ÜST REKLAM

logo

reklam

“SAMANDAĞ İÇİN HEP BERABER ÇALIŞACAĞIZ”

Samandağ Belediye Başkanı Av. Refik Eryılmaz, Eylül ayı Olağan Meclis Toplantısı öncesinde gündeme dair konuşma gerçekleştirdi. Yaptığı konuşmada Başkan Eryılmaz, göreve başladıkları 5 aylık süre zarfında yapılan çalışmalar, kat edilen mesafe ve belediyenin mevcut durumu ile ilgili bilgi verdi.  

Başkan Eryılmaz yaptığı konuşmada; “Göreve başladığımız 5 aylık süre zarfında neler yaptık, nasıl bir mesafe kat ettik ve belediyenin şu anki durumu ile ilgili bir bilgilendirme yapmak istiyorum. Daha önce de belirttiğimiz gibi biz bu belediyeyi 70 milyon borç, 17 bin TL ile teslim aldık. Araçlarımızın hepsinin sigortası bitmiş, muayeneleri birmiş ve araçlarımızın çok önemli bir bölümünün lastiklerinin ömrü tamamlanmıştı. Bunların hepsini yaptık. Bu 5 aylık süre zarfında mazot dahil olmak üzere belediyenin bütün ihtiyaçları için belediyeye ne alınmışsa hepsinin parası ödenmiştir.  70 milyon borçlu bir belediyeye iller bankasından gelen para ancak belediye personelinin giderlerini karşılamaktadır. Onun dışında gerek mazot ihtiyacının, gerek diğer ihtiyaçların karşılanmasındaki masrafları biz kendimiz karşılamak zorunda kaldık. Bugüne kadar bir tek ihaleye katılmadık. Sadece bizim yetişemediğimiz parke onarımı ve parke dizimi noktasında 1 doğrudan alım gerçekleştirdik. Yani kendi imkânlarımızla yapmaya çalıştık. Belediyenin kendi aracıyla, belediyenin personeliyle bu hizmetlerimizi yürütmeye çalıştık. Biz görevi teslim aldığımızda ilçemizde kaldırımlarda ve yollarda nasıl bir tahribatın olduğuna hepimiz tanık olduk. Bunları gidermeye çalışıyoruz. Araçlarımızın tamamı 42 mahallemizde sabah saat 8.30’dan akşam saat 5’e kadar mesai yapmıştır. Bugüne kadar hiçbir zaman bizim paramız yok, mazotumuz yok demedik. Adil bir şekilde ve ihtiyaçların aciliyet durumuna göre araçlarımız ve personelimiz Samandağ halkına hizmet etmeye çalıştılar. Aslında Samandağ Belediyesinin bu son 5 aylık sürecine baktığımız zaman, Samandağ Belediyesi’nin Türkiye’de örnek bir belediye olarak takdir edilmesi gerekiyor. Gelen para personelin maaşını karşılamıyor, 70 milyon borçluk bir ilçe ve biz bu süreçte 9 milyon lira tasarruf yaptık. Bir önceki yönetimin 5 milyona yakın borcunu ödedik. Belediyenin kasasında biraz para biriktirdik ve aldığımız bütün hizmetlerin parasını peşin ödedik. Göreve ilk geldiğimde dedim ki; makam aracını kullanmayacağım, kendi aracımı kullanacağım ve mazot paramı da kendim ödeyeceğim. Birileri dedi ki, başkan kendi arabasını kullanır ama mazotu bir şekilde ayarlamıştır diye söyleyenler oldu. Ama arabama koyduğum mazotun parasını kredi kartımla ödüyorum. Bu sembolik bir şeydir. Bizim Samandağ gibi bir yerde, bazen radikal kararlar alıyoruz. Bazen yanımızda duracak bir elemana ihtiyacımız var ama belediyenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan kaynaklı güvenlik elemanımız yok, yanımızda korumamız yok, kendi arabamızı kullanıyoruz, başkan yardımcısı arkadaşlarımızın araçları yok, korumaları yok, şoförü yok ve dolayısıyla biz tasarrufa bizden başlayacağız dedik ve önemli bir mesafe kat ettik. Bunu halkımıza örnek olsun diye gerçekleştirdik. Bu konuda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Bugün Türkiye’nin birçok yerinde AKP’li belediyelerin maaşları bile ödemekte zorluk çektikleri bir süreçte, Büyükşehir’in araçlarına mazot koymakta zorlandığı bir süreçte, 70 trilyon borçlu bir belediyede tasarruf yapmak, hizmetlerin tamamını peşin ödemek, 9 trilyon tasarruf yapmak, bir önceki yönetimin 5 milyon borcunu ödemek her babayiğidin harcı değil. İşte bizim yönetim ile önceki yönetim arasındaki fark bu.

Tasarrufu nasıl mı yapıyoruz. Sadece bir örnek vereceğim. Sadece 2017 ve 2018 yıllarında bir önceki yönetim tarafından 555 bin lira ile hırdavat malzemesi alınmış. Kürek, kazma, el arabası gibi malzemeler alınmış. Ben geldiğim zaman arkadaşlara sordum, Park ve Bahçeler Müdürlüğümüzde çalışan arkadaşlarımızın, Fen İşleri Müdürlüğümüzde çalışan arkadaşlarımızın ihtiyaçları var, bizim envanterimizde hırdavat olarak ne var diye. Dediler ki 1 el arabası ve 1 kürek var. Yapılan masraf 555 bin TL. Biz bu 5 aylık süre içerisinde ise arkadaşları çağırdık, ne ihtiyacınız varsa alın dedik. 5 ayda yaptığımız masraf 10 bin TL. bir önceki yönetimle şu anki yönetim arasındaki fark bu.

“Açıkça Meydan Okuyorum”

Hani birileri diyor ya “gelen gideni aratır” diye. Hayır, öyle bir şey yok, daha işin başındayız ve anlatacağımız çok şey var. Biz bu halka hizmet etmek için geldik. Birileri bazen yazıyor çiziyor, ben buradan net söylüyorum; benimle alakalı kimin elinde ne belge, bilgi, protokol, senet varsa hodri meydan ortaya çıkarsın. Bu anlamda açık meydan okuyorum, kimin elinde protokol, sözleşme, senet veya başka menfaat sağlayacak bir şey varsa çıksın açıklasın ben bunun hesabını halka vermeye açığım. Öyle bir şey asla olmadı, öyle bir şey yok. Bugüne kadar bazı şeyleri duymazlıktan geldik, Samandağ’ın ciddi sorunları var, hepimiz, bütün meclis üyesi arkadaşlarımızla beraber çok önemli çok zor bir görev üstlendik. Biz bu sorunları çözmeye odaklanırken birileri bizi baltalamaya çalışıyor, bizim çalışmalarımız sekteye uğratmaya çalışıyor, bizim enerjimizi almaya çalışıyor. Buna kimsenin hakkı yok.

 “Halkımızı Çalışmaları Sahiplenmeye Davet Ediyorum”

Samandağ gerçekten yaşam kalitesi açısından, kentleşme açısından çok geri kalmış ve neyi düzeltebiliriz diye gece gündüz bir mücadele içindeyiz. Zor, yıpratıcı bir görev,  dolayısıyla herkesin yardımcı olması gerekiyor.  Şu anda bizim kavga edeceğimiz bir dönem değil. Bize de kimse yardım eli uzatmıyor. Kim ne yapıyor ile ilgili anlatıp sizi sıkmak istemiyorum ama bilin ki biz kendimiz kendi ayaklarımız üstünde durmaya çalışıyoruz, kendi yağımızla kavrulmaya çalışıyoruz. Kimse bize elini uzatmıyor. Biz de birbirimize düşersek, birbirimizi çekiştirirsek biz sadece bu memlekete haksızlık etmiş oluruz. Bizim verilmeyecek bir hesabımız yok.  Dolayısıyla ben halkımızdan bu çalışmaları sahiplenmeye davet ediyorum.

Samandağ gibi bir yerde 4 yıldır, 2 tane kanal var. Pislikten geçilmiyor, sivrisinek üreme alanı haline gelmiş, görüntü kirliliği aldı başını gidiyor, hiç kimsenin aklına gelip de Devlet Su İşlerine gidip bir baskı yapalım, şu kanalları temizleyelim dememiş. Sadece bu konuyu Vali Beyle 3 kere görüştüm, Devlet Su İşleri Müdürünün yanına da 4 defa gittim. Zar zor bir tane sallama kepçe aldık, dün beni arayıp geri çekeceklerini söylediler, Vali Beyle görüştüm, yapmayın dedim, kanallarımızı bitirmek istiyoruz, orada projelerimiz var dedim. Denizle ilgili söylediğimiz projeleri tek tek hayata geçiriyoruz. Bugün ilk kepçeyi vurduk. Deniz bandındaki,  50 metrelik sahil bandında rekreasyon alanıyla ilgili çalışmalarımıza başladık. İlk kepçeyi bugün vurduk. Önümüzdeki yaza doğru burası bitmiş olacak. Biz kendi imkanlarımızla yapacağız bunu, parsel satmadık, bir önceki yönetim yüzlerce parsel satmış bu memlekette, onlarca bankadan krediler kullanılmış, iller bankasından kredi kullanılmış, bazı krediler Samandağ’ı 10 yıllığına rehin almış durumda. Biz bu koşularda hizmet mücadelesi veriyoruz. Parsel satmadık, kredi kullanmadık, 70 milyon borçluyuz, gelen para maaşlara yetmiyor ve biz Samandağ’ın kronikleşen, 50 yıldır çözülmeyen sorunlarına çözüm üretmeye çalışıyoruz. Onun için halkımızın bu çalışmaları sahiplenmesi ve takdir etmesi gerekiyor.  Birlikte başaracağız, başka çaresi yok.

“Bir Önceki Yönetimin İşlemlerinin İncelemeleri Sürüyor”

Bir önceki yönetimde ne olmuş diye arkadaşlarla baktık. Seçim öncesindeki 6 ayla ilgili bir bilanço çıkardık. Seçim öncesinde bir önceki yönetim tarafından son 6 ayda yapılan harcama 37 milyon 843 bin 499 TL, bizim dönemde 5 aylık süre zarfında personel giderleri dahil tüm yaptığımız harcamalar 13 milyon 442 bin 492 TL. yani bizim 3 katımız kadar harcama yapılmış ve biz geldiğimizde çok ciddi eksiklikler vardı, çok ciddi sıkıntılar vardı. Sadece 2 tane işçinin emeklilik ikramiyesi için 450 bin TL para ödenmiş. Bu paranın tamamını ödedik ve o para da bu harcamalarımızın içinde. Yani bir önceki yönetim ile şu andaki yönetim arasındaki farkı ortaya koyma adına bu rakamları veriyoruz.

Şeffaf yönetim dedik ve Samandağ halkına  dedik ki biz 5 yıl sonra bu görevi bırakıp gideceğimiz zaman bizden sonra gelen yönetim bizi de araştırsın, bunun önünü açalım. Kamuoyunda şaibeler ve suçlamalar havada uçuşuyor. Bunlara gerek yok. Müfettişler gelir kayıtları alırlar, incelerler ve neyse ortaya koyarlar. Hesap verilmesi gerekirse o yönetim hesabını verir.

Kamuoyunun baskısı üzerine dediler ki bir takım şaibeler,  suçlamalar var. Bir önceki yönetimin işlemlerin incelenmesini istiyoruz dediler ve bu konuda ciddi bir kamuoyu baskısı oluştu. Biz de bu konuda uzman, denetçi uzman arkadaşlarımızı çağırdık, kendilerine böyle bir hizmet almak istediğimizi söyledik, onlar da kabul ederek bu 5 aylık süre içerisinde yaptıkları incelemelerin sonuçlarını rapor olarak sundular. İncelemeler devam ediyor. 2017 ve 2018 yılarında 2 tane şirketle ilgili yapılan incelemelerde KDV ile birlikte yaklaşık 3 buçuk trilyon fazla ödeme yaptığını tespit etmişler. Bunlar bilirkişinin tespiti ve belgeli olarak ortaya koyuluyor. Buna ilişkin incelemelerimiz devam ediyor. Diğer şirketlerle, diğer yapılan ödemelerle ve doğrudan alımla ilgili incelemelerimiz devam ediyor. Biz bilirkişi raporunun gereğini hukuken ne yapılması gerekiyorsa biz onu yapacağız. Çünkü bu, bu ilçede yaşayan yediden yetmişe bütün vatandaşlarımızın hakkıdır.   Bunu sorgulamak, bunu araştırmak bizim görevimiz. Halkımız bize bu görevi verdi, biz de bunu en iyi şekilde, layıkıyla yerine getirmeye çalışıyoruz.

Öç alma duygusuyla değil. Birilerini karalama, birilerini kamuoyu önünde mağdur etme, zor durumda bırakma anlamında değil, kanuna, hukuka ve tekniğe uygun bir şekilde araştırma yapılmasını istiyoruz dedik ve bu araştırmaların uzamasının sebebi de bu. İncelemeler devam ediyor. İncelemelerimizi bitirdikten sonra da raporları ayrıntılı olarak açıklayacağız. Seçildiğimiz günden bugüne bilinçli, kasıtlı bir saldırı altındayız ve işin garip tarafı bu arkadaşlarımızın memleket kaygısı yok. Bunların amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Gerçekten bu memleketi seven, bu memleketin sorunlarına çözüm üretme noktasında katkı sunmak isteyen arkadaşlarımız varsa gelirler otururuz, konuşuruz.

Bu memleketin en büyük sorunu işsizlik, her gün yanıma 50 – 60 kişi geliyor, iş talep ediyor. Bunlar bizim insanlarımız, yadırgamıyorum ama bu memleketin bir sorunu. İlçe belediyesi olarak benim bu memleketin işsizliğine çözüm üretme gibi bir gücüm yok. Belediyeye 20 – 30 kişiyi alırım tamam da burada binlerce kişiyi istihdam edemem.  Zaten belediyede 350 tane işçi var, gelen para maaşlara yetmiyor. Yardımcı olmak istiyoruz, biraz zaman tanıyın, yardımcı olun, destek verin, el uzatın, istihdam yaratalım, proje üretelim, orada istihdam edelim.  Ama görüyorum ki bazı arkadaşların derdi başka.

“Hakaret ve İftiralar Prim Vermeyecek Hukuki İşlem Başlatacağız”

Bugüne kadar bir takım iftiralara maruz kaldık, bir takım hakaretlere maruz kaldık, hep alttan aldık, sessiz kaldık, polemik yaratmayalım, kavga etmeyelim dedik ve bu noktaya geldik. Ben burada ilan ediyorum, eleştiri yapılabilir saygı duyuyorum ama hakaret ve iftira niteliğinde yapılacak bütün açıklamalara bu saatten itibaren aynı tonda cevap verilecek ve hukuki süreç kesinlikle sonuna kadar başlatılacak ve devam ettirilecektir.

Bu ilçenin halkının seçtiği bir belediye başkanını şamar oğlana çevirmeye kimsenin hakkı yoktur. Ben bu halkı temsil ediyorum. 5 yıla kadar bu halkı temsil etme hakkını halkımız bize verdi. 5 yıl sonra halkımız takdir eder başka bir arkadaşı yerimize getirir ona da saygı duyarız ama bu halk bu yetkiyi bize 5 yıllığına verdi. Bu belediye başkanına hakaret etmek, bu belediye başkanına iftira atmak, bu belediye başkanını aşağılamaya çalışmanın bu memlekete bir katkısı olmaz. Dışarıdan birileri geliyor, iftira, karalama ve olmayan şeyleri ortaya koymayla birileri belediye başkanını paspas etmeye çalışıyor. Böyle bir anlayış olamaz. Bu anlayışa prim verilmesi bu toplumdaki kültürel yozlaşmayı beraberinde getirir. Çocuklarımıza bırakacağımız miras bu değil. Ben burada bu memleket için bir şeyler yapmaya çalışırken birilerinin gelip burada ahkam kesip bizi sabote etmeye hakkı yoktur.

Biz çocuklarımızı doğru düzgün göremiyoruz. Bu halka bir şeyler yapma adına, bu işin altında kalmama adına, bu memlekette yıllardır çözülemeyen sorunlara çözüm üretme adına bütün benliğimizle işe koyulmuşuz. Birileri ha bire kendi dünyasından atıp tutuyor. Bu doğru değil. Ben bu tür şeylere bu halk için bizim çocuklarımız için prim vermeyeceğim” ifadelerine yer verdi.

Haber- Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı

Share
154 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?