Psikolog Özge Habip Ray’dan Vatandaşlara Çağrı: “PANİK BOZUKLUĞUN TEDAVİSİ MÜMKÜN” « Samandağ Ayna Haber

Kardeşim 1 tane 5 tane eklesen neyse sitenin anasını sikmeyin bu kadar aç gözlü olmayın 5 tane koy 4 tane koy kaldıran namerttir.

Şişlide Gece Hayatı

SON DAKİKA

Psikolog Özge Habip Ray’dan Vatandaşlara Çağrı: “PANİK BOZUKLUĞUN TEDAVİSİ MÜMKÜN”

Bu haber 27 Ocak 2022 - 15:50 'de eklendi ve 386 kez görüntülendi.


Hemen herkes ara sıra panik atak yaşayabilir. Ancak panik atak bozukluğundan muzdarip bir kişi için anksiyete, endişe, panik ve stres duygularının hem düzenli olarak, hem de genellikle belirgin bir sebep olmaksızın ortaya çıkar. İlçemizin genç psikologlarından Özge Habip Ray panik atak ile başa çıkma yöntemlerini vatandaşlarla paylaştı. 

Atatürk mahallesi Cumhuriyet caddesi Önasya apt. 3. Kat Jakamen giyim üstünde faaliyete başlayan Psikolog Özge Habip Ray, stres yönetimi konusunda beceri geliştirmenin atakların önlenmesine yardımcı olacağını ifade ederek konu üzerine bir açıklamada bulundu.

Yaptığı açıklamada Psikolog Ray; “Herkes ara sıra panik atak geçirebilir. Bu son derece normal! Ancak devamlı “Ya panik atak yaşarsam” diye aşırı kaygı duyuyor, bu yüzden hayatınızı kısıtlıyorsanız dikkat, panik bozukluk rahatsızlığınız olabilir!

Panik bozukluk, genellikle beklenmedik şekilde ortaya çıkar ve tekrarlayan panik atakları ile seyreder. Kişiler ilk kez panik atağı yaşadıklarında bu olaya anlam veremezler. Çok şiddetli bir korku ve kaygı hissederler. Yaşadıkları bu sarsıcı deneyim nedeniyle kendilerini bir an önce hastaneye atmaya çalışırlar. Genellikle hastadan gelen kalp krizi geçirme, kontrolü kaybetme, felç olacağından korkma gibi yakınmalar doğrultusunda hastanede yapılan tetkiklerde tıbbi bir bulguya rastlanmaz. Kişi, yaşadığı durumun bir “panik bozukluğu” olabileceği şüphesiyle bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirilmediyse tıbbi bulgu elde edilememesine ikna olmayıp başka hastane veya doktorlara başvurur. Ta ki, bir uzman bu durumun panik bozukluğu olduğunu söyleyinceye kadar bu araştırma-anlama çabası devam edebilir. Başka bir ruhsal problem eşlik etmiyorsa panik bozukluğunun tedavisi elbette mümkün. Eşlik ediyorsa o problemin ne olduğuna bağlı olarak tedavi süreci uzayabilir veya görece daha kısa olabilir. Genellikle psikoterapi veya medikal tedaviyle birlikte psikoterapi kombinasyonuyla ilerlenmesi iyi sonuç verebiliyor. Panik bozukluğuyla ömür boyu yaşanması gerekmez.

Panik bozukluk en çok kimi etkiler?

Çocukluk yıllarında aşırı korunmuş olan, ebeveyne bağımlı olan, okul yıllarında veya erken çocukluk döneminde ayrılık kaygısı yaşayan, travmatik deneyimleri, uzun süre stresli yaşamı olan, kaygılı mükemmeliyetçi veya panik atak öyküsü olan bir aile yapısına sahip olan kişileri daha çok etkiliyor. Panik bozukluğun kişinin geçmişte yaşadıklarıyla ve olayları algılama ve yorumlama biçimiyle ilgisi var. Bu algı kişiye ne kadar tehdit edici ve kaygı yaşatan türdense panik bozukluğun zemini de o kadar güçlü olabiliyor.

Panik bozukluğun belirtileri neler?

Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma

Çarpıntı, kalbin kuvvetli ya da hızlı vurması

Terleme

Soluğun kesilmesi

Nefes darlığı ya da boğulur gibi olma

Baş dönmesi, sersemlik, düşecek ya da bayılacak gibi olma

Uyuşma ya da karıncalanma

Üşüme, ürperme ya da ateş basması

Bulantı ya da karın ağrısı

Titreme ya da sarsılma

Kendini ya da çevresindekileri değişmiş, tuhaf ve farklı hissetme

Kontrolünü kaybetme ya da çıldırma korkusu

Ölüm korkusu

Panik bozukluğun atak dönemlerinde kişi kendisini nasıl sakinleştirebilir?

Panik atakla baş edebilmek için kişinin bir uzmandan bu problemle ilgili yeterli ve doğru bir bilgi edinmesi gerekir.

Kişinin kendi özgün hikâyesinde bu sürecin nasıl panik bozukluk noktasına kadar geldiği konusunda farkındalık sahibi olması da kontrol sağlamasını kolaylaştırır.

Başka bir önemli tıbbi hastalık olmadığı takdirde panik atakta görülen çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bulantı, baş dönmesi, kontrolünü kaybetme korkusu, uyuşma, sıcak basması gibi belirtilerin ölümcül bir sonucu yoktur. Kişi, bunun farkındalığı ile yaşadığı belirtilerden korkamamayı öğrenebilir.

Bir kez panik bozukluk yaşayan bireyler, daha sonra bunun tekrarlayacağı endişesiyle “atak geçirme beklentisine” girerler. Bu nedenle tüm dikkatlerini bedenlerine yönelterek kendilerini fazlasıyla dinlemeye başlarlar. Bu da bedenlerinden gelen ve farklı buldukları her uyarımı, atağın gelmekte olduğuna dair bir işaret olarak görmelerine ve kendi kendilerine panik sürecini tetiklemelerine yol açar. Kendini dinleme ve bedenden gelen her sinyali yanlış yorumlama eğiliminden uzaklaşmak gerekir.

Belirtilerin ortaya çıkması halinde o anda her ne iş yapılıyorsa ona devam etmeye çalışmak yatışmayı kolaylaştırır.

Kişi, endişeyi artıran abartılı düşünceleri daha rasyonel olanlarla değiştirmeyi ve panik ataktan korkmamayı öğrenebilir.

Doğru nefes teknikleriyle yapılan nefes kontrolü ve gevşemenin panik belirtilerini azaltma üzerinde güçlü bir etkisi vardır. Stres yönetimi konusunda beceri geliştirmek atakların önlenmesine yardımcı olur.” İfadelerine yer verdi.

Haber- Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı