Samandağ Eğitim Sen Kadınlar Günü Etkinliklerini Konserle Sonlandırdı BAYRAKOĞLU’NUN SESİ SAMANDAĞ’DA YANKILANDI « Samandağ Ayna Haber

Kardeşim 1 tane 5 tane eklesen neyse sitenin anasını sikmeyin bu kadar aç gözlü olmayın 5 tane koy 4 tane koy kaldıran namerttir.

Şişlide Gece Hayatı

SON DAKİKA

Samandağ Eğitim Sen Kadınlar Günü Etkinliklerini Konserle Sonlandırdı BAYRAKOĞLU’NUN SESİ SAMANDAĞ’DA YANKILANDI

Bu haber 30 Mart 2022 - 10:05 'de eklendi ve 141 kez görüntülendi.

Samandağ Eğitim Sen Şube Yönetim Kurulu ve Üyeleri, geçtiğimiz hafta sonu cumartesi günü Erdal Bayrakoğlu’nu ağırladı. Samandağ Eğitim Sen Şubesi “8 Mart’ı Yaratan Emektir” şiarıyla Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla hazırladıkları anma programı çerçevesinde son etkiniklerini Erdal Bayrakoğlu konseriyle gerçekleştirdi.

Samandağ Yeni Çarşı Belediye Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğin günün anlam ve önemini Samandağ Eğitim Sen şubesi Yönetimi adına Nazire Temimi yaptı.

Temimi yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Sevgili dostlar, değerli basın emekçileri; “8 Mart’ı Yaratan Emektir” şiarıyla 8 martı yaratanlara selam yollayarak devam ediyoruz. Etkinliğimize hepiniz hoş geldiniz. 8 Mart dünyada kadınların yüz yıllardır süren direnişidir, isyanıdır, mücadelesidir. Kolay olmuyor elbet mücadele, olmayacakta. Fakat bizler biliyoruz ki değişimde kazanımda mücadeleyle oluyor ancak. Grev, direniş ya da devrim, emekçi kadınların yerini almadığı hiçbir kavga gerçek bir zaferle sonuçlanamaz ve kalıcı olmaz. Bu nedenle ne kadar tekrarlansa yeridir. Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulamaz. Bizlerden ve sizlerden selam olsun yolumuzu aydınlatan kadınlarımıza, selam olsun 8 Mart’ı yaratanlara, selam olsun dostlarımıza. Yaşasın birliğimiz ve dayanışmamız, yaşasın 8 Mart, yaşasın emekli mücadelemiz.” Dedi.

“Gelecek Bizim, Mücadelemizi Her Geçen Gün Büyüte Büyüte İlerleyeceğiz”

Temimi’nin ardından konuşan Samandağ Eğitim Sen Şube Yönetim Kurulu başkanı Cüneyt Kayıkçı; “Samandağ Eğitim Sen Şubesi adına hepiniz hoş geldiniz diyorum. Pandemi ve koşulları anlatmayacağım, uzun zamandır etkinlik yapmıyoruz… Etkinlik yapsak ta aslında bir sıkıtı var. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum. Bizim yaşadığımız ülkede bir asıl olanlar var birde ötekiler var. Şimdi biz Erdal hocamızı çağırdık ama Erdal hoca gibi tiyatrocu olsun, şair olsun, yazar olsun, sanatçı olsun bizim hep ötekilere meylimiz var, hep ötekilerle iş yapıyoruz. Şimdi, benim sizden ricam şu çok şey anlatılabilir. Dünya ve Türkiye tahlili yapabiliriz, var olanı baskıları anlatabiliriz. Bütün bunları anlattıktan sonra, sevgili Erdal’ın başına gelen bizim de başımıza gelebilir, zaten ara sıra geliyor. Şimdi sevgili Erdal ötekilerin cereyanından bu ülkedeki baskıları, bu ülkedeki var olan haksızlıkları, adaletsizlikleri, açlıkları hepimiz bir bir yaşıyoruz zaten. Bütün bunlardan söz ettik diye ötekilere yapılanlar gibi onun hakkında bir soruşturma açıldı. Şimdi davası var ve sanırım adli kontrol şartıyla buraya gelebildi. Biz sevgili Erdal’ı yalnız bırakmayacağız. Biz sevgili Erdal’ın sesini biraz sonra bu salonlardan taşıp şu diğer ötekiler gibi nasıl hayatın içine sinmiş ise onların sesleri, onun da sesinin bu ülkenin kirini pasını sarsacağını düşünüyoruz.

Bizim sizden isteğimiz şu, bakın bir organizasyon yapmak, biz hani sistemin çok desteklediği, yozlaştırma politikaları içerisinde onlara müthiş destekler sunduğu sanatçıları buraya getiremiyoruz. Onlar zaten yapıyor, ne kadar büyük imkanlarla etkinlik yapıyorlar ki ve müthiş organizasyonlar. Bakıyorsunuz dünya televizyonları, bütün kanallar, müthiş ses sistemleri, acayip reklamlar. Bizim böyle bir imkanımız yok, biz sadece derdimizi paylaşacağız sizlerle. Erdal ve benzeri sanatçıları ve herhangi bir yazarı, şairi getirdiğimiz zaman basit bir organizasyon yapmak için bir iki kişinin ayaklarına kara sular iniyor artık arkadaşlar. Yakalamak lazım bir yerden, yani bu arkadaşlar size bir davetiye uzattığı zaman, sadece o davetiyeyi alıp ben size destek oluyorum dememek lazım. Şu salonları hıncahınç doldurmak lazım, bir yerden mesaj vermek lazım. Yani siz ne yaparsanız yapın bu ülkede, siz ne kadar çok baskı yaparsanız yapın, siz şu ötekileştirdiğiniz bütün sanatçıları, bütün kesimlerin üzerine ne kadar giderseniz gidin bu insanlar gözünüzün önünde bu hayatı yoktan var edecek, ilmek ilmek örecek, bütün güzellikleri bu ülkenin bütün sokaklarına hakim kalacak. Bütün bunları, bizim onların hepsinin gözünün içine içine sokmamız gerekiyor. Korkuyu yerle bir etmemiz lazım arkadaşlar.

Çok güçlüyüz, bizim tarihimiz çok güçlü. Bu kadar baskı yaptılar, Sabahattin Ali’yi unutturdular mı, Enver Gökçe’yi unuturdular mı, Nazım Hikmet’i unuturdular mı? Bir taraftan hepsini içeri tıktılar, türküleri demin burada bangır bangır ne güzel çalıyordu, yarında çalacak. Onun için sevgili dostlar, biz güçlüyüz, biz yan yana geldiğimiz zaman bu ülkeyi insanca geçindirme noktasında yumruğumuzu nereye vursak orayı yıkarız. Nereye basarsak orada iz bırakırız ve bizim talebimiz şu. Bütün korkularınıza rağmen gelecek bizim ve bu hayatı bu kalplerle bu direnişle insanca biçimde mücadelemizi her geçen gün büyüte büyüte daha ileriye gideceğiz. Şimdi ben fazla konuşmayayım, konuşacak çok şey var. Sizi sevgili Erdal’ın o güçlü sesiyle ve müzisyen dostlarımızla baş başa bırakalım. Ve güzel bir gün geçirelim, dilerim bir sonraki organizasyonda biraz daha çoğalarak geliriz. Umudumuzu daha da büyüterek bu tarafa adım atarız ve her geçen gün omuz omuza o güzel günlere beraber koşa koşa gideriz. Hepinizi saygıyla selamlıyoruz.” Dedi.

Samandağ Eğitim Sen Şube Yönetim Kurulu başkanı Cüneyt Kayıkçı’ nın açıklamasının ardından sahneyi Erdal Bayrakoğlu aldı.

Karadeniz’in hırçın dalgasının söylediği Türkçe, Arapça ve Lazca türküler Samandağ’da tsunami etkisi yaratırken, yoğun katılımın olduğu anma etkinliği horonlar, halaylar, türküler eşliğinde son buldu.

Haber- Foto: Aslı Sağaltıcı