SANA SORUYORUM SANA, BU SALDIRILAR SON BULACAK MI BAŞKAN BEY! - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

ankara escort

Şişlide Gece Hayatı

şişli escort

bahistapot.comekbonus.comlinkegit.com

sanal ofisweb tasarım ankaraistanbul travestileri
SON DAKİKA

SANA SORUYORUM SANA, BU SALDIRILAR SON BULACAK MI BAŞKAN BEY!

Bu haber 30 Eylül 2016 - 9:34 'de eklendi ve 187 kez görüntülendi.

SANA SORUYORUM SANA,

BU SALDIRILAR SON BULACAK MI BAŞKAN BEY!

Daha önce belediye ortamında benim de başıma benzer bir durum geldiği için durumun vahametini biliyor ve çok önemsiyorum.

Bir değil iki değil, Samandağ belediyesinden gün aşırı şiddet haberleri alır olduk.

Bu Belediyede Samandağlı neden sürekli horlanıyor?

Neden hakkını arayan her insan düşman belleniyor, nedenli nedensiz saldırıya uğruyor?

Belediyede kimi yetkililer neden dayağı, saldırıyı, hakareti, aşağılamayı, susturmayı bir siyasi savunma biçimi olarak kullanıyorlar, acizlik ifadesi olarak telaki edebileceğimiz bu yöntemlere neden bu kadar sık başvuruyor?

Ben, Belediye ye yöneltilen eleştirilerin cevapsız kalma nedenini anlayabilirsek, belediyede olağan hal almış şiddetin de nedenlerini de buluruz kanısındayım.

Belediye başkanından tutun, meclis üyelerine kadar tüm yöneticilerin siyasi anlamda bir birikime sahip olmamasını, bu şiddetin kaynağı olarak görüyorum.

Biliyorum ki iletişimin ve diyalogun yetersiz kaldığı, ortamlarda şiddet kendine alan bulur. iletişim ve diyalog eksikliğinin ana kaynağı da bilinçsizlikten başka ne olabilir ki?

Evet, halkla iletişimi kuracak insanların başarısızlığı ve yetersizliği bu kurumda yaşanan şiddetin asıl nedenidir.

Belediyenin basın ve halkla ilişkiler sorumluluğunu üstlenen bir şahıs, belediye meclis salonunda bulunan muhalif basın mensubuna, belediye başkanını, meclis üyelerinin gözü önünde saldıracak kadar bayağı bir tavır sergilerken yanındakiler bu denli rahat durabiliyorsa, bu tavrın nedenini saldırıyı yapan ve izleyen birikimsiz, bilinçsiz, üstlendikleri görevin hakkını yerine getiremeyecek derecede cahil insanların bir araya gelmiş olmasında arayabiliriz.

Basın sözcüsü olan şahıs, cümle kurmaktan aciz ise, belediyenin icraatını savunabilecek bir birikime sahip değilse, yapabileceği şey; kültürel anlamda yaşadığı bu zayıflığı muhalif basını şiddetle sindirmek dışında ne olabilir ki?

Belediyede durum; bu insanın yaptıklarıyla sınırlı değil. Belediye başkanlığını vekâleten yürüten kimi şahıslar için de benzer davranışlar içinde bulunabilmektedir. Bu olay gerçekleşmeden bir iki gün önce belediye başkanlığına vekâleten bakan bir meclis üyesi de hakkını aramak isteyen Tekebaşılı bir bayana karşı ağza alınmayacak hakaretler yağdırmıştır.

Kimle konuşsanız öfke küpü, icraatlarına yönelik hiçbir eleştiriye tahammülleri yok. Onları eleştiren, onların dediğini yapmayan herkes düşman…

Keza CHP ilçe yönetiminde de bezer davranışlar hakim.

1 Eylül dünya barış günü münasebetiyle Samandağ’ında yapılan basın açıklamasında CHP milletvekiliyle ayak üstü iki laf etmeme tahammül etmeyen ilçe başkanı İ . Aydoğan milletvekilini yanımdan neredeyse sürükleyerek aldı. Keza yine aynı gün mecliste tartaklanan yerel gazeteci o alanda meclis üyesi Kamacı tarafından sözlü hakaretlere maruz bırakıldı.

İnsan merek ediyor. Bu insanların bilgi haznesi bu denli dar mı?

Basının iddialarına cevap verebilecek birikmeleri yok mu?

Bunlar seçilirken bilinçli bir şekilde mi böylesi insanlardan seçiliyor?

Sorgulamayan, efendisine laf kondurmayan, itaatkâr ve sadık… (tabi tüm bunların bir arada olması için de cehalet şart)

Anlayacağınız bu belediye yönetimi bir acizlik abidesi…

Kendileri ne yaptıklarının bilincinde olmayınca, yaptıklarını makul bir şekilde savunmaları da mümkün olmuyor. Her hoşlarına gitmeyen söz duyduklarında saldırganlaşıyorlar…

Saldırganlığın bir çeşit hayvani davranış tarzı olduğunu belirtmeme gerek var mı?

Hayvanlar, en önemli diyalog kurma araçlarından biri olan Dile sahip olmadıklarından bu yönteme sık sık başvururlar.

Bu sorumu, bu insanlar karşısında hiçbir idari yaptırım yapmayan belediye başkanını sormak istiyorum?

İnsanın sorunlarını çözmekte kullandığı yöntemler arasında şiddetin yeri nedir?

Yani ben sürüden vazgeçtim!

Çoban’ın ne yaptığını merak ediyorum.

Bu şahıslara başkanlık yapan şahıs, bunca saldırı sonrası idari olarak ne yapıyor?

Bu saldırı durumları sonrası, bu insanlar hakkında herhangi bir idari işlem yaptırıyor mu?

Yoksa her saldırı sonrası bunları odasına çağırıp “aferin çocuğum, iyi ettin, bana olan sadakatinden dolayı seni kutluyorum, aynan böyle devam et” mi diyor?

Birincisini yapmadığına göre ikincisini yapıyordur mutlak!

Çünkü bu günü kadar bunların hakkında bir işlem yaptığını duymadık…

Saldırı bir değil, iki değil “dur çocuğum yapma” demekle geçiştirilebilecek bir durum hiç mi hiç değil.