ÜST REKLAM

logo

reklam
13 Eylül 2019

SAMANDAĞ’IN İKİ YÜZÜ

1- Hepimizin bildiği üzere bazı ana ve ara yollar tek yön uygulamasına geçti. Araç sahipleri için bu durum sıkıntı oluştururken, yayalar bir derece rahatladılar. İlçede büyük bir trafik sorunu olduğunu bir yaya olarak görüyorum tabii ki. Ancak en büyük sorunlarımızdan biri de ilçedeki araçların çokluğu. Az kaldı Samandağ’ın nüfusu kadar araba olacak. Araç sahipleri kendi çıkarları doğrultusunda yolların eski güzergaha dönmelerini istiyorlar.

Sevgili araç sahipleri; malumunuz ilçe küçük ve siz bazen o kadar hız yapıyorsunuz ki; tek yön de bile karşıdan karşıya geçmek zor oluyor.

2- Yıllardır herkesin dilinde olan çöp sorunu; çöp konteynırlarının düzenli boşaltılmaması durumunu olayın dışında tutacağım. Durup durup çevre kirliliği diyoruz. Bu çevre nasıl kirleniyor. Çöpler gökten inmediğine göre bizim insanımız çöpleri atıyor. Hıristiyan dostlarımızın mahallesine bakıyorum mahalle temiz ve düzenli. Bizim mahallelere bakıyorum bir düzensizlik, bir boş vermişlik, bir pislik. Niye diye düşünen yok. Hep bir yerel yönetime yüklenmeler. Hep birilerini suçlamalar. Çok şükür, şapkamı çıkarayım bir kendime bakayım diyen yok! Bu mahalleler bizim ve biz kirletiyoruz; ne yazık ki gerçek bu. Bu gerçeğin daha vahimi çocuklarımızı da öyle yetiştiriyoruz.  Bizim çevre duyarsızlığımızı gören çocuk çevreye duyarlı olmadığına ve olmayacağına göre nesillerdir süren bu çevre kirliliğinde en büyük kabahat bizlerin. Önce biz çevremizi temizleyelim, çöplerin çöp kutusuna atılması gerektiğinin bilincinde olalım; sonra yerel yönetim işini yapmıyor deriz.

3- Birçok insanı rahatsız eden yeni dolmuşlara yer vermemek olmaz… Ayakta yolculuk yapılıyormuş, araçlar çok yavaşmış. Eski dolmuşlar nasıldı peki; Anlatıyorum. Eski dolmuşlarda şoförlerin asabi olduklarını bir ben mi görüyordum! Bir ben mi yüreğim ağzımda yolculuk yapıyordum. O zamanda tıka basa doluyordu bazı saatlerde. Aynı yeni dolmuşlarda olduğu gibi. Eski dolmuşlar da yaşlı, çocuklu kadın, çok eşyası olan insanın alınmadığına çok tanık oldum, alınmıyorlardı çünkü bunlar binene kadar arkadan gelen araç geçebilirdi. Eski araçlarda engellilerin seyahat imkanı yoktu. Bu araçlarda tekerlekli sandalye ile yolculuk yapanları görünce ben mutlu oluyorum. Bu araçlar sırf bu yüzden bile çok güzel oldu. Engellilerin engellere takılmadan dolmuşlarla seyahat ediyor olması muazzam… Herkes şoförlere yüklenirken; yolcular görmezden geliniyor.

Toplu taşıma araçlarını kullanan ama kendinden başkasını düşünmeyen sevgili yolcular, bu laflarım sizlere; durak yok diye 50 metre de bir inemezsiniz, iki kapısı olan araçlarda ön kapıdan binilir arka kapıdan inilir, yol ücreti binerken ödenir.

Bu üçü niye yapılmalıdır; diğer yolcuların ve şoförün zamanı çalınmasın diye. Samandağ- Antakya yolcusu çok nazlı. Toplu taşıma aracıyla bile evinin önünde inecek illa ki; biraz yürüse incileri dökülür. Yeni araçlar eskiye oranla biraz daha geç varıyorlar; tedbirli olması gereken yolcudur. Biraz erken çıkar sorunu ortadan kalkar. Yıllarca sosyal medya da dolanan bir görüntü Çin metrosunda kitap okuyan insanlar ile Türkiye’de toplu taşıma araçlarında telefonla uğraşan insanların karşılaştırması. Bu yeni araçlarda kitap okunuyor, zamanınızı değerlendirebilirsiniz. Yolculuk yapmak zaman kaybı olmaktan çıkar.

4- 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde sosyal medyada herkes engellilerin yanında aman efendim onlara destek oluyor, hepimiz birer engelli adayıyız paylaşımlarından çok bir şey göremiyoruz. O gün diyorlar ki engellilere biz engel olmayalım, engelliler bizimle aynı koşullarda yaşasın vs vs. Kamerayı diğer günlere çeviriyorum. Engelli parklarını engelsizler işgal ediyor, kaldırımlarda engelli işaretleri absürt yerlerde.  1 Mayısta işçi yok, patron kutlamalarda. Ama canım ilçemde çalışma koşulları yerlerde. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kadınlar kol kola, aynı gün bir birlerine iftiralar, dedikodular. 8 Mart’ta kadının yanında duran erkekleri dile getirmiyorum bile. 8 Martta çiçek olan kadın, 9 Martta kedinin ulaşamadığı ciğer gibi kokuyor.

Bu ilçeyi hepimiz seviyoruz. Hepimiz bu ilçede güzel gelişmelerin olmasını bekliyoruz, istiyoruz. Ama ne yazık ki her şeyden önce kendimizi geliştirmemiz gerektiğini unutuyoruz. Hep başkaları yapsın, benim rahatım bozulmasın derdindeyiz. Başkası yaparken izlemekle yetiniyoruz. Belediye nerde bu işi niye yapmıyor, boşa mı seçtik biz bu başkanı? Bu araba beni istediğim yere götürmek zorunda heeeyy şoför efendi beni paramla taşıyorsun, bedavaya taşımıyorsun ya engellilerden çocuklu annelerden bana ne. 100 basar 5 dakikada istediğim yere varırım yahu ne olacak ki yayalar kendi derdine yansın. Amaann şu çöpü yere atarım temizlik işçisinin maaşı benim cebimden çıkıyor ne de olsa.

Kendinize gelip; birkaç şeyi değiştirirseniz Samandağ gerçekten cennet olacak. Hep bana, hep bana dediğiniz sürece üzgünüm ama Samandağ bir adım ilerlemeyecek!

Seher ÇİVİ

Share
7835 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?