ÜST REKLAM

logo

reklam

SERHAT ÇAKIN’DAN “HAFTALIK” DEĞERLENDİRMELER: 08 – 15 ARALIK 2018


ümit sağaltıcı
umit_ofset2013@hotmail.com

1- AKP İktidarı döneminde halkın kredi borcu 16 yılda 182 kat arttı.

Bunun en önemli nedenlerinden biri zorunlu tüketime ekonomik gücü yetmeyenlerin kredi kartlarıyla bu ihtiyaçlarını karşılamalarıdır.

Bu da kredi kartı borcunu artırıyor.

Kişi başına borç 5.000 TL. den fazla; çalışan başına borç ise 11.000 TL. dir.

2018 yılında ise hane halkının borcu % 15 arttı.

Bu da ülke halkının önemli bir bölümünün bankalara borçlu olduğunu, tüketimdeki artışın üretimden fazla olması ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin artması nedeniyle bu borcun da sürekli olarak arttığını ortaya koymaktadır.

Kısacası ülke halkının büyük bir bölümü finans kapitale (finansal sermayeye) çalışmaktadır.

*****

2- Türkiye’de ekonomik büyüme yılın ilk çeyreğinde % 7,3 olmasına rağmen ikinci çeyrekte % 5,2’ ye üçüncü çeyrekte ise % 2’nin altına inerek beklentilerinde altında kalıp % 1,6 olarak gerçekleşti.

Mevsim ve takvim etkisi çıkarıldığında ise ekonominin bu dönemde % 1,1 küçüldüğü görülmektedir.

Bu dönemde inşaat sektörü % 5,3 olarak daraldı, sanayi ise sadece % 0,3 olarak büyüdü.

Öte yandan Financial Times Gazetesi’ne göre Türkiye’nin 2019 yılında durgunluğa girme ihtimali yüksek.

Bu da, işsizliğin daha çok artması demektir.

Bunun yanında Fitch’de dâhil olmak üzere 3 uluslararası finans kuruluşları Türkiye’nin düşürdükleri kredi notunu yükseltmeyip negatif düzeyde tutmaya devam ediyorlar.

Bu durum Türkiye’nin yabancı sermaye yatırımları için fazla güvenli bir ülke olarak görülmediğini ortaya koymaktadır.

2019 yılı için beklenti ise enflasyonun yüksek kalmaya devam edeceğidir.

Öte yandan ekonomideki yavaşlık kredi tahsilatlarını da olumsuz yönde etkilemektedir.

Bankalar 2018 yılında 5, toplamda 41 milyar TL’lik batık kredilerini varlık yönetim şirketlerine sattı.

Borç tahsilatı için 3.500.000 dosya sıra bekliyor.

*****

3- Ankara’da meydana gelen tren kazasında 9 yurttaşımız hayatını kaybederken, 47 yurttaşımız da yaralandı.

Kazanın nedeni sinyalizasyon sistemi tamamlanmadan hattın ulaşıma açılmasıdır.

Gösteriş ve kar hırsıyla gerçekleşen ve eksikliklerin giderilmediği bu açılış böyle bir faciaya sebep olmuştur.

Ancak kazanın asıl sorumluları muhtemelen cezalandırılmayacak ve göstermelik bir soruşturma, bazı kişilere verilecek küçük cezalarla bu iş geçiştirilmeye çalışılacaktır.

Buna karşılık bu kazaya gösterilecek örgütlü bir toplumsal tepki ancak sonuç alıcı olabilir.

AKP’nin iktidara geldiği 16 yılda şimdiye kadar 1623 kişi demiryollarındaki kazalarda yaşamını yitirmiştir.

*****

4- Fransa’da sarı yeleklilerin eylemleri devam ediyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un açıkladığı önlemler eylemcileri tatmin etmediği gibi eylemciler hükümetin eylemleri sona erdirme çağrısını da reddettiler.

Bu hafta sonunda eylemler beşinci haftasını dolduracak.

Bu cumartesi ülke genelinde gerçekleştirilecek büyük bir gösteriye dayanan eylemler, hayat pahalılığına ve akaryakıt zammına karşı başlayıp, iktidarın eğitim politikalarına, yoksulları ve emekçileri dışlayan tekelci sermayenin çıkarını koruyan ekonomi politikalarına yönelik genel bir tepkiye dönüşüyor.

Bu gelişmeler giderek iktidarın tutumunu sertleştirmesine ve sermaye sınıfının etkisiyle daha sert önlemler almasına yol açabilir.

Bunun için sarı yeleklilerin eylemlerindeki iradeyi daha kararlı ve örgütlü bir biçimde ortaya koymaları ve daha disiplinli davranıp içlerine girecek yağmacı grupları engellemeleri, kışkırtıcılara yol vermemeleri ve onların etkisinde kalmamaları gerekmektedir.

Öte yandan Fransa’nın doğusunda Strazburg’da noel pazarına düzenlenen ve 3 kişinin ölümüne yol açıp saldırganın da polis tarafından öldürüldüğü ve IŞİD’in üstlendiği terör saldırısı gerçekleşti.

Bu saldırı, bir terör saldırısı olabileceği gibi; devletin ve iktidarın yönlendirmesiyle sarı yeleklilerin başını çektiği toplumsal muhalefete katılımı terör korkusuyla azaltmak, toplumsal muhalefeti zayıflatmak ve toplumsal muhalefete karşı alınacak sert polisiye tedbirleri meşrulaştırmak için yaptırılmış ve yapılmasına bilerek göz yumulmuş bir eylem de olabilir.

Nitekim saldırganın canlı olarak yakalanmayıp polis tarafından vurularak öldürülmesi bunu akla getiriyor.

*****

5- Suriye’de AKP İktidarının ve sarayın yaklaşan yerel seçimlerde oy almak ve milliyetçiler ile ulusalcıların desteğini sağlamak amacıyla Fırat Nehri’nin doğusuna ve Membiç’e askeri operasyon düzenleyerek bu bölgeleri kontrol altına almak için yaptıkları açıklamalar ABD ve YPG-PYD Güçleri’nin tepkisiyle karşılaştı.

ABD, bu bölgelere yönelik askeri bir operasyondan endişe duyduğunu ve böyle bir operasyonu doğru bulmadığını açıklarken, PYD-YPG Güçleri de aradan bir hafta geçtikten sonra böyle bir operasyonun gerçekleşmesi halinde var güçleriyle direneceklerini açıkladı.

Ancak ABD adına yapılan ilk açıklamanın Amerikan Ordusu’nda görevli bir binbaşıdan gelmesi düşündürücüdür.

Bu durum Türkiye’deki yönetimin uluslararası alandaki saygınlığının ne denli azaldığını gösterir.

Çünkü Amerikan Yönetimi’nin izni veya göz yumması olmadan Amerikan Ordusu’ndaki bir subay böyle bir açıklama yapamaz.

Öte yandan ABD’nin izni ve oluru olmadan Türkiye Yönetimi’nin böyle bir operasyonu yapması mümkün değildir.

Ancak Amerikan Yönetimi ile anlaşılarak ve burada Amerikan üslerindeki askerlerinde kısmen denetimine bağlı olmak koşuluyla sınırlı bir operasyona izin verilebilir.

Şu an görünen bunun da pek mümkün olmadığıdır.

Hükümet ve sarayın Suriye’deki Türk Ordusu’nun bulunduğu yerlerdeki çoğu cihatçı gruplardan oluşan ÖSO Militanlarını kullanarak yapacağı bir operasyonu da ABD baştan önlemek için bu ÖSO güçlerini uyarıp tehdit etmekten kaçınmamıştır.

Öte yandan bu gruplar yeterince disiplinli, eğitilmiş olmadıkları ve yağmacı bir yapıya sahip oldukları için Türk Ordusu’nun desteği ve yardımı olmadan böyle bir operasyonda başarılı olamazlar.

Öte yandan ABD’nin baskısından dolayı ÖSO Güçleri’nin çoğu da bu operasyona katılmazlar.

ABD’nin kesin karşı çıkması halinde hükümetin ve sarayın böyle bir operasyona girişmeleri de mümkün olmayacaktır.

Belki Membiç’te olduğu gibi bir veya iki küçük yerde Amerikan Askerleriyle birlikte ortak kontrol devriyesi gerçekleştirebilirler.

Öte yandan Rusya Yönetimi de ABD’ye iki nota verdi.

Bu notalardan biri de Suriye’yle ilgilidir.

Rusya, Kuzey Suriye’de ABD’nin kurduğu üslerin ve kendi desteğiyle bu bölgede kurduğu özerk yönetimin Suriye’de barışa ve güvenliğe katkı sağlamadığını ve 6 aydan beri de IŞİD’in elindeki son yerlerinde tamamen ele geçirilemediğini, buna rağmen bombardımanlarda çok sayıda sivilin öldüğünü açıkladı.

Bu gelişmeler Suriye’deki PYD-YPG Özerk Bölgesi nedeniyle ABD ve Rusya arasındaki çatışmanın önümüzdeki günlerde artarak süreceğini ortaya koyuyor.

Türkiye’de AKP İktidarı ve sarayın yerel seçimlerde iyi bir sonuç almak için Kuzey Irak’ta hava operasyonlarını arttırması ve bu operasyonlardan sivillerin de zarar görmesi üzerine Irak Hükümeti Türkiye Yönetimi’ni uyarmıştır.

Bu durum hükümetin seçime yönelik bir operasyon politikası uygulaması yüzünden Türkiye’nin Irak’la olan ilişkilerinin de tehlikeye girebileceğini ortaya koyuyor.

*****

6- Bugün resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren bir Basın Kartı Yönetmeliği’ndeki değişiklik sayesinde gazetecilere verilen basın kartlarının iptali kolaylaştırıldı ve sadece hükümete yakın görünen gazetecilere basın kartlarının verilmesi sağlanacaktır.

Bu uygulamayla basın kartı sahibi olmak geniş ölçüde sarayın tekeline verilmekte; bu yolla tüm basın sarayın ve hükümetin kontrolü altına alınmaktadır.

Böylece basın ve gazetecilerin özgürlüğü de geniş ölçüde ortadan kalkmaktadır.

 

 

 

 

Share
76 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ERİCH FROMM VE İNSANIN MUTLULUĞU

    17 Nisan 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan 23 Mart 1900–18 Mart 1980 yılları arasında yaşamış olan ünlü psikiyatrist, filozof ve sosyolog Erich Fromm'u çoğumuz “Sevme Sanatı” isimli eseriyle tanıyoruz. Kendisinin modern insanın mutluluğuna dair oldukça önemli görüşleri var. Aşağıdaki yazıda bu görüşleri özetlemeye çalıştım. Kişilik; kişinin kendine göre bir ayrılığı, belirgin bir özelliği olması durumu, kişinin özyapısına uygun kendine özgülüklerin tümüdür. Kişilik, sosyal etkiler sonucu yaşam tecrübeleriyle oluşur. Kalıcı olan kişilik, bireyin fi...
  • YEREL SEÇİMLERE GİDERKEN

    27 Mart 2019 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Yerel seçimlere giderken, vatandaşımızın seçimden çok ,geçim derdiyle meşgul olduğunu gözlemliyoruz.Siftah etmeden kapatan esnaf,ürünü tarlada kalan çiftçiler ,işten atılan işçiler,yüzde 11' leri bulan işsizler...Samanı bile ithal etmek...AKP iktidarının,Cumhur İttifakının, 17 yılda ülkemizi getirdiği durum budur. Diğer yandan, ülkemiz, güvenlik bakımından da büyük tehditler altındadır.ABD ,bütün  Batı Asyayı ateşe vermek için hergün yeni hamleler düzenliyor.Ama gelin görün ki,ana muhalefet partisi YCHP nin başını çektiği Mille...
  • MARİNA VE DALGAKIRAN…

    18 Mart 2019 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Belediye adayları bana kızdıklarını biliyorum. Yandaşları ve dostları sinir olduklarını da… Ancak ben içinden geldiğim ve ona burçlu olduğumu düşündüğüm insanlarımızı bilgilendirmek zorundayım. Kendimi aydın sanarak görevimi yapmaya çalışıyorum. Onun için marina ve dalgakıran konusuna açıklık getirme istedim. Marina; Küçük lüks teknelerin, yatların barınmalarına ayrılmış, içinde teknelerin, yatların her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecek imkânlara sahip olan limanlara marina denir. Başka bir ifade ile marina, yat limanıdır. Marinada yer...
  • ŞU DÜNYADAKİ EN MUTLU KİŞİ

    18 Mart 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Türbülansa giren siyaset dünyasında kullanılan kaba dil ve üslubun dozajı ilçemizde giderek artıyor. Niye mi? Siyasetçi, tahammülsüz, eleştiriye gelemiyor, çok çabuk coşkuya kapılıyor ve aklından çok duygularını, ön yargılarını kullanıyor. Yani kendi politika ve projelerini anlatmak yerine rakibini “sözle döverek” tabanına mesaj göndermekle yetiniyor. Böyle olunca da üslup sertleşiyor, nezaket ve insaniyet kayboluyor. Bunun geçmişte de fazlasıyla örnekleri vardı ancak ülkenin bugün içinde bulunduğu durum nedeniyle görüntü daha da ...