ÜST REKLAM

logo

reklam

SAVAŞANA DEĞİL; SAVAŞTIRANA BAKALIM…


Hüsamettin Kazan
deneme18@hotmail.com

‘’Siyasal dönüşümler’’, ‘’birden bire’’ olmaz. Hiçbir şey ‘’birden bire’’ olmayacak. Olmaz. Olamaz.  ‘’Bugün’’ olan her şey ‘’dün’’ ile bağlantılıdır.  Ve ‘’geleceğin’’ habercisidir.

Bundan dolayı ‘’ani’’ değişiklikler beklemiyorum. Türkiye’nin 15 Temmuz’dan sonra Rusya ile yakınlaşması da ‘’bir sürecin’’ sonucu. Ki süreç henüz tam neticelenmemiş. Rusya dışişleri bakanlığı sözcüsü Mariya Zaharova:  ‘’ilişkilerin onarılması için yalnızca zamana ‘güvenilmemesi‘ gerektiğini belirtti. Zaman elbette önemlidir. ‘’Ama’’ işleri, zamana değil, ilişkilerde karşılıklı çıkarlar hesaba alınarak; tüm formatlarda canlandırılmasına ve ‘’reel duruma’’ bırakmalıyız.” ÖZETLE ‘’ ‘’niyetten’’ çok ‘’yapılanlara’’  bakacağız’’diyor  (Kişinin: aynası iştir. Lafa bakılmaz.)

SSCB’nin  1991 yılında dağılmasından sonra,  tek başına dünyayı yöneten ‘’Batı Bloğu’’nun (NATO  Boluğu) karşısında artık bir ‘’alternatif’’ var.  Dünya artık tek kutuplu değil.  Artık ‘’BRICS’’ var.  (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin Ve Güney Afrika Cumhuriyeti) (Brasil, Russia, India, China, South Africa).  ‘’BRICS’’ ülkeleri hızlı bir gelişim içerisindedirler  ve 2050 dünyasında önemli konumları bulunacaktır.

Suriye’de 2011 yılında başlayan savaşın, ‘’bir dünya savaşı’’ olduğunu yıllar önce yazmıştım. Adının da ‘’Üçüncü Dünya Savaşı’’ olduğunu. Ve savaşın ‘’bittiğini’’ çok zaman  önce yazdım. Http://www.samandagayna.com/index.php/haberler/4499-adi-ucuncu-dunya-savasi.

Gene yazıyorum. Dünya savaşı bitti. Savaşın arkasındaki güçler özellikle ‘’Batı Bloğu’’ karmaşanın biraz daha sürmesini istiyor. Savaşın gündem olmadığı bir dünyada ‘’Batının Çöküşü’’ gündeme girecektir.

Dünya ölçeğinde hazırlanmış ‘’BOP projesinde’’ hangi siyasi oluşum olursa olsun; ülke‘’Batı Bloğuna’’ ‘’entegre olmak’’ zorundaydı. Zaten ‘’BOP’’ gereği birçok ülkede aynı isim ile partiler kurulup iktidar yapılmıştır.

BOP’ un çöktüğünü  söylediğimde yıl 2012 idi.  BOP çökerse,  Batı çöker BOP çöküyor.  Batı çöküyor.

Gündemi şimdilik belirleyen ‘’üst akıl’’ kendi ‘’ayıbı’’ dışında konuşulan her şeyi ‘’kar’’ sayıyor.

Beş buçuk yıl önce ülkemizin bulunduğu ‘’Blok Gereği’’ (NATO) Suriye’deki tavrı belliydi. BATI BLOĞU kendi dışında ‘’başka bir tavır’’ tesisine izin vermezlerdi. Sürüye karşı yürütülen politikalar batının politikalarıydı.  Şimdi artık Rusya önderliğinde BRICS var. İki bloğun lider ülkeleri en son görüşmelerinde: Rusya ‘’Şam’la’’, ABD ‘’muhalefetle’’ çalışacak dendi. Yani barış yakın. Muhalefet kelimesi her ülkede bulunması gerek. Kendi ülkelerini geliştirici muhalefetten bahsediyor.

‘’Muhalefet’’ ile ‘’teröristleri’’ birbirinden ayırmadan Suriye’de uzun vadeli ve kapsamlı’’ ateşkes’’ sağlamanın mümkün olmayacağını kaydeden Lavrov, bu sorunun her iki tarafın da kafasında ‘’netleşmeye’’ başladığını söyledi. (http://tr.sputniknews.com/dunya/20160827/1024581864/lavrov-kerry-abd-rusya-suriye-.html)

Savaştan beslenen Batı, sürdürebildiği kadar uzun süre savaşı devam ettirmek istiyor.

Uzun süren ve Batı’nın kaybettiği savaşın  maliyetini  Batı, Ortadoğu ülkelerine yıkmaya çalışıyor. Birileri hala ‘’Alevi- Sünni’’ ‘’Sağcı- Solcu’’ Türk, Kürt, Arap’’  analizleri yapmaya devam etsin. Dünya olaylarını ‘’mezheplerle açıklamaya çalışan’’   ‘’dâhili ve harici stratejistler’’ ,durumu, ‘’dünya ölçeğinden’’ görmezlerse;   ‘’kaybedilmiş bir savaşın’’ ‘’maliyetine’’ ortak olurlar.

Bundan sonra dünya insanları ‘’Savaş için motive edilemeyecektir.’’  Halk barışın kıpırtısını duyunca bile canlanıyor. Rusya ile yakınlaşmadan duyulan heyecan da budur. Savaş için harcanan çaba,  barış için de gerekmektedir.

Batı Blok’unun güvenilirliği, geçerliliği ve inandırıcılığı kalmamıştır. Batı kendisinde ‘’vicdan olmadığını’’  defalarca kanıtlamıştır.

Batı Blok’unun felsefesi olan ‘’Pragmatizm’’ (faydacılık),  Batı’nın iliklerine kadar işlemiş.  Batı felsefesinin özeti şudur: ‘’Bana, ‘’fayda sağlayan’’ her şey ‘’doğrudur’’. Savaş, ölüm, başkasına zarar verme vs. ‘’yarar sağlıyorsa’’ Pragmatizm’ e göre doğrudur.

Vicdansız batı, vicdanın ve kardeşliğin olduğu topraklara nifak tohumları ekerek yüzyıldır burayı kana buluyor. (Oktay SİNANOĞLU)

Bu gerçekler yıllar öncesinden görülmeye başlamıştı. Türkiye’deki bütün kirli oyunların arkasında ‘’Batı’’ vardı. Halk bunu biliyordu. Yıllarca, ‘’ülkelerinin daha iyi yere gelmesi’’ ve ‘’ülkelerinin tam bağımsız olmasını’’  isteyenler  ellerinden geleni yaptı.

15 Temmuz ile beraber ‘’devlet erkanında’’ da Türkiye’deki   sorunların  Batı kaynaklı olabileceğinin söylenmesi yeni bir durumdur.   Ki işin gerçeği de budur.

Türkiye’deki hiçbir darbe-kalkışma  NATO’nun  ONAYI-haberi olmadan olmaz. Ki bütün darbe bildirileri: ‘’ NATO’ya ve CENTO’ YA bağlıyız.’’ diye biter.

Batı artık,  Ortadoğu’daki sömürgelerinin uyanışını engelleyemeyecektir. Libya’ da ABD büyük elçisi öldürülürken: ‘’ABD;  Özgürleştirdiğimiz bir ülkede bu nasıl olabilir?’’ diye sormuştu.

Batı’nın sihirli elinin değip yönetimin değiştiği her yer, özgürdür. Batı Suudi Arabistan’ı yıllar önce özgürleştirmişti mesela…

Batı Blok’ u kaybedenin yanında durmaz.  Felsefeleri böyle… CIA merkezsinde yazan: ‘’CIA kaybetmez.’’ ve ‘’CIA kaybedenin yanında durmaz.’’ Ana ilkeleridir. (kaynak Erol MÜTERCİMLER)

CERABLUS konusuna gelince diğer devletler ile kısmen de olsa  berber hareket ettiği anlaşılıyor.  (H. MAHALLİ)

24-‘’Savaşana’’ değil; ‘’savaştırana’’ bakacaksın.  ‘’Savaştıranların’’ görüldüğü her yerde ‘’savaşanlar’’ arasında ‘’barış’’ olur.

 

 

 

 

 

 

Share
705 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TURGUT ÖZAL’I ÖVEN CHP

    20 Eylül 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Bir süre önce CHP’li Yenimahalle Belediyesi, açtığı kültür merkezine "Turgut Özal" adını koymuştur. Belediye başkanı Fethi YAŞAR ve CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU, kültür merkezinin açılışında birer konuşma yaparak Turgut Özal’a methiyeler düzmüşlerdir. Bu nasıl bir ikiyüzlülük? Kültür merkezine ismini verecek başka değerli büyük insan kalmadı mı? Sayın Kılıçdaroğlu; Turgut Özal’ın 10 Eylül 1986 tarihinde “geçinemiyoruz açız” diyen işçiye “senin oyuna ihtiyacım yok, hadi yürü kime oy verirsen ver” dediğini hatırlıyor mu acaba? Bugün...
  • KADIN CİNAYETLERİ

    30 Ağustos 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Kadın cinayetleri çok çoğaldığı günümüzde, yeni arayışlar içine girmek yerine, sonuçlar üzerinde durulduğu, cinayetlerin sebepleri üzerinde kafa yoran yok. Herkes idamdan söz ediyor. Canilerin yetiştiği ortamı, aldığı eğitim türü ve niteliği üzerinde düşünülmesi gerektiğini söylemeliyim. İdam cezasının Hukuki yönü ile ilgilenmiyorum. Onu hukukçu arkadaşlar düşünür. Ancak kadın cinayetlerini işleyenler yazılı ve görsel basına yansıdığı kadarıyla, 20yıllık zaman diliminde 15.000 kadın cinayeti işlenmiş olduğu ifadesi yer alıyordu. Varsaya...
  • SORU ÇEŞİTLERİ

    28 Ağustos 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu gün ahmak üzerinde düşünmeye çalışacağım. Ahmak nedir, ne değildir? Sorularına yanıt arayacağım. Ahmak sözcüğünün sözlük anlamı:. Aklını gereği gibi kullanmayan, bön, budala, aptal:’’ Ahmak misafir ev sahibini ağırlar.’’  Atasözü. Bir diğer örnek; ’’Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez.’’ Başka bir örnek; ‘’Nerede zekâ umarsak orada ahmaklıkla karşılarız.  – A. Ş. Hisar. ’’TDK Cilt 1, Sayfa: 49 Memlekette kaç tane ahmak var? Bulunacağı var saydığımız ahmakların kaçi okumu, kaçı cahil çıkar. Okumuş ahmaklar ne iş yapıyor...
  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...