ÜST REKLAM

logo

reklam
23 Ağustos 2016

PİYONLAR SAVAŞI SONA ERDİ ŞAH’LAR SAHADA!


Evgin Dağ
deneme15@hotmail.com

Küresel emperyalizm, beş yıl beş aydır bütün imkanlarını kullanarak beslemesi olan çeteleri Suriye’nin üzerine saldı. Beş yıl beş aydır yüzbinlerce insan hayatını kaybetti, on katı ise çeşitli ülkelerde mülteci durumuna düştü.

Ortadoğu’nun en laik ülkesi Suriye onlarca yıldır olduğu gibi son beş yılda da iki kutuplu dünyanın üzerinde kozlarını paylaştığı saha oldu.

Özellikle İsrail’in genişlemesini hedefleyen projenin kilit noktası olan Suriye’nin neden emperyalizmin hedef tahtasında olduğunu bilmek için kahin olmaya gerek yok.

Beş yıl beş aydır emperyalizmi Şeyh Salih el-Ali’nin Brahim Hananu’nun Sultan El-Atraş’ın miras olarak bıraktığı topraklara gömen Suriye; zengin petrol yatakları, tahıl siloları, tatlı su havzaları ve en önemlisi de zengin etnik ve dini mozaiğinden dolayı bölünmek, parçalanmak, bölünmeden sonra ortaya çıkacak olan ufak tefek ülkecikleri birbirine kırdırtarak silah ticareti sürdürülmek isteniyor.

Piyonları sahaya sürerek bu saydıklarımı hayata geçirmeye çalışan emperyalizm, her hamlesinde duvara çarparak sersemleşti, farklı politikalar geliştirmeye çalıştı.

Seksen ülkeden devşirdikleri piyonlarla vekalet savaşında ısrar eden başta Amerika olmak üzere küresel emperyalizm, piyonlarını çekerek kendileri yavaş yavaş Suriye sahasına inmeye mecbur kaldı.

Suriye sahasında emperyalizmin görünmeye başladığı bölge ise pragmatist politikaları ile onu besleyene bile ihanet edebilecek olan YPG bölgesi oldu.

Rojava ve Kobane’de inşa edilen Amerikan Havaüsleri ve Fransız Havaüssü, sahaya Şah’ların indiğini ve Suriye sahasında oynanan satrancın daha da çetrefilli bir hale geldiğini gösteriyor.

Son olarak Çin bu satranca bilfiil dahil oldu.

NATO-ABD müttefikliği, Rus-BRICS(Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti) müttefikliği blokları da hesaplaşma için Suriye sahasından piyonlarını çekerek kendileri sahaya inmeye başladı.

İkinci Dünya Savaşından daha tehlikeli olan bu satranç oyunu daha ne kadar sürer bilinmez ama dünya nüfusunun yüzde seksenini teşkil eden BRICS ülkelerinin Suriye sahasında oynanan bu satrançta NATO-ABD blokunu MAT edeceği aşikar.

Share
614 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KAPİTALİST SİSTEMDE ONUR, HAYSİYET VE ŞEREF; PARADIR

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan İnsanlık Kapitalizm ile birlikte Basit yeniden üretimden (sanayi öncesi antik ve orta çağlardaki tarıma dayanan üretim) Geniş yeniden üretim  ( teknolojik sanayiye dayanan üretim) sistemine geçmiştir. Çok uluslu tekelci şirketler ve Bankalar sistemi olan KAPİTALİST sistem demek, GENİŞ YENİDEN ÜRETİM SİSTEMİ demektir. Geniş yeniden üretim demek yüzbinlerce işçi ile en son teknoloji kullanarak dağlar gibi yığılan matahlar (mallar) üretmek demektir. Dağlar gibi yığılan üretilmiş MATAHLAR’ın milli sınır...
  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...
  • HUBRİS (KİBİR) SENDROMU HASTALIĞI

    24 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler

    Genelde siyasetçilerde görülen bu hastalık “tanrısal ego” olarak da biliniyor. İlk kez, Psikiyatrist David Owen ve Jonathan Davidson tarafından dile getirilen bu sendrom, 2010 yılında tıp dünyasının önemli dergilerinden biri olan Brain’ de yayınlanmış. David Owen ve Jonathan Davidson’a göre  sendrom bir “güç zehirlenmesi”dir.  Diktatörler, “hubris Sendromu”na özel bir eğilim taşırlar.  Demokratik ülkelerde, tekrarlayan seçim zaferleri liderlerin Hubris Sendromu hastalığına yakalanma olasılığını arttırıyor. Bu has...