ÜST REKLAM

logo

reklam

SAĞLIĞINIZI DEĞİŞTİRMEYE MUTFAĞINIZDAN BAŞLAYIN

deniz-selen

Daha düzenli, daha sağlıklı bir yaşam hepimizin hayali olmuş durumda. İnsanlar haliyle hastalanmak istemiyor. Benim de hem kısa hem de uzun zamanlı sağlığınızı düşünerek, küçük değişiklikler ile daha sağlıklı yaşam sunmak adına birkaç pratik çözüm anlatacağım. Anlatması bizden uygulaması sizden olsun…

Ekmek tercihleriniz beyaz veya kepekliden ziyade, tam buğday ekmeği olsun. Evlerimizde pişirdiğimiz tandır ekmeklerinin çoğu beyaz veya kepekli unla yapılıyor, yeni unlar alınacağından unlarımızı değiştirip tam buğday unu almaya ve tam buğday ekmeği yapmaya başlayın. Hem şeker hastalığından korunmanıza hem de kabızlık sorununa katkısı olsun.

Kahvaltılarda reçel, çikolata(saralle, nutella gibi) yerine pekmez tüketin. Tahin-pekmez ikilisi kış aylarında sağlığınıza ve damak tadınıza iyi gelecektir, sağlıksız seçenekleri aratmayacaktır. Basit şeker tüketiminizi önlemiş, katkı maddeleri almanızın önüne geçmiş oluruz.

Kahvaltı yaparken masanıza tere otu, roka, marul, maydanoz gibi yeşillikleri eklemeyi ve bolca tüketmeyi ihmal etmeyin. C vitamininizi arttıralım, gripten nezleden bir nebze de uzak duralım. Folik asit alımına, sağlığınıza katkıları olsun.

Yulaf, çavdar gibi lif oranı yüksek olan ve kan şekerini hızlı yükseltmeyen tahılları hayatınıza alın. Sütle, yulaf ezmesi (tarçın ve meyve de eklenebilir) iyi bir pratik kahvaltı seçeneği. Çavdarı ise ekmek seçeneği olarak tüketin.Chia tohumu da kaliteli bir tahıl seçeneği.

Alışverişinizi tok karna yapın, şekerli veya işlenmiş besinleri, abur-cuburları evinize almayın. Meyve tüketmeyen toplumlar haline geldik. Farklı farklı çeşitlerde meyve almaya başlayın. Ne kadar farklı renklerde ve çeşitte meyve tüketirsek o kadar dengeli bir şekilde bütün vitamin-mineralleri almış oluruz. Abur-cuburlardan fazla miktarda sodyum, tuz almamış oluruz. Meyvelerden de Potasyum alacağımızdan hipertansiyondan bir adım uzak kalırız. Ayrıca avokado gibi bizim toplumumuzda pek tüketilmeyen ancak E vitamininden ve antioksidanlardan zengin olan meyveyi denemenizde fayda var.

Kışa da girmeye başladık, daha sık kuru baklagil tüketmeliyiz. Evinizde en az hafta 2 defa kuru baklagil yemekleri pişsin. Yemek olarak tüketmeyi sevmiyorsanız haşlanmış mercimek, nohut, barbunya, börülce gibi baklagillerden herhangi birini salatalarınıza eklemeye başlayın. Kilo kontrolü sağlar, diyabetten uzak tutar, tokluk hissini arttırır, bağırsaklarımızı da çalıştırır.

Yağ tercihlerinizde kanola, keten tohumu, fındık yağı, ceviz yağı gibi omega 3 yağ asidi içeren(mısır yağı, ayçiçek yağı omega 6 yağ asidi içerir) yağlara da yer verin.Zeytinyağı tüketimini arttırın. Yemeklerinize koyduğunuz yağ miktarı 1 kilo sebzeye 1 kahve fincanını aşmasın.

Evinizde mutlaka süt-yoğurt ürünleri bulunsun. Her öğünde yoğurt veya ayran bulundurun.

Haftada iki kez en az 120 g olacak şekilde yağlı balıkları tercih edin.

Mutfağımıza girmeyen, zerdeçal, zencefil, biberiye gibi baharatlar sağlımızı olumlu yönde etkiliyor. Yemeklerde kullanmak istemezseniz bile çaylarını içmekte fayda var.

Tahıllara ve salatalarınıza keten tohumu veya ceviz ekleyin. Omega 3 alımını arttırmış olalım.

Brüksel lahanası, brokoli, balkabağı, kereviz, enginar gibi sebzeler mutfağınızda pişmeye başlamadıysa, bu yazıyı okuduktan sonra lütfen alışveriş sepetlerinize girsin. Günlük sebze tüketimine ağırlık verin. Farklı sebzelerden alacağınız vitamin, mineral farklıdır. Besin çeşitliliğine önem verin. Sevmediğiniz sebzelerin zamanla tadına alışırsınız ve değişik bulduğunuz besinlerin tadını benimsersiniz. Posa alımınızı arttırarak, bolca sebze tüketerek bütün kronik hastalıklardan (kalp-damar, şeker, tansiyon, kanser gibi) korunmamızı sağlar.

Dolabınıza işlenmiş besinler, hazır besinler almayın. Sağlıklı kalmak çok basit. Doğaya yakın olun.

Besinler konusunda yeniliklere, farklı tatlara, lezzetlere açık ol! Sağlıklı tercihlerle daha uzun daha kaliteli hayata merhaba de!

 

Share
1264 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?