ÜST REKLAM

logo

reklam

SAMANDAĞ VE BÖLGE ARAP ALEVİLERİNE IŞIK TUTAN BİR TARİH; ŞEYH SALİH EL-ALİ VE FRANSIZLARA KARŞI DİRENİŞ ATEŞİ!

arap

Samandağ, Antakya ve genelde Türkiye Alevi toplumunun Fransızlarla mücadelesi kalın bir kitap olacak kadar detaylı bir çalışmadır. Bu konuda şu ana kadar bilimsel tarafsız bir çalışma da yapılmamış; gerçek tarihin üstü hep örtülmüştür.

Mustafa Kemal Paşa, 31 Ekim 1918’de geldiği Adana’da 11 gün kalmış, etrafın ve halkın durumunu inceleyerek kendine bağlı kumandalara emir vermiştir. Verilen emre göre denizden İskenderun’a çıkartma yapmak isteyen İngiliz ve Fransızlar’a ateşle karşı konulacaktır.

Tarihi açıdan bakılacak olursa, Adana’dan verilen bu ilk emir Türk Kurtuluş Savaşı’nın ilk emridir. Nitekim, 15 Mart 1923’te Adana’ya tekrar gelen Mustafa Kemal Paşa şöyle söyleyecekti;

“Bende bu vekayiin ilk hiss-i teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da vücut bulmuştur”

Peki neden Mustafa Kemal bu sözü özellikle Adana’da söylemiştir?

1918 yılında Fransızlar, Suriye kıyılarını işgal etmeye başladı. Samandağ, Antakya, Adana ve Mersin Arap Alevi halkının yakından tanıdığı bir isim olan Şeyh Salih El-Ali, Fransa’nın Alevi bölgelerini işgal etmesi üzerine ilk isyanı başlatmıştır.

Fransızlar gizli toplantılar yapan Şeyh Salih El-Ali için bir baskın yaptılar. Harekatın asıl amacı toplantıyı organize eden Şeyh Salih’in tutuklanmasıydı. Fransızlar, toplantının olduğu köye gelince Şeyh Salih adamları ile çatışmaya girdi. Şeyh Salih ve adamları bu çatışmadan zaferle ayrıldı. Bunun sonucunda Fransızlar 35 askerini kaybetti.

Bu ilk zaferden sonra silahlı direniş kararı kesin olarak alındı. Şeyh Salih, kendi hakimiyeti altındaki kuvvetleri genel komuta ve askeri rütbeleri ile, disiplinli yürürlüğe sokarak isyancıları organize etmeye başladı. Bununla kalınmayıp direnişin büyük olması için Halep bölgesinden Kürt İbrahim Hananu ile anlaşıldı. Anlaşmaya göre Halep’te bu isyana katılacaktı. Daha sonra Dürzi bölgelerin İsyana katılması için dürzi Lider Sultan Paşa Al-Atraş ile uzlaşı yapılıp isyana dahil edildi.

O dönem(1918 yılı) Adana’nın saygın Alevi din adamlarından rahmetli Şeyh Halil Hasan Ramadan’ın bir diğer değerli din Adamı Şeyh Ahmet Ali Bedir’e anlattığına göre, Şeyh Salih El-Ali, direnişin başladığı günlerde yaveriyle gizlice Adana’ya gelerek Şeyh Halil Ramadan’ın evinde akşamladıktan sonra Mustafa Kemal ile görüşmüştür.

Mustafa Kemal Paşa’nın 31 Ekim 1918 günü, Adana’da devralmış olduğu Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığının ömrü, 10 Kasım 1918 gününe kadar, 11 gün sürmüştür. Bu kısa dönem, Mustafa Kemal Paşa ile Harbiye Nazırı, Erkânı Harbiye Reisliği (Genel Kurmay Başkanı) ve Sadrazam arasında, şifreli telgraf düellosuyla geçmiştir.

1918 yılında daha Anadolu’da ulusal bağımsızlık savaşı başlamadan Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin siyasi ve ruhani lideri Mahatma Gandhi, Şeyh Salih El Ali’ye bir mektup gönderir. Şeyh Salih el Ali’nin direnişinden etkilenen Gandhi mektubunda şöyle der; ”Aç gözlü Batı, bütün Doğu’yu yutmak için ağzını açmış durumda, Ben Uzakdoğu’da, sen ise Ortadoğu’da olsak da lütfen elini uzat, aç gözlü batının azgınlığını dizginlemek adına sana biat edeyim”

Ayrıca o dönem Mustafa Kemal’de Şeyh Salih El-Ali ile mektuplaşır. Mustafa Kemal ile Mahatma Gandhi’nin yazışmaları daha sonra Alevi şairlerin şiirlerine konu olacaktır. Şeyh Salih El-Ali’nin yakın akrabalarından olan Şeyh Kamil El-Hatib bu konuya bir kasidesinde şöyle değinir; ”Türk lider mektuplarla ,seslendi direnişe ,

Nasıl ki seslenirse, Sabâ yeli güllere,

Allenby direnişi, oyalamak isterken,

Güzel bir yazı geldi, Hintli lider Gandhi’den.”

(Allenby: Fransız general)

1918 yılında Şeyh Salih el-Ali’nin Alevi dağlarındaki Fransızlara karşı ilk isyanı başlatması sonucu bu direniş dalga dalga her yana yayılmış emsal teşkil etmiştir.

O dönem Mersin Arapları ”El-Arabiyyetü’l Cemiyyetü’l İslâmiyetü’l-Hayriyyetü’l Şiîye” adlı derneği kurarken Adana Arapları da ”İntibah-ı Milliye(Milli uyanış)’ adı altında yönetım kurulu 12 kişiden oluşan dernek kurmuşlardır.

Sahada mücadeleleri ve yaptıkları ile tanınan Arap Alevilerinin bu dernekleri tarih kitabına geçmemiş sadece İstanbul’da kurulan tabela derneği olan ”Kilikyalılar Cemiyeti” tarih kitaplarına geçmiştir..

20 Ekim 1921’de Pozantı’nin il merkezi ilan edilmesi ile Ankara antlaşması Fransızlarla imzalanmıştır. Pozantı’nın o dönem Belediye Reisi ve Ankara anlaşması delegelerinden Arap Alevi Mehmet Fuat Dıblan’dır. Dıblan aynı zamanda delegelerin güvenlice Pozantı’ya naklini sağlamıştır.

Ankara antlaşması TBMM için siyasi bir zaferdir. Antlaşma ile ilk kez bir İtilaf Devleti yeni Türk devletini ve Misak-ı Milli’yi tanımış oldu.

Fransa Misak-ı Milliyi tanıyan ilk İtilaf Devleti oldu.

Fransa ile savaş sona erdiğinden Güney Cephesi’nde güvenlik sağlandı. Bölgedeki birlikler Batı Cephesi’ne sevk edildi.

Böylelikle savaşın kaderi belli olmuş sadece batı’da Yunanlılar ile yapılan savaşlar kalmıştır..

Bu konuda Suriye’de yazılmış tarih kitapları, yabancı yazarların notları, dönemin anı defterleri incelenirse durum ortaya çıkacaktır. Henüz Türkiye’de böyle ciddi bir çalışma yapılmamıştır.

 

Share
1212 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?