ÜST REKLAM

logo

reklam
11 Temmuz 2017

ŞEHİR MERKEZİNİN İNŞAAT SORUNU


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

 

 

 

İnşaat; yer altında, yer üstünde, havada ve denizde yapılan, tesis ve yapıların tümünü kapsar. İnşaatlar da fen, sanat ve şehircilik kurallarına uygun yapılır ve ruhsatlandırılır. Ruhsat aşamasında; önceden veya sonradan sorun çıkarsa ruhsat düzenlenmez. Düzenlenmişse iptal edilir.

İlçemizin şehir merkezine yönelik yapılan imar planı, anlattıklarımıza tipik bir örnek teşkil etmektedir. Bazı yapılar kaçak yapı oldukları için ruhsatsızdır. Bazıları da temelden ruhsatlıdır. Bu tip binalar ruhsat alacak şekilde düzeltilir. Düzeltilemiyorsa,  yıkılır/ yıktırılır. Yerine daha sağlam ve daha güzel bir yapı tasarımı yapılarak inşaat yenilenmek istenir. İşte bu yapıların bir bölümü yenilenme olanağına sahip olmayabilirler. Örneğin merkezde bulunan ve tartışma konusu olan 4242 sayılı parsel üzerinde daha önce inşa edilen bina yıkılmış, şimdi yenisini yapmak için gayret sarf edilmektedir. Bu tip binalar yıkım sonrasında yenilenme olanağına sahip olmayan binalar kategorisindedir.

Nasıl mı?

Merkeze ilişkin Üç tane yargı kararı, iki tane bilirkişi raporu var. ( Lisanslı şirkete yaptırılan rapor hariç.  Bu raporlardan biri Yüklenici firma BEL – BİR A.Ş.’NİN alacaklarına ilişkin rapor. ( BEL – BİR’N rapora göre,  belediyeden aldığı, dava konusu ihalenin bedeli:24.835.704.375Tl.dir. İmalat Tutarı %31 Oranında gerçekleşmiş olduğu saptanmıştır. Oda: 24835.704.375Tlx 0,31 = 7.699.068.356Tl olarak hesaplanmıştır.) Hak edilmiş görünen bu imalat parası ödenir mi? Ödemez m?

Ödeme yapılırken, dikkate alınacak kriterler nelerdir? İşte Bu kriterleri belirleyen Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 21.11.2005 Tarih, E; 2005/985, K; 2005/6174 Kara sayılı Kararında belirlemiştir. ( Karar sözleşmenin feshi sonrasındaki işlemlere ilişkindir.)

Dava konusu alana, ilişkin diğer bir rapor; fen, sanat, şehircilik, insan yaşam ve mutluluğunu ön plana tutan bir rapordur. Rapor mahkemeye sunulmuş, mahkeme ilgili dosyasına koymuş, yargımla süresince tarafların hiç biri rapora itirazda bulunmamıştır. Böylece rapor, mahkeme kararına esas teşkil etmiştir. Raporun en can alıcı noktası şu: ‘’Davalı idarece verilen inşaat ruhsatlarının iptal edilmesini zorunlu kılan nedenler vardır.’’ Denilmektedir. 4242 sayılı parsel aynı alanın pir parçasıdır.  İmar parseli de değildir. Eski bina, ortaklar anlaşarak yıkımına karar verilmiştir. Öylece Bilirkişi raporunun 3. Sayfasında;’’ İş hanı yapıları yapılmak istenen bölge kentin merkezinde yer aldığından ve bu bölgenin son derece yoğun yapılaşmalarla kuşatılmış olduğundan sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir kent yaşamı için gerekli olan açık alanlara en fazla ihtiyaç duyula alan niteliği arz etmektedir.(…)’’ 4242 sayılı parsel, binanın yıkılmasıyla sözü edilen kuşatmaya dâhil olmuştur. Yanı dava konusu alanın bir parçası haline gelmiştir.  İmara kapalı bir alan halini almıştır. Ruhsata bağlamak mümkün değildir.

Dava konusu merkezde birçok iş ve işlem yasadışı tesis edilmiştir. 1 – Yeşil alandan geçen asfalt yol. 2 – Merkeze yönelik yapılan imar planı değişikliği. 3 – Biri belediye zabıta, diğeri Samandağ Spor kulübeleri ve otopark ihdası. 4 – Askerlik eski şubesi binası gibi sorunlar çözülmeli ve yeniden trafik güzergâhını düzenlenerek, oradan motorlu araçların geçişlerinin önlenmesi gerekir.  Şu anda 10.000 m2lik açık alanın Yeşil alan olarak düzenlenmesi gerekir. Aksi halde sorunlar, bir otuz yıl daha ilçe halkının gündeminde yer tutacaktır. Şunu hiç unutmayalım; kararsızlık, yenilginin nedenlerinden bir tanesidir. Birçok olayın kangrenleşmesinde, yetkililerin kararsız tutum ve davranışlardan kaynaklandığını söyleyebilirim. Bunun dışında birçok sorun vardır. Fakat gündemin birinci maddesini işgalo eden şehir merkezi sorunu acilen çözülmelidir. Bunu tek çözüm yolu vardır. Yürürlükteki İmar yasası, İmar yönetmeliği, konuya ilişkin yargı kararları, Bilirkişi Raporları dikkate alınarak hareket edilmelidir. Şunu da söylemeliyim: Hiçbir mahkeme kararında ve hiçbir bilirkişi raporunda mağdur kişi ya da kirşlerden söz edilmemektedir. Yasaları beğensek ya da beğenmesek, amir hükümlerini yerine getirmek zorundayız. Başka bir anlatınla; herkes yasalara uygun iş ve işlem yapmak zorundadır. Belediye Meclis. Belediye Encümen kararları yürürlükteki yönetmeliklere, yürürlükteki yasalara uygun olma şartı aranır. Korsan iş ve işle yapılmaz. Yapılmamalıdır. Bunun bedeli ağır olur. Kar zarar hesabıyla yasalar uygulanmaz. ( yasalardan taviz verilerek, kusurlu iş yapmak doğru tercih sayılmaz. Önlenmesi güç sonuçlar doğurur. Mevcut mağdurlara ek olarak, yeni mağdurlar kitlesi yaratırsınız.) Onun için; siyasi kazanım adına yasaları çiğneyerek iş ve işlem yapmak üzüntü yaratır. Kenti yaşanmaz hale getirir. Taş üstüne taş koymak, inşaat yapmış olamazsınız. Bu kentte insanların yaşam kalitesini dikkate almak zorundayız. Belediye onun için var.  Belediye, İnsan yaşam kalitesini ve yaşam huzurunu yükseltmek içindir. Kenti betonlaştırmak içi değildir.  Ketin birçok mahallesi betonlaşmış durumdadır.

Hiçbir kaygıya kapılmadan toplum yararı ve şehircilik esasları çerçevesinde konuya çözüm getirmeye çalışmak lazımdır. Bunun dışındaki çözünle doğru sonuç getirmez. Baş ağrısı yapar. Uzun yıllar sürecek yargı yolunu açar. Tarafların uykusunu kaçırır. Toplum çıkarı aleyhinde bir sonuca varmak olası değildir.

Konuya ilişkin Belgeleri, mahkeme kararlarını, bilirkişi raporları tarafsız bir bakış açısıyla okuyun ve sakin bir kafayla konu üzerinde düşünün… Çözüm yolları bulacaksınız. Bundan eminim.

Asaf HİŞMİ

Mak Müh.

 

 

Share
517 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SARILMAK İLAÇ VE AŞILARDAN DAHA ETKİLİ

    26 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Sarılmanın, öpüşmenin hatta tokalaşmanın soğuk algınlığı ve gribe yakalanmayı kolaylaştırdığı bilinirdi ve insanlardan özellikle salgın zamanlarında bu tür davranışlardan uzak durmaları istenirdi. Yeni bir araştırma ise bu tür hastalıkları önlemede  “sıcak bir kucaklaşmanın” ilaç ve aşılardan daha etkili olduğunu gösteriyor. Carnegie Mellon Üniversitesi uzmanları tarafından gerçekleştirilen araştırmada sarılmanın vücudun stresle baş etme ve enfeksiyonlarla savaşma kabiliyetini de artırdığı belirlendi. Psychol...
  • TARIM VE HAYVANCILIK SORUNLARI

    17 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Ülkemizin tarımsal potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen, yeterince değerlendirmiyor. Topraklarımızın büyük çoğunluğu verimlidir ve tarıma elverişlidir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için tarım politikaları, bilenler tarafından ele alınarak orta ve uzun vadeli uygulanabilir bir politika belirlenmelidir. Tarımda temel sorun yüksek girdi maliyetleri. Üreticilere ucuz yakıt ve ucuz tohum sağlanmalı. Tarımsal sanayide ise en önemli sorunlardan birisi yüksek finans maliyeti. Üreticiyi ezmeden düşük faizli hatta...
  • BEL – BİR A.Ş. MAĞDURLARI NASIL OLUŞTU?

    14 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    Asaf HİŞMİ BELBİR A.Ş.  ile Samandağ Belediyesi yetkililerinin ortak sorumluluğu altında BEL – BİR A.Ş. mağdurları, yok yere yaratılıp, geliştirildi. Aslında bu resmi belgelerle vatandaşı soyma operasyonu idi. Sonrada belde talanına dönüştü. BEL – BİR A.Ş. Kendini kamu kurumu oluğunu ve birçok belediyenin kendilerinin ortağı olup, beraberce ilgili belediyelerin acil ihtiyaçlarını karşıladıklarını, Samandağ Belediyesinin acil ihtiyaçlarını benzer şekilde karşılayabileceklerini ifade etmişlerdi. Samandağ Belediyesi yetkilileri, adı geç...
  • KAPİTALİZMDE HER YOL CEHENNEME ÇIKAR

    12 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Eğitimci Sami Aslan Büyük fikir ve mücadele ustası Dr. Hikmet Kıvılcımlı “Allah, Peygamber, Kitap” isimli eserinde şöyle diyor: “7 bin sene sürmüş antika tarih, medeniyetlerin kuruluşu ve yıkılışı tarihidir. Bir medeniyet kuruluyor gelişiyor sonra duraklıyor, daha sonra da yıkılıyor. Fakat insanlık yıkılmıyor, toplumun üstüne çıkmış “yarı Allah” kesilmiş müstebitler yıkılıyordu ve o yıkılan medeniyetin hemen yanı başında yeni bir medeniyet doğuyordu, daha sonra o medeniyet de daha önceki yıkılan medeniyetin yolundan gidiyor; duraklama ...