak; son dört ayda sistemden 85.550 kişi ayrıldı.

Bu durum BES’in sermayeye kaynak aktaran bir kurum olarak emekçilerin güvenini kazanamadığının bir göstergesidir.

Ancak bunun yanında ailelerin altın ve döviz gibi diğer tasarruflara olan ilgisi de BES’e olan katılımı ve ilgiyi düşürmüştür.

********

3- Osman Kavala ile bağlantılı olarak üniversite öğretim üyelerine yönelik olarak 16-Kasım Cuma günü yapılan polis operasyonunda aralarında Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Betül Tanbay’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca gözaltı kararı verildikten sonra gözaltına alınıp ifadeleri alınmaya başlandı.

Bu kişilerden Prof. Dr. Turgut Tarhanlı’ nın da aralarında bulunduğu 3 kişi serbest bırakılırken diğer 10 kişinin ifadeleri sürüyor.

Serbest bırakılan bu 3 kişi hakkında ise yurtdışına çıkış yasağı kondu. Bu operasyonun gerekçesi ise söz konusu kişilerin Gezi Parkı Eylemlerini Osman Kavala ile birlikte yaygınlaştırmak olduğu iddia edilmiş; ancak gözaltına alınıp sorgulanmalarını gerektirecek sağlam hukuki temellere dayalı bir gerekçe ortaya konamamıştır.

Söz konusu operasyon ve gözaltılar hukuka aykırı olduğu gibi akademik özgürlüğe de vurulmuş bir darbedir.

AKP İktidarı bu operasyonla hem hukuku ters yüz edip ihlal etmiş; hem de üniversiteleri ve öğretim üyelerini korkutarak onların muhalif konumlarından uzaklaşmalarını; ya da muhalif bir konumda yer almamalarını sağlamaya çalışmıştır.

Öte yandan uzun zamandan beri tutuklu bulunan Osman Kavala hakkında bile iddianame henüz hazırlanmamıştır.

Hukukun keyfi uygulamalara ve baskıcı bir yönetime kurban edilmemesi ve üniversitelerin özgürleştirilmesi, bilim ve akademik özgürlüğün kazanılması için bu hukuksuz ve haksız bir şekilde gözaltına alınanlara toplumsal muhalefet örgütleri ve ilerici muhalifler tarafından sahip çıkılması gerekmektedir.

********

4- ABD Yönetimi Kaşıkçı Cinayetinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin sorumluluğunu göz ardı etmek için çaba sarf etmekten kaçınmamakta; bununla ilgili açıklamalar yapmaktadır.

Türkiye Hükümeti’nin ve sarayın bu olayın üzerine gitmesini ise istememekte, ona bu konuda baskı yapmaktadır.

Bu gelişmeler, bu cinayetin Amerikan Yönetimi ve Devleti’nin bilgisi dâhilinde işlendiğini ortaya koymaktadır.

ABD Yönetimi, bu cinayeti kullanarak Suudi Arabistan Yönetimi’nden istediği tavizleri aldıktan ve onunla anlaştıktan sonra olayın kapatılmasını, üzerinde fazla durulmamasını istiyor.

Cinayetle ilgili olarak tetikçilerin ve ikinci derece de sorumluların cezalandırılması; ama asıl suçlulara dokunulmaması muhtemeldir. AKP Hükümeti’nin bu konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamalar gündem değiştirmek ve gündemi belirlemekten ibarettir.

********

5- AKP Hükümeti, yakın gelecekte Amerikan Yönetimi tarafından PYD-YPG Güçleriyle ilişki kurulması ve Kürt Açılımın yeniden başlatılması konusunda yeniden baskı altına alınacaktır.

Ancak bu açılımın Barzani tipi yönetim ve çevreleri güçlendirecek bir biçimde yapılmak istendiği de bir gerçektir.

Cumhur İttifakının ayakta kalabilmesi için AKP Hükümeti ve sarayın böyle bir şeyi yerel seçim sonuçlarına kadar yapması mümkün değildir.

Ancak yerel seçim sonuçlarından sonra bu konuda daha çok sıkışacağı ve konuyu kendi içinde ele alıp incelemesi olasıdır.

Kuşkusuz böyle bir açılım yeniden başlatılacaksa bu daha çok AKP’ye yakın gerici Kürt Siyasal Güçleriyle yapılmak istenecek, HDP ise sürecin dışında tutulup; HDP’ nin içindeki AKP’ye yakın gerici güçler buradan ayrılmaya teşvik edilecektir.

*******

6- CHP’nin sağa dönük sola kapalı siyaseti devam ediyor.

CHP, yerel seçimlerde İYİ Parti ile işbirliğine girecek.

Ancak aynı CHP soldaki parti ve örgütleri dikkate almadığı gibi bunlarla yerel seçimlerde bile birlikte çalışmaya önem vermemektedir.

CHP’nin bu tutumu hem sol parti ve örgütlerin güçsüzlüğünden; hem de CHP’nin düzenle iyice bütünleşmesinden kaynaklanmaktadır.

Öte yandan CHP’nin sağa dönük bu politikaları emekçilerin kendisine yakınlaşmasını önlerken, CHP’ye de ciddi bir yarar sağlamamaktadır.

Bu durumda sosyalist parti ve örgütlerin kendi politikalarını daha kararlı bir biçimde savunması, örgütlenmelerini yayıp, kitlesel eylemlere önderlik etmek için çalışmalarını hızlandırması daha akla yakındır.

Bu yolla toplumda daha büyük bir güç, bir güç odağı haline gelirlerse CHP Yönetimi tarafından daha fazla ciddiye alınırlar.

Share
78 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ŞEFFAFLIK-PROJELER-SAMANDAĞ SEVDALILARI-SÖZÜMÜZ VAR

    13 Mart 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    (Mart ayının sihirli kavramları) Erken yazılmış bir doğa hikâyesi… Şubatın başından Mart sonuna kadar güzelim ilçemizde BAHAR başlar. Nisan ayında kendini tam olarak hissettirir.  Mart ayı doğanın yeniden doğmasıdır. Doğanın birer parçaları olan biz insanlar, hayvanlar ve bitkiler yeniden doğarız, canlanırız kış mevsiminin yarattığı rehaveti üzerimizden atarız. Bunun en güzel örneğini KAYISI, ZERDALİ, ŞEFTALİ ve ERİK ağaçlarında görürüz. Bu güzelim bitkilerin canları tezdir. Güneşin ısısını gördüler mi hiç düşünmeden...
  • TURİZM AÇISINDAN SAMANDAĞ’IN KONUMU

    11 Mart 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Yerel seçimlere giderken politikacıların turizm projelerinden geçilmiyor. Turizm projeleri enflasyonu yarattılar. İleri sürdükleri hayali projelerin uygulanabilirliğini düşünmeden söylem haline getirmişlerdir. Samandağ; Akdeniz bölgesinin Doğu Akdeniz Bölümünde Hatay İline bağlı bir ilçedir. Doğusunda Antakya, Kuzeyinde İskenderun, Güneyinde Yayladağı, Batısında Akdeniz, Kuzeydoğusunda Musa dağı, Güneydoğusunda Kel dağı yer almaktadır. Amanos dağların devamı olan bu sıra dağlarıyla Akdeniz arasında yayılan dar bir şeritte kurulu ye...
  • YEREL SEÇİM ADAYLARINA

    11 Mart 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Biliyorsunuz ki 31 Mart 2019 da ülkemizde yerel seçimler yapılacaktır. Uygar ve demokratik ülkelerde yerel yönetimler, merkezi yönetim kadar önemlidir. Çünkü toplumla iç içedirler. Belediye başkanları, belediye encümen üyeleri, il genel meclis üyeleri ve özellikle muhtarlar bulundukları yörelerdeki insanları birinci derecede temsil eden kişilerdir. Evet yerel yönetimler yöresel halkla iç içe de peki bu insanları o köyün, kasabanın ve ya ilin insanları mı belirliyor. Parti genel merkezleri oturmuşlar aday adaylar arasında aday belirliyo...
  • SAMANDAĞ’INA TURİST GELİR Mİ? (1)

    06 Mart 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Turizm Nedir? Turist nedir?  Turizm alt ve üst yapı gerektirir mi? Sosyal ve kültürel yapı bileşenine ihtiyacı var mı? Bu sözcüklerin parantezlerini açmaya çalışacağım. Memlekete politika yapan ya da yaptığını sananların yanılgıları veya halkı bilerek, olmayan bir şey inandırmaya çalıştıklarını beraber göreceğiz. Şunu belirtmeliyim; dünyada en zor şey, bilinmeyen şeydir. Aslında, bilinmeyen şeyi yaparım iddiasında bulunmak, daha zordur. Türk Dil Kurumu Sözlüğünü açalım ve Turizm maddesine beraber bakalım; Turizm, 1 ...