ÜST REKLAM

logo

reklam

SAHTE YAŞAMIN GERÇEK HİKAYESİ


Dr. Şerif Kurtuluş
deneme13@hotmail.com

 

 

Dr. Şerif Kurtuluş

Yolda yürüyordu. Seslendim O’na, El salladım. Ya duymadı ya da duymamazlıktan geldi. Yoluna devam etti. Karadeniz’de batmak üzere olan birkaç gemisini nasıl kurtarırım edasıyla düşüncelere dalmış gibiydi. Asistan hekim eğitimim esnasında önemli bir yer edinmişti. Dünyada bin’e yakın kişide rapor edilmiş bir hastalığı teşhis etmiştim O’nda. Ertesi gün mesai arkadaşlarıma gururla anlatmıştım. Urfa merkezdeydik ve böylesine bir tesadüf ele geçmezdi. Yoğun trafik akışına rağmen karşıya geçtim. E…. diye seslendim. Durdu ve arkasına döndü. “Hocam siz miydiniz?” dedi. 19 yaşında renkli gözlü, beyaz tenli, uzun-dolgun ve dağınık sarı saçları, sportif vücuduyla, birincilikle süslenmiş eğitim hayatı ile örnek bir efendiliğe sahip delikanlı karşımdaydı.

“Siz gittiniz diye duydum” dedi. Aslında öyle olmadığını, ilçeye tayin çıktığını, memnun olduğumu, bazı şeylerin kısmet olduğunu anlatmaya çalışırken E….’nin çok ilgili olmadığını farkettim. Düşünce akışı ve konuşması yavaştı. Bazen titrediğini, ara ara daldığını farkettim. “İyi misin?” diye sordum. Ama iyi görünmüyor gibiydi. “Hadi bir yerlerde oturup bişeyler atıştıralım. İyi çay yapan yer varsa oraya gidelim.” dedim gönlü olmasa da beni kırmayacağını biliyordum.

Yürümeye başladık. Dönem ve okul birincisi olduğunu biliyordum. Ama okulu 2 yıldır bıraktığını söyledi. İş – güç yoktu. Ailesi bu duruma karşı gelmiyordu. Ara ara sohbeti bölen bir telefon araması oluyordu. Her seferinde sesize alıyordu. Genç olunca aşk trafiği olarak yorumladım. Gideceğimiz yere varmıştık. Ve Urfa olmasına karşın İtalya’da olmayacak bir lezzette pizza yapan bir kafede oturduk. Büyük boy söyledik. Beklerken önce çay geldi. Sonrasında patates cipsi. pizza gelene kadar yemek yememeğe kararlı gibiydi. “Hocam” diye başladı söze. “Şuan arkadaşlar sofrayı hazır etmiş beni bekliyorlar. Telefon o yüzden çalıp duruyor” dedi. Pizzanın tadına bakmasını sonrasında gidebileceğini söyledim. Aslında gitmek istediğini ama beni görmesiyle fikrini değiştirdiğini söyledi.

“Hocam sen dünyanın farkında değilsin!” dedi ve devam etti. “Ben uyuşturucu kullanıyorum. 3 aydır bırakmışım. Babama söz verdim çünkü… nefesim daralıyor. Nefesimin daralmasına dayanamıyorum artık. Arkadaşlar sofrayı hazırlamışlar. Mesela herkes farklı çekiyor. Aklınıza gelen her çeşit madde var o sofrada. Çok pahalı hocam. Bazıları evini, babasını çalıp geliyor. Ev var hocam. Orda toplanıyoruz. Kahkaha krizine giren mi! Bayılan mı! Sürünen mi! dersin hepsini yaşıyoruz. Ama ben para çalmadım. Bahçede ekiyorum. Erkeği var dişisi var. Mor veya yeşil renkte hocam. Ucuza geliyor yani. Gençlerin yarısı kullanıyor. Ben ne diyordum hocam…….”

Bana kimse bişey diyemez hocam. Ailede ve sülalede benden çekinirler. Biraz güçlüyümdür. Mesela insanların yaşadığı en büyük mutluluk benim için sıradan hocam. Doktor, öğretmen olmak bana böylesine bir mutluluk sunmaz. Bu mutluluk, güçlüyüm ben hocam. Arkadaşlar, iyi yerim ben, pizza, sofra hazır hocam. Hayallerim vardı. Doktor olup şifa dağıtacaktım. Ben ne diyordum hocam….”

“Dur, sakin ol. Arkadaşlarına gitme şimdi. Gittiğin yolun ne kadar sahte bir dünya sunduğunu sorgulaman lazım. Anlattıkların sahte mutluluk, sen de bunun farkındasın ki bu yoldan dönmek adına 3 aydır bırakmışsın” diye anlatırken bir yandan da  babasına bilgi mesajı yazıp gelmesini rica ettim. ( Bu arada delikanlının iletişim bilgileri hastalığı dönemindeyken telefonumda kayıtlıydı.)

Evet hocam söz verdim babama. Yanlış olduğunu biliyorum. Tutmaya çalışıyorum. Yapamamak beni korkutuyor. tedirgin ediyor. Bak 13 çağrı oldu. Arayıp duruyor. Bak hocam açmadığım halde ısrarla arıyor. Bak mesaj göndermiş sofra hazır diye… hocam bana yardım et….

Sağlık profesyoneli olarak telkinsel konuşma dışında çaresiz hissettim kendimi. Ve nihayet baba içeriye girdi. Delikanlı, babasının tesadüfen gelmediğini anladı. “Ne diyordum hocam; Hocam nefesim daralıyor kurtar beni”

Babası anlayışlı ve durumun takipçisi olduğu belliydi. Çocuğunun okuldaki başarısından, okulu bırakmaya kadar giden süreci ve daha kötüye gidişi engellemek adına oğluyla birlikte verdiği mücadeleyi birkaç cümleyle özetledi. Sonrasında uğurladım onları…

İçim rahat geç kaldığım işime doğru yol almaya başladım. Akşama doğru eve gidip oturdum. Düşündüm. Düşündüm ve yine düşündüm. Çözüm bulamadım. En iyisi düşünmemek diye karar verdim.

Gece saat 21 sularında telefonum çaldı. Arayanı görünce anlamıştım durumu. Telefonu açtım ve hızlıca söylenen hastanenin yolunu tuttum. Sofra ısrarına 3 ay sonra yenilen bir gencin umutsuz bakışlarıyla karşılaştım. Düştüğü bataklıkta çırpınan ve daralan nefesi için yardım isteyen bir genç….

 

 

Share
1280 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR?

    08 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan Kristof  Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda 50 yaşını çoktan aşmış durumdaydı... Pasteur kuduz aşısını bulduğunda 60 yaşındaydı... Mimar Sinan, Süleymaniye camisini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye camisini tamamladığında ise 86 yaşına gelmişti. Galileo, ayın günlük ve aylık çizimlerini yaparken 73 yaşındaydı. Charlie Chaplin, 76 yaşında film yönetmenliği yaparak hala işinin başındaydı. Goethe, en büyük eseri Faust'u ölümünden bir yıl önce, yani 82 yaşında bitirmişti...
  • KARALAMA VE GERÇEKLER

    30 Mayıs 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Av. Edib Hadimoğulları Bazı şahsiyetler, basında yer alan yazılarına cevap verdiğimizde, kendilerini ciddiye aldığımızı zannediyorlar. Halbuki cevap vermemizin amacı, fikir diye pazarladıkları zırvalıkların bilime ve gerçeklere aykırı olduğunu kamuoyu ile paylaşmaktır. İyi niyetli olup, araştırma eksikliği nedeniyle yanlış fikir sahiplerini de uyarmayı ve Türkiye gemisinde yer almalarını sağlamayı da bir görev olarak kabul ediyoruz. Kendisini bir Amerikan Projesi (!) olarak lanse eden zat-ı muhteremin, yanlış diye tespit ettiğimi...
  • KARALAMA VE GERÇEKLER

    29 Mayıs 2019 Köşe Yazıları, Siyaset, Yerel

    Av. Edib Hadimoğulları Bazı şahsiyetler, basında yer alan yazılarına cevap verdiğimizde, kendilerini ciddiye aldığımızı zannediyorlar. Halbuki cevap vermemizin amacı, fikir diye pazarladıkları zırvalıkların bilime ve gerçeklere aykırı olduğunu kamuoyu ile paylaşmaktır. İyi niyetli olup, araştırma eksikliği nedeniyle yanlış fikir sahiplerini de uyarmayı ve Türkiye gemisinde yer almalarını sağlamayı da bir görev olarak kabul ediyoruz. Kendisini bir Amerikan Projesi (!) olarak lanse eden zat-ı muhteremin, yanlış diye tespit ettiğimi...
  • BEN BİR AMERİKAN PROJESİYİM (!)

    27 Mayıs 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Av. Ali beyaz Ayna Gazetesi'nde düzenli olarak köşe yazdığım 3 yıllık süreçte, Perinçek hakkında defalarca yazdım. Amacım, sağlıklı bir zihnin ürünü olmadığı kanaatinde olduğum bu fikirlerin en azından ilçemiz çapında önce yeşermesini sonra da tükenmesini sağlamaya çalışmak. Daha önce “Perinçek’in Ermeni Soykırımının Reddi Zaferi” olarak nitelendirilen AİHM kararının topluma nasıl yanlış aktarılıp bundan rant elde edilmeye çalıştığını izah edebilmek için 3 yazıdan oluşan bir yazı dizisi kaleme almış, Ermenistan’ı AİHM’de tamsil e...