ÜST REKLAM

logo

reklam
10 Mart 2017

Pelin Yatkın Oruç ÜLKESİNE BAK, İNSANI TANI


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

 

 

Yüzyıllardır çifte standartlığa karşı kadının göz ardı edilen haklarını, uğradığı haksızlıkları ve özellikle cins kıyımına karşı bir çığlıktır 8 Mart. Farkı fark ettirmek, öfkenin dışa vurumu, silkinme ve haykırma fırsatıdır 8 Mart. Cins ayrımı dışında; kadın ile Erkek arasında fark vardır. Nedir? Kadın yaşayamadığı mutluluğu yaşatmak isterken, erkek yaşadığı mutsuzluğu yaşatmak ister. Kadının ön sezileri geleceği ve daha çok yaşanacakları sezer.  Çünkü düş dünyası daha zengindir.Edilgen, 2.planda olmak elbette kadının tercihi değildir. Lüks yaşamın içinde top gibi seken, yuvarlanan kadının ezilmişlik ve tutsaklığa teslimiyeti eğitimsizliğindendir. Çünkü bilinç bir ret ediştir.  Başkaldırının getirisi ve götürüsünün   hesabını yapmadığı zaman cezalandırılır. Ne yaparsa yapsın o potansiyel suçludur.  Sudan sebeplerden dolayı yüzlerce kadın neden öldürülür? Endişelenmesi gereken, fakat göz ardı edilen bir durumdur. Duyguları, emeği sömürülen, inancı istismara uğrayan kadın ezilmişliğini alın yazısı olarak görür çoğu zaman.  Duygu, insanı var eden, düşünceyi yapılandıran, insani ilişkileri kuran ve en önemlisi merhametin iskeletini oluşturandır.  Mevcut sistemde hiç kimse hak ettiği yerde değildir. Kadına hiç bir imkan sunmazken ellerimizdeki olanakları alıyor. Hakim anlayışa göre canımız bile bizim değil.  Tek tip insan yaratma kaygısı ile maalesef korkunç bir yönetim anlayışı hakim. İşte bu anlamda sistemin evlere hatta yatak odalarına kadar uzanması (Burnunu Sokması) bundandır. Amaçlanan bilinci tamamen silik hale getirmektir. Dizilere yoğunlaştırmak, reklamlara endeksli tüketime yönlendiren, AVM  ve internet tuzağına düşürmek, teknoloji çağında modern geçinip diğer yandan kadın katlediliyor. Ne büyük çelişkidir aslında.  İnsan ilişkileri, aile ilişkileri, toplumsal ilişkiler ile  devlet yapılanması ve anlayışı paraleldir.  İnsan yaşadığı ülke ve çevreden kendini soyutlayamaz. “Ülkesine bak, insanı tanı” misali. Eğitim ve kültürel fonksiyonun önemi nefes alışımız kadar önemlidir. Birlikteliği besleyen, birbirimize değer verme becerimizdir. Kısacası kendimizden başlıyoruz.  Ön yargılardan arınmış insanı yaratmak, sosyal ilişkilerini güçlendirerek olur.  Özellikle kadınlar arasındaki rekabetin yerini ne olursa olsun ortak sorunlarımız almalıdır.  Böylelikle saygı kendiliğinden yaşar.Çünkü kadın yaşamın hiç bir alanında maalesef özgür değildir. Görüntü yanıltmasın sizi. Bazı kadınlar yönetici görünür ama gerçekte erkek egemen toplumun bir yönetilenidir.

Kadın örneğin sadece doğurgan özelliği  ile kutsal bir araç mıdır?   Gözü ve bilinci kapalı yetiştirilmeye çalışılan bir nesne mi? Vs. Çocuk yaşta kız erkek çocukların sorgu ve merak duygusu aktiftir. Farklılık ile ilgili farkındalık duygusu çocuk yaşta başlar. Bu  bağlamda sorumluluk kadında olduğu kadar erkekte de olmalı. Çünkü kadının yüklendiği sorumluluk ve özverisi küçümsenmeyecek kadar ağır.  Ve kadın taşıdıkça erkek kendini soyutlar. Çok basit bir örnek vermek gerekirse. Kız çocuklarına ev ile ilgili öğretelim, ilerde lazım olur denir. Peki erkek yaşamın dışında mı? Uzayda mı yaşıyor? Boşluktan yararlan erkek; beynini erkeklik ve şiddet nerde nasıl ve ne ölçüde kullanırım düşüncesi dolduruyor. Çünkü her türlü boşluk şiddete eğilimli erkeği doğurur. Kısacası kadın yaşamda değerli ve etkin birey olabilmesi için  dinsel sömürüye ve erkek şiddetine karşı kararlı duruşunu yaşam tarzı haline getirmelidir. Ortak ses, ortak duygu ve çığlığımızı sadece 8 Martlarda değil, her gün yaşatmalıyız. Her alanda, kimi zaman en ön safta, kimi zaman da en son sırada olsa da var olmalıyız.

PELİN YATKIN ORUÇ

 

 

Share
548 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...
  • ŞEKER BEYNİ DE BİTİRİYOR

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Şeker ve trans yağlarla yüklü Amerikan diyetinin sadece fiziki sağlığı değil beynimizi de olumsuz etkilediği belirlendi. Oregon State Üniversitesi uzmanları tarafından fareler üzerinde gerçekleştirilen araştırma, şeker ve yağdan zengin diyetin bağırsak bakterilerini etkileyerek bilişsel esneklikte (cognitive flexibility) önemli kayıplara yol açtığını gösteriyor. Bilişsel esneklik, beynin iki farklı düşünceden diğerine geçme ve aynı anda iki farklı konuyu düşünme kabiliyeti olarak biliniyor. İnsanlarda bilişsel esneklik bozukluğu, ...
  • GELİN İNSANCIL DAVRANIP, EVRENSEL DÜŞÜNELİM

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Uzun zamandır Samandağ’ın da olup bitenleri sessizce seyrediyorum. Seçimden önce "Samandağ sevdası" havası esiyordu ! Şimdi menfaat havası esiyor! Şimdi durumu bir değerlendirelim. Samandağ’ın da neler oldu ne oluyor ?Birileri seçimden önce eski yönetime karşı cephe aldı, dernekler kurdu, komiteler, toplantılar düzenledi ve halkı toplayıp, kimisi vefadan kimisi de Samandağ sevdasından bahsetti. Seçime kadar sürdü bu düzenlemeler. Projelerde sunuldu. Şimdi seçim gitti, Sevda ve vefa bitti. Çatışmalar, sataşmalar ve hakaretler ba...
  • MİHRİCAN EVVEL TEMMUZ YALANI

    24 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Asaf Hişmi Mihrican Bayramı Farsların her zaman kutladıkları dini bayramlarıdır. Fars güneş yılının yedinci ayı olan Mihir ayının 16. Gününe rastlar. Yedi gün devam eder Mihir ayının 21’de son bulur. Mihrican Bayramı gece ile gündüzün eşit olduğu (Sonbahar ekinosu, Miladi takvimin 21 Eylül’lüne denk gelir. Temmuz ise Miladi takvimin yedinci ayıdır. Evvel temmuz denilen tarih, Fransız devriminin kuruluş tarihidir. Yani 14 Temmuz 1789 tarihinde Faransız devriminin başlangıç tarihidir. Fransızlar bu günü Ulusal bayram olarak kutlarlar. Bu...