ÜST REKLAM

logo

reklam

SAMANDAĞ VE KADIN DAYANIŞMASI


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

 

Alıştık mı ne kötü kokulara uzun kasvetli kış günlerinin gecelerinde.

Bahar yağmurları ile yıkanan sıcak topraklardan yayılan kokuyu sevmeyeniniz var mı?

Ya da çiçekçinin önünden geçerken nergizlerin kokusu sizi hiç yolunuzdan alıkoymadı mı bir an olsun?

Ya da sabah kalktığımızda giydiğimiz temiz elbiselerin kokusu sizi güne hazırlamadı mı hiç?

Hele deniz tarafından esen rüzgârın getirdiği iyot kokusu, uzakları keşfe çağırmaz mı sizleri?

Şüphesiz ki hepimizin bir koku hafızası var. Kirli bile olsalar büyüttüğümüz bebeklerin yastığını defalarca koklamaz mıyız?

Çocuklarım kocaman oldular ama ben onların kokularını hala hatırlıyorum.

Her evin kendine has bir kokusu var… Her bedenin de öyle…

Burnumuzu kapatarak yemek yediğinizde yemeğin tadını almanız mümkün değil.

Amma velâkin burnumuzun direğini kıran dağıtan bir koku sindi üstümüze 3- 5 yıldır.

Ne fırından çıkmış yeni taze miss gibi ekmek, ne baharda ıslanan ıhlamur ağaçları, ne de çocuklarımız evimiz aşımız da kokmaz oldu.

Kendi insanına tahammül edemeyen yöneticiler yüzünden koku özgürlüğümüzde gitti elden.

Mutlu olmak için iki şey; samimiyet ve güven!

Öyle kıyıda söz verip fırtına ortadan kaybolanlardan, kendini düşünüp, kendisi için yaşayanlardan, birlikte düşünmeyi, birlikte yaşamayı, ağlamayı beceremeyenlerden olmayacaksın!

Yüzünüzdeki hüznü, kalbinizde ki acıyı fark eden, sesinizdeki boğukluğu hissedebilen, bir yerde oturduğunuzda 3-4 saat anlatacak, konuşacak, üzüntünüze ortak olacak gönlü güzel insanlar biriktirin.

Zamanla insan ipin ucunu kaçırıyor. Kime sabır göstereceğini, kimden vazgeçeceğini, kime sen benimsin ve kime sen bilirsin diyeceğini de şaşırıyoruz.

‘’Bir kadın başka bir kadının kalbine nişan aldığında nadiren ıskalar ve açtığı yara ölümcüldür..’’

İki kadın arasındaki gerçek bir dostluğun dünyanın en muhteşem şeylerinden biri olduğuna inandığım gibi, bu cümlenin de her kadının hayatında az çok karşılığının olduğuna inanıyorum.

İçinde bulunduğumuz dönemin giderek artan sertliği ve nobranlığı* bu gibi konular üzerine söz söylemeyi hem biraz ‘’Lüks’’ hem de riskli kılsa da kadınlar arası ilişkiler her zaman biraz zordur. Tatlıdır, sarmalayıcıdır, yerine göre yaraya merhemdir. Ama ortama rekabetin kıvılcımı düştü mü o şefkatli merhemi bir anda zehirli bir bileşime dönüşebilir…

Hayatta çok sarsıldığınız, üzüldüğünüz anları düşünün. Sığınılacak en iyi yerin bir hemcinsinizin kanepesi olduğu zamanları.

Senin yüreğin güzel olursa, sözünde güzel olur, yolunda güzel olur, sonunda güzel olur.

Hangimiz otursak üzülecek şey bulamayız…

Sevgi; zorlukları aşmak içindir, yanlışları örtmek için değil.

Kadınlar arası tehlikeli ilişkilerin fitilini ateşleyen iki temel unsur var gibi görünüyor: Erkeler ve çağımızın afyonu, başarı.

Şimdi sevgili okurlar ‘eee sonuç’ dediğinizi duyar gibiyim; sonuç şu ki ilçemizde önceki gün 8 Mart Kadınlar günü kutlandı. Sevindim hem de çok. Abdullah Cömert alanı kadınları ağırladı. Üzüldüm hem de çok. Eğitim-Sen’in ayrı yapacağını duyurduğu açıklama Samandağ Belediyesi’nin organize ettiği etkinlikle birleşti. Şimdi de ‘E sorun ne, kadınlar bir arada ne hoş?’ diyorsunuzdur.

Kadınların birlikteliğinde sorun yok.

Ama insanları kandıran uslupla (Samandağ Eğitim-Sen’in açıklamasıdır denilip yapılan) davetler, sonra belediye çatısı altında toplanmalar. Kadın özgürlüğü, işe katılımı, kadın hakları üzerine dile gelen söylemler, o kadar havada kaldı ki ! Üzüldüm. Acaba Samandağ Belediyesi Zekiye Nene’nin evini yapmak isteyen hayırseverlere sed koyarken orada yatalak olan kişinin KADIN olduğunu mu unuttu? Ne dersiniz Sevgili Okurlar?

Biri çıksın, beni aydınlatsın desin ki; Ümit kardeşim, sen hatalısın onlar birçok işsiz kadına istihdam yarattılar, evsize ev açtılar, düşkün kadını kaldırdılar, koca şiddeti göreni sarıp sarmaladılar; desinler de yüreğimde bu insanlarla (aslında kendileriyle) dalga geçen tavırlarının acısını dindirsinler… Samandağ Eğitim-Sen’li kadınlara davetimdir, Mademki siz Kadına sahip çıkıyorsunuz basın mensuplarını da (ayrı gayrı yok ilçedeki tüm basın mensupları) yanınıza alın; önce Zekiye Nine’yi sonrada Mavi Kentteki kadınları ziyaret edin. Sorunlarını dinleyin ve çözüm talebi çağrısında bulunun. Bunu yapın ki içimde kalan gerçek kadın dayanışması duygusunu perçinleyin. Saygıyla, sağlıkla kalın…

*Nobranlık: Davranışı kaba, sert ve gönül kırıcı olan.

Ümit Sağaltıcı

 

Share
693 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...
  • ŞEKER BEYNİ DE BİTİRİYOR

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Şeker ve trans yağlarla yüklü Amerikan diyetinin sadece fiziki sağlığı değil beynimizi de olumsuz etkilediği belirlendi. Oregon State Üniversitesi uzmanları tarafından fareler üzerinde gerçekleştirilen araştırma, şeker ve yağdan zengin diyetin bağırsak bakterilerini etkileyerek bilişsel esneklikte (cognitive flexibility) önemli kayıplara yol açtığını gösteriyor. Bilişsel esneklik, beynin iki farklı düşünceden diğerine geçme ve aynı anda iki farklı konuyu düşünme kabiliyeti olarak biliniyor. İnsanlarda bilişsel esneklik bozukluğu, ...
  • GELİN İNSANCIL DAVRANIP, EVRENSEL DÜŞÜNELİM

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Uzun zamandır Samandağ’ın da olup bitenleri sessizce seyrediyorum. Seçimden önce "Samandağ sevdası" havası esiyordu ! Şimdi menfaat havası esiyor! Şimdi durumu bir değerlendirelim. Samandağ’ın da neler oldu ne oluyor ?Birileri seçimden önce eski yönetime karşı cephe aldı, dernekler kurdu, komiteler, toplantılar düzenledi ve halkı toplayıp, kimisi vefadan kimisi de Samandağ sevdasından bahsetti. Seçime kadar sürdü bu düzenlemeler. Projelerde sunuldu. Şimdi seçim gitti, Sevda ve vefa bitti. Çatışmalar, sataşmalar ve hakaretler ba...
  • MİHRİCAN EVVEL TEMMUZ YALANI

    24 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Asaf Hişmi Mihrican Bayramı Farsların her zaman kutladıkları dini bayramlarıdır. Fars güneş yılının yedinci ayı olan Mihir ayının 16. Gününe rastlar. Yedi gün devam eder Mihir ayının 21’de son bulur. Mihrican Bayramı gece ile gündüzün eşit olduğu (Sonbahar ekinosu, Miladi takvimin 21 Eylül’lüne denk gelir. Temmuz ise Miladi takvimin yedinci ayıdır. Evvel temmuz denilen tarih, Fransız devriminin kuruluş tarihidir. Yani 14 Temmuz 1789 tarihinde Faransız devriminin başlangıç tarihidir. Fransızlar bu günü Ulusal bayram olarak kutlarlar. Bu...