ÜST REKLAM

logo

reklam

SAMUDA (SAMANDAĞ-BERMUDA) ŞEYTAN ÜÇGENİ


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

Tabbah Süveydiye

Malumlarınız olduğu üzere yerel seçim havasına giren tüm yurtta olduğu gibi İlçemiz içinde heyecanlı bir bekleyiş yaşanmaktadır. Sanırsınız ki İlçenin tüm sorunları bir çözüme kavuşmuşta, Belediyenin yeni başkanının kim olacağı belirsizliği evlerde, işyerlerinde, okullarda, hastane ve kahvehanelerde ana konu olmuş.

– Acaba şu anki Başkan, Samandağ halkına dayatılan partiden (sanki başka bir parti yokmuş) tekrar mı çıkacak, yoksa yeni bir aday mı (Temiz, Suya sabuna dokunmamış) belirlenecek.

Aslında şunu sormak lazım. Ne oldu? Ne oluyor? Ne olacak? Veya Ne yaptı? Ne yapıyor? Ne yapacak?

Bu soruları sor (A) mayacak olanlar, lütfedip oy vermeye gitmesinler. (“Ama oy vermezsek oyumuz mevcut iktidara gider” Dediğinizi hissediyorum). Yok kardeşim! Yok hemşerim! Sen mümkünse oy verme. Kendini, ailesini ve çevresini yönetecek kişiyi bu sorularla analiz edemeyeceksen lütfen oy vermeye (Seçim sabahı erkenden kuaföre gidip, torun –torba, yaşlı –genç kol kola girip düğüne gider gibi) gitme.

Gelin size bir hikâye anlatayım, hikâyede geçen kahramanların gerçek kişilerle bir ilişkisi yoktur.

Sosyalist düşünce akımı ile başlayan konseyler ve meclisler (çünkü Süveydiye li Solcudur, Devrimcidir, has adamın dibidir!!!) yardımı ile  mevcut yönetimlere alternatif yaratma çabası ile bir çalışma başlatırlar ve iyice örgütlenerek bir Başkan seçtirirler. Günlerce davullar Belediye binası önünde çala dururken zılgıtlar çekilmiş mağdur edebiyatının başrolü (Bizim hakkımızı yediler, ayaklanın feministler), omuzlarda taşınarak koltuğa oturtulmuştur. Artık Samandağ değişmiştir (öyle umulmaktadır).

Konsey-monsey derken bu köprünün altından çok sular akmış ve Samuda şeytan üçgeni oluşmuştur. Birinci Ayak; Kadın kolları ve Halkla ilişkiler, ikinci Ayak; iç- dış ve mali işler, üçüncü ayak ise imar işleri (rivayetlere göre eski dünyadan günümüze kadar gelmiş bir mahlûk). Samuda, sosyalizm rüyaları ile karanlığa kaybolan konseyi lağvederek, etkisiz hale getirmiştir. Üçgenin iç açıları olmasa da dış açıları olmaya çalışan konsey üyelerini de bon servisi ödenerek üçgene transfer etmiştir.

Samuda, üst akılın direktifleriyle çalışmaya başlar. Vakıflar kurulur, konforlu toplu konutlar üretir (dar gelirli vatandaşlar için), hısım ve akrabalar şeffaf ihalelere katılır. Anakaradan bazı kel adamlar (meçhul) getirilip, ilçede hali hazırlar hazırlandıktan sonra Belediyeye parseller kazandırılır. Adamlar geri gönderilir (neden bilinmiyor). Sonra o parsellerin bazıları satılır, bazıları vâkıfa devredilir. Vakıflar, ilçenin yumuşak karnı dini kimliğini, ana dilde eğitim hakkı olduğunu malzeme ederek okul kurar, okullara özel teşebbüslere peşkeş çeker…

Samuda yedikçe büyümüş, büyüdükçe yıkmıştır. Seçim yaklaşmış Belediye meclis üyeleri ötekileştirilmiştir. Halktan uzaklaşılmıştır. Samuda paniğe kapılmış karalar bağlamıştır. Endişelen Samuda üst akılın yönlendirilmesiyle sosyalist akımdan halkçı akıma (çünkü Süveydiye nin Asi nehri sol akar) geçmiştir. Başkan hiçbir seçim çalışması yapmadan Primall’de çayını yudumlarken seçimi kazanmıştır. Koca bir hiçten başka bir şey değişmemiştir.

İşte arkadaşlar seçimler biter bu hikâye böyle akıp gider.

Aslında şunu sormak lazım. Ne oldu? Ne oluyor? Ne olacak? Veya Ne yaptı? Ne yapıyor? Ne yapacak?

 

Share
599 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARIM VE HAYVANCILIK SORUNLARI

    17 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Ülkemizin tarımsal potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen, yeterince değerlendirmiyor. Topraklarımızın büyük çoğunluğu verimlidir ve tarıma elverişlidir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için tarım politikaları, bilenler tarafından ele alınarak orta ve uzun vadeli uygulanabilir bir politika belirlenmelidir. Tarımda temel sorun yüksek girdi maliyetleri. Üreticilere ucuz yakıt ve ucuz tohum sağlanmalı. Tarımsal sanayide ise en önemli sorunlardan birisi yüksek finans maliyeti. Üreticiyi ezmeden düşük faizli hatta...
  • BEL – BİR A.Ş. MAĞDURLARI NASIL OLUŞTU?

    14 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    Asaf HİŞMİ BELBİR A.Ş.  ile Samandağ Belediyesi yetkililerinin ortak sorumluluğu altında BEL – BİR A.Ş. mağdurları, yok yere yaratılıp, geliştirildi. Aslında bu resmi belgelerle vatandaşı soyma operasyonu idi. Sonrada belde talanına dönüştü. BEL – BİR A.Ş. Kendini kamu kurumu oluğunu ve birçok belediyenin kendilerinin ortağı olup, beraberce ilgili belediyelerin acil ihtiyaçlarını karşıladıklarını, Samandağ Belediyesinin acil ihtiyaçlarını benzer şekilde karşılayabileceklerini ifade etmişlerdi. Samandağ Belediyesi yetkilileri, adı geç...
  • KAPİTALİZMDE HER YOL CEHENNEME ÇIKAR

    12 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Eğitimci Sami Aslan Büyük fikir ve mücadele ustası Dr. Hikmet Kıvılcımlı “Allah, Peygamber, Kitap” isimli eserinde şöyle diyor: “7 bin sene sürmüş antika tarih, medeniyetlerin kuruluşu ve yıkılışı tarihidir. Bir medeniyet kuruluyor gelişiyor sonra duraklıyor, daha sonra da yıkılıyor. Fakat insanlık yıkılmıyor, toplumun üstüne çıkmış “yarı Allah” kesilmiş müstebitler yıkılıyordu ve o yıkılan medeniyetin hemen yanı başında yeni bir medeniyet doğuyordu, daha sonra o medeniyet de daha önceki yıkılan medeniyetin yolundan gidiyor; duraklama ...
  • KENT MERKEZİNE İLİŞKİN BİLİRKİŞİ RAPORU

    11 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    AsafHişmi Dava Konusu Parseller için, Adana 2. İdare Mahkemesi: ‘’ Uyuşmazlığın çözümü teknik yönden yerinde keşif ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden mahkememizin 1997 / 201 sayılı dosyasına kaydan açılan ilgili dava dosyasında 3.7.1997 gününde yerinde yapılan keşif esnasında kayıtlı dava dosyasında ( Prof. Dr. Çınar Atay Bilirkişi, Doç. Dr. Sezal Göksu Bilirkişi, Mustafa Ekşi Bilirkişi olmak üzere uzmanlardan oluşan bilirkişi kurulu; 2.10.1997 tarihinde tanzim ettiği ) mevcut raporunda özetle; ‘’Dava dosyasını oluşturan bilgi, ...