logo

reklam

SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN SİYASİLER COŞUYOR…


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

Hazırlayan /Sami Aslan

????????????????????????????????????

53 yıl önce Hikmet Kıvılcımlı ‘coşanlara’ nasıl seslenmişti…

Hikmet Kıvılcımlı’nın 4 Ekim 1965 günü, seçimlerden önce kaleme aldığı “Neden Böylesine Coşarlar?” isimli yazıyı Ayna gazetesi okuyucularına sunmak istiyorum.

Bakın Kıvılcımlı 53 yıl önce seçim öncesi coşanları nasıl anlatıyordu:

Seçim kampanyası açıldı. Türkiye’de hiçbir “İŞ” seçim kadar heyecan ve ter döktürmüyor. Çünkü seçim, yalnızca bir “SEÇİM” değil, aynı zamanda en büyük “İŞ”tir. Amerikalı “İş adamının güttüğü anlamda bir “İŞ”, işverenin “İş Bankası”, İşçinin son yıllar Devlet zoruyla haraca bağlanışı demek olan sendikacı “Türk-İş” gibi bol kazanç getirici bir ticaret ve hava oyunudur. Amerika’nın petrolcü akıl hocasının direktifi ile ülkemize “Çift Parti” olsun diye sokulan demokrasi, Amerika’da olduğu kadar Türkiye’de de vaktiyle Şark usulü “İbadet mahfi, rezalet mahfi” diyerek gizli kapaklı yapılan işlerin, perde yırtılarak yapılması oldu. Demokrasinin ruhu sayılan seçim şimdi açık seçik bir İŞ’tir: Ne ziraat İş’i, ne ticaret İş’i, ne sanayi İş’i, ne batakçı toprak ağalığı İş’i, ne lotaryacı bankacılık İş’i; seçim işi, seçim ticareti, seçim sanayi, seçim ağalığı, seçim bankerliği kadar kolay ve hiç masrafsız en muazzam kâr sağlayıcı değil. Kalıpları memleketi kaplamış, içleri Zeppelin balonundan daha sakin: gelenekçi görenekçi, gösterişli, afur tafurlu iri iri bezirgân partilerinin sağ olsunlar, AP’lilerin, CHP’lilerin, YTP’lilerin, MP’lilerin, (Milli Birlikçi 14’ler olmasa CKMP’lilerin) o şaşırtıcı derecede hırslı, çatlatıcı heyecanları, coşkunlukları, kıyasıya kapışmaları, hep seçim İş’inin muazzam gelirli bir Girişkinlik ve Özel kazanç oluşundan ileri geliyor.

Türkiye, küçük züğürt bir ülke. Hangi İş’e başvurursan vur: en çok yüz bin kazanırsın, belki. Suyun başını kesmiş yabancı sermayeyle ortaklığa girsen: bir milyon kesersin. Tekelci büyük bankanın dizginlerini ele geçirsen: yüz milyonlarla ancak oynarsın. Devlet bu İş’lerle kıyaslanabilir mi? Seçimle devlet kuşu başına kondu mu: Bütçe en azından onlarca MİLYAR: En ufak Devlet Bankası, en büyük Özel Bankadan on kat aşırı sermayeli, dev Parababası. Alabildiğin kadar kredi al. Seçimde vereceğin nedir? Kasabadaki yıkılası evin, birkaç aylık kirasıyla, iki üç işsiz güçsüze köy köy dolaşmaları için beş on günlük çep harçlığı. Kazandın mı: Bütün Devletçiliğimiz emrinde.

Bırak şu hanedan gelirinin yirmi otuz katı olan mebus maaşını bir yana. Herkesin iki yüz elli lirayla cehenneme memur yazılmak için dilekçe donattığı ülkede, beş altı bin lira Milletvekili aylığı da para mı? Milyarlık Devletçiliğimiz avucunun içinde. Hemen bir şirket kur. Sermaye mi gerek? Gözünü aç yeter. Değme sermayeli şirket açıldı demektir. Açamazsan açılmış şirketten çok ne var bizde? Yalnız İstanbul Ticaret Odası’nda on binlerce Özel Teşebbüs İş’sizlikten ağızlarını havaya açmışlar. “Allah Allah” deyip senin gibi bir Devletlûyu bekliyorlar. Yağlı iş Devlet babada. Çık sayın bayın huzuruna Morrison Firmasının sözcüsü gibi konuş: “Özel sermayesiz millet, Allahsız millettir!” de. Paşanın sağladığı “Huzur” kendiliğinden ayağına gelir. Daha koç yiğitsen “Batıcı” değil misin? Uzat kimse görmeden elini, uluslararası milyarlık şirketlere, kendini o saat Paris’te, Londra’da, New York’ta sözü geçen “Vatansever lider” bulursun.

O zaman, gir ihalenin en domuzuna. Korkma senden ucuz teklif yapıp rekabet edeceklerden. Sayın ihale kanununun Özel maddesi gereğince: ihaleyi yapan Devletlûlar: ihaleyi dilediğine diledikleri fiyatla yapıp yapmamakta Serbest’tirler. Yerin dibinde on saat çalışan işçinin, eskici esnafın kazandığı her yüz kuruşta yirmi otuz kuruşunu vasıtasız vergi, elli altmış kuruşunu vasıtalı vergi almak için kılı kırka yaran Devletçiliğimiz, her yıl Devlet bütçesinin onlarca milyar lirasını ihalecilere kaptırırken: “Bırak yapsın, Bırak geçsin!” der, yani liberaldir, serbest, hürdür. Tarım bakanından tomruğu al, İmar bakanına sat; Sanayi bakanından demiri al, Savunma bakanına sat: alırken de satarken de yüzde yüz kâr edemezsen; Büyük Millet Meclisinde kıyameti kopar. Haddine mi düşmüş memurun senden rüşvet alması: Azli, tayini Bakanın elinde. Bakan de senin ağzına bakıyor. Sen milletçe seçilmişsin. Bakan seçilmese de olur. Bütün siyasi liderler de Onu söylüyorlar: Sen “Milli İradeyi Temsil” ediyorsun.

Onun için ben hak veriyorum. Bezirgân Partiler, Seçim için ne kadar coşsalar azdır.

(Çaltı, Sayı: 129, 4 Ekim 1965)

Share
67 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • LOKMAN HEKİM VE SAĞLIĞIMIZ

    11 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Eğitimci - Sami ASLAN ???????????????????????????????????? Modern tedavi yöntemlerinin olmadığı eski çağlarda, halka sağlık konularında yol yöntem gösteren, akıl veren, tedavi eden deneyim sahibi bilge kimseler, hekim olarak bilinmekteydi. Halkın bağrından çıkmış ve halkın gönlünde nesiller boyu yaşamış bu yücelmiş kişilerin en bilineni Lokman hekim’dir. Lokman veya Lokman Hekim Kur'an'da ve halk efsanelerinde bahsi geçen, hikmet sahibi olduğuna inanılan kişi. Lokman Hekim'in İslam'a göre peygamber olduğuna dair iddialar bulunmakla be...
  • MİNE G. KIRIKKANA’TA SALDIRI İDEOLOJİKTİR

    11 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Sohbet Köşesi  Hasan Yavaş Çünkü Kırıkkanat, yurttaşlık hakları ve vatandaşlık görevi gereği durması gereken yerdedir. Üstelik yazar ve gazetecidir. Yazdığı ve söylediklerini tekrarlayacak yüreklilik ve samimiyettedir. İnsanlık tarihine bakıldığında sınıf savaşlarının din savaşları adı altında sürdürüldüğüne tanık oluruz. Egemenler kendi çıkarları için sorgulamadan savaşacak kimseleri savaş alanına sürmeleri en kolay din kandırmacası üzerinden gerçekleştirdiklerinden bu yolu seçmişlerdir. Mine Kırıkkanat bunu deşifre etmiştir. ...
  • ‘’TACI TAHTI YAKTIM CANLAR…’’

    10 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

      Bu Toprağın Sesi Ümit Dadük Sağaltıcı ???????????????????????????????????? İlçemizde onca çileyi, onca acıyı, her sabah büyüğünden küçüğüne, hazırlayıp sokağa, küçükleri okula, büyükleri işe gönderen kadınları, görmüyoruz yerel idareler seçimlerinde. Neden! Türkülerin anası, sazın, sözün usta yorumcusu, toplumsal aksiyonların öncülerinden özgün sanatçı, Yazar Ozan Şah Turna’yı, benden bir büyük yaşta olan tüm Türkiye’nin bütün insanları bu mücadeleci kadını bilir, tanır, Maraş Sinemli kökenli, 1950 Sivas Gürün Kaynarca...
  • KENDİNİZİ HİÇ SORGULADINIZ MI?

    07 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hep susuyorum, Susup köşeye çekileyim derken, Birden, bire bir olayla ve yahut bir haberle karşılaşıyorum. İnsanoğlu için, Bu hayattaki en büyük Erdem nedir? Şimdi sorsan herkes erdemlidir! Fakat ben çevreme ve dünyaya bakınca, ortada bir erdemlik göremiyorum. Siyasilere sorsan? Halk için Erdemli bir şekilde çalışacağına söz verir! Fakat koltuğa oturdu mu? Halk'a verdiği bir sürü sözü unutup Kendi egosunu tatmin etmeye çalışır. Halk ve çevre hatta tabiat yanında hiç kalır. Şarkıcılara sorsan? Şarkılarını topluma iyi bir örnek olsun...