ÜST REKLAM

logo

reklam
23 Şubat 2017

SAMANDAĞ EĞİTİM-SEN’DE TARTIŞMALAR YENİ BİR BOYUT KAZANDI

 

Samandağ Eğitim-Sen Yönetim Kurulu, sendikada yaşanan sancılı süreç ile ilgili basın açıklaması düzenleyerek tartışmalara farklı bir boyut kazandırdılar.

Konu ile ilgili yönetim kurulu adına basın açıklamasını Sarap Aldıç Sakallı okurken, Sakallı, açıklamada şu ifadelere yer verdi; ”BASINA VE KAMUOYUNA

Samandağ Eğitim Sen Yönetim Kurulu olarak, basına ve sosyal medyaya yansıyan yanlış bilgilerin önüne geçebilmek, görüştüğümüz ve karşılaştığımız bir çok arkadaşımızın “Sendikada neler oluyor, duyduğumuz ve basına yansıyan olayların iç yüzü nedir?” gibi sorularını cevaplandırabilecek bir süreci objektif bir şekilde ifade etmek istiyoruz.

Sendika seçim sürecini kısaca özetlersek;

1-)Sendika seçimleri ile yakından ilgilenen ve sendikaya emek veren ve ortak liste oluşumu için büyük çaba harcayan Eğitim Sen üyelerimiz, dönemin Sendika yöneticileri ile istişarede bulundular. Ancak, bu arkadaşların genel merkezle ilgili kırmızıçizgileri olduğunu, ortak olarak belirlenecek tek listeyi kabul etmeyeceklerini, kendi anlayışları ile kimsenin anlaşamayacağını ifade ettiler. Bu görüşmeler devam etti ancak şimdi mutabakattan bahsedenler seçim öncesi atılan tüm adımların önü yine aynı arkadaşlar tarafından sürekli tıkanmıştır.

Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca’nın seçim sonrası kamuoyuyla paylaşılan açık telefon görüşmesini istedikleri gibi anlayarak ve istedikleri gibi yorumlayarak yine bir kez daha mağdur edebiyatıyla yine üyelerini yanıltmaya çalışmaktadırlar. Oysaki Genel Başkanı’mızın kadro sorunun olduğu yerlerde, mutabakat sağlanması halinde, yani farklı listelerin olmadığı, doğal olarak itirazın olmayacağı göz önünde bulundurularak üç dönem kuralının göz ardı edilebileceğini ifade etmiştir. Aksi halde, kadro sorunu yaşanmayan yerlerde, birden fazla listenin yarıştığı canlı olan sendikalarda,mutabakat olmayan yerde doğal olarak itiraz olabileceğini ve tüzüğün işletilebileceğini çok kez tekrar etmişlerdir. Altı yıldır yerine bir yönetici koyamayacak kadar beceriksiz bir yönetim, üç, dört  hatta beş dönem kuralı olsun (BAŞKANLIK) istiyorlar…

Seçimden bir gün önce, o ağızlarından hiç düşürmedikleri üye iradesini SMS ile “üç dönem yasağı kaldırılmıştır” ( ki tüzük ancak kurultaylarda değişir bildikleri halde) diyerek üye iradesini yanlış yönlendirmeye, süreci fırsata dönüştürmeye çalışmışlardır . Bu,  sahte belgelerle belediye başkanı veya milletvekili olanın aldığı çoğunluk oya irade böyle tecelli etti demesinden farksız değildir.

2-)Sendika seçimlerinde , tek listede uzlaşılamaması üzerine , demokratik hakkımızı kullanarak  ayrı bir liste ile(Sarap ALDIÇ SAKALLI, Fidan ÖZGÜN, Şenol YAZAR, Gökmen BERRAK ve Arkadaş KARATAŞ)seçimlere aday olduk. Adaylık sürecinde okullarımıza ziyaretler de bulunarak, sadece sendika yönetiminin değil , tüm eğitimcilerimizin söz sahibi olabileceği daha hak alıcı ve şeffaf bir sendika yönetimi için destek çağrısında bulunduk.”

”TALİHSİZLİK DİYE YORUMLUYORUZ”

Eğitim Sen Samandağ Şube Yönetim Kurulu adına Sakallı açıklamasını şöyle sürdürdü; ”3-)19 Ocak Perşembe günü kongre yapılması amacıyla divan oluşturularak, tutanaklar düzenlendi. Geleneksel konuşmalar yapıldı.

Listemizi temsilen ve ilk defa aday olan Sarap Aldıç SAKALLI’nın yaptığı konuşmayı aynen yayınlıyoruz;  “Merhaba dostlar, öncelikle bu konuşmanın bir seçim propagandası olmadığını belirtmem lazım. Zaten hepimiz de klişe sendika söylemlerini duymaktan bıkmış durumdayız. Yönetim Kurulumuzun oluşum aşamasını ve neden tek liste çıkamadığımız da anlatmayacağım. Çünkü hepimiz seçim çalışması sürecinde dilimizden düşürmedik, biliyoruz. Sadece her yerde kullandığımız ve samimi olarak söylediğimiz şu sözleri tekrar etmek istiyorum. EğitimSen örgütlü kalabilen ve gerektiğinde eylem koyabilen tek mesleki kuruluş olarak kalmıştır. Bu sendika hepimizin. Hepimiz , eğitim emekçileri olarak  sendikamıza sahip çıkmalıyız. Şu yaşadığımız zaman ayrışma , kopma zamanı değil , bir araya gelip güçlenme zamanıdır.

Dostlar, gittiğimiz her okulda çok güzel ve çok özel karşılandık.Arkadaşlarımızın bizi karşılama da gösterdiği yakınlık üyelerimizin sendikaya karşı umutlu ve güven duygusu içinde olduklarını  gördük.Öğretmen arkadaşlarımızla hoş sohbetlerimiz oldu, görüş alışverişinde bulunduk ,pırıl pırıl gençlerin olduğunu da gördük. Eminim ki her okulda, sendika da çalışacak,  proje üretebilecek ve gerektiğinde eylem koyabilecekbir çok arkadaşımız çıkacaktır.

Sevgili dostlar ,açığa alınmalardan sonra eylemlerden suç üretme çabaları devam etmektedir. Hatay’da 18 Ocak’ta maalesef üye ve yöneticilerden oluşan 36 (otuzaltı) kişi gözaltına alınmıştır.Gözaltılar, tutuklamalar ne zamana kadar devam edecek bilmiyoruz.Ancak şunu biliyoruz ki alışmayacak ve bu hukuksuzluğu kabul etmeyeceğiz.Son olarak müfredat değişikliği ile toplum mühendisliğine devam ediliyor, 53 derste değişiklik yapılan ve taslak halinde bulunan müfredatın , tıpkı  4+4+4 gibi oldu bittiye getirileceğini düşünüyoruz.Türkiye genelinde bütün bu sorunlar yaşanırken Samandağ ‘da hala grup refleksi içerinde davrananlar olduğunu görüyoruz, belki de  bu nedenlerle bir araya gelemiyoruz..Eğitim-Senin kuruluş amacı eğitim emekçilerinin sendikal haklarını korumaktır. Sendikaya üye kabulu yapılırken kişinin milliyetine  ve dini inançlarına bakılmaz , bunlar üzerinden siyaset yapılmaz , ayrıca Eğitim-Sen siyasi bir parti değildir.Herkesin siyasi görüşü vardır, ancak bizim ortak paydamız sendikamızdır.Sendikamıza  sahip çıkmanın, omuz omuza olmanın tam zamanıdır.”şeklinde tamamlayarak , seçim sürecinde yaşadığımız bir –iki anıyı paylaşarak bitirmiştir.

Konuşmanın ardından söz hakkı alan ve her gittiği okulda üyenin yanında olduğunu dilinden düşürmeyen Cüneyt KAYIKÇI “Arkadaşlar , sendika anıların anlatılacağı yer değildir. “diyerek sözlerinin devamında “Siyasi birikimi olmayan, iki kelimeyi bir araya getiremeyen , apolitik, televole kültüründen gelen, yavan, basit , sosyalist bozuntuları, koltuk kavgası yapan müsamere çocukları vb.“ En önemlisi de  “ Tek listeyi savunmanın (mutabakat isteyenlerin) saçmalık olduğunu “ şeklinde ifadeler ile bu kişilerin (bizi kastederek) sendikada yerlerinin olmadığını dile getirdi. Biz eğitimciler olarak, duymaktan bile utanç duyduğumuz bu sözlerin yıllardır yöneticilik yapmış biri tarafından sarf edilmiş olmasını talihsizlik olarak görüyoruz. Sendikada farklılıklara tahammülsüzlüklerini, tek rengi, tek adamlılığı neden ısrarca savunduklarını  bu yaklaşımlarıyla ortaya koymuşlardır.

Bütün bu ayrıştırıcı ve dışlayıcı konuşmalara rağmen , seçim günü seviyeli duruşumuzu bozmayarak , hiçbir öğretmenin kararını ve iradesini etkileyecek bir tutum sergilemedik.

4-Sürekli olarak dile getirilen “Eğitim Sen tüzüğü ve arkadaşların mağdur olduklarını içeren “ ifadeler ile ilgili olarak ; Eğitim Sen tüzüğünde ;MADDE 59- “Her kademedeki yöneticiler aynı organa üst üste iki dönemden ( Olağan Genel Kurul ) fazla seçilemezler.

Söz konusu yönetim, tüzüğün 59.maddesinde yer alan iki dönem kuralını bilmelerine rağmen, maddeyi  ihlal ederek aday olmuşlardır. Bu tüzük ihlaline karşı elbette ki itirazımız oldu ve tüzükte yer alan 59.madde ile ilgili itiraz dilekçemizi seçimden önce Divana ve seçim sonrası Hatay  Eğitim Sen Şubesine sunmamıza rağmen, başvurularımızın bilerek gönderilmediğini gördük. Bunun üzerine itiraz dilekçelerimizi resmi olarak mail üzerinden Eğitim Sen Genel Merkezine ulaştırdık .

MADDE 62- “Yürütme, denetleme, disiplin kurulu ve tüm delegeliklerde ayrı ayrı en az %40 oranında kadın kotası uygulanır.”Seçimin bitiminden sonra , yönetim kurulunda yeterli  oranda kadın üye seçilemeyince , 62.madde gereğince itirazda bulunarak , dilekçemizi ilgili makamlara sunduk.Dilekçe tutanaklara geçirildi. Bu itirazımız da yine gönderilmemiştir. Hatta son öğrendiğimiz kadarıyla giden evrak defterinde gönderilmiş görünen yazılar maalesef Genel Merkeze gönderilmemiştir.

Biz, bir önceki yönetimin, tüzüğü hiçe sayarak yapmış olduğu uygulamalara karşı yaptığımız itirazlarımızı, yasal ve hukuk çerçevesinde onurlu bir duruş olarak görüyoruz. Çünkü aldığımız oy bizim için de bir iradedir. Aldığımız oyun gereği neyi emrediyorsa onu yapmakla mükellefiz. Aldığımız oyun iradesini yanıltmak asla bizim işimiz değildir.

5-Son olarak , üzüntüyle takip ettiğimiz çok bilmiş bazı troller, kalemşörler sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar , edep ve adaba aykırı , yazılarını kişiselleştirilmiş ve utanç verici olarak değerlendirmekteyiz. Her yazdıklarına cevap bekleyen bu güruhlar toplum karşısında itibarlarını beş para ettiklerini kendileri de görmektedirler.

Gerek yönetici düzeyinde, gerek kalemşörler düzeyinde, bu yazılanlar  Eğitim-Sen’in itibarını zedelemekle birlikte, sendikaya olan  güven duygusunu da azaltmaktadır. Onlara buradan seslenmek istiyoruz. Özellikle Genel Merkez ile ilgili, işinize gelince kapısını aşındırırsınız, işinize gelmeyince yerden yere vurursunuz. Etrafınızdaki kışkırtıcıların gözünde kahraman değil sadece zavallı konuma düştüğünüzü bilmenizi isteriz.  Sendika içinde Kayyumdan bahsederek siyasi sisteme benzemenizden, bu kadar kin ve nefrete bürünmenizden  inanın sadece üzüntü duymaktayız.

Gücünü, tarihinden, ödediği bedellerden alan bir sendikanın hiçbir üyesi sırtını iddia ettiğiniz gibi ne yerele ne genele değil, gücünü tarihsel sınıf sendikacılığından, üyesinden, örgütlülüğünden ve sokaktan alır. Aksini yapanlar ve iddia edenler sadece sendikayı iç çekişmelere, içe dönük kavgalara götürürler.

Biz bu yola çıkarken ne makam, ne koltuk düşündük. Tek sevdamız   sendikamızın üyesine, toplumuna ışık olmak, yol gösterici olmaktır. Mücadelemizin hedefi,  tüm eğitim emekçilerini kapsayacak , tüm fikirlere açık olacak ve üyesi olmaktan onur duyacak bir sendikayı yaratmaktır.” ifadelerini kullandılar.

Haber-foto:Ali doğru

 

Share
575 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?