ORUÇ’TAN, BARIŞ ÇAĞRISI - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Ahmet Kaya

SON DAKİKA

ORUÇ’TAN, BARIŞ ÇAĞRISI

Bu haber 28 Şubat 2020 - 8:24 'de eklendi ve 85 kez görüntülendi.

İlçemiz vatandaşlarından Mevlüd Oruç, Suriye’nin İdlip şehrinde gerçekleşen saldırıda şehit düşen Teğmen Ali Emre Fırıncıoğulları için başsağlığı mesajı yayımlayarak açıklamada bulundu.

Oruç, barış çağrısı yaptığı açıklamasında; “Suriye’nin İdlip şehrinde şehit düşen hemşerimiz Teğmen Ali Emre Fırıncıoğulları’na Allahtan Rahmet Ailesinin ve tüm ülkemizin başı Sağ olsun.

Allah düşmanımızın başına bile vermesin. “Ateş düştüğü yeri yakıyor.”  Ateş’in düştüğü yer dışındaki herkes yetkisi ve mevkisi ne olursa olsun işin sadece Ritüelinde ve rutininde olmaktan başka bir şey değildir. “ Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar” diyor atasözü.  Ne diyor ozanlar- sanatçılar.

“ Ağlarsa anam ağlar ardımda,

Dost yüzlü yalancılar kapımda,

Yalnızlık Çırılçıplak koynumda

Anam anam garip anam

Kime dert yanam

Dünya yalan,

Eller yaman” 

Çıplak gerçeklik budur.

“Ülkemizi Ölümü Kutsallaştırma İkliminde Yaşatıyorlar”

Şehit Cenazeleri hızla gelmeye devam ediyor. Artık şehit cenazelerinin hangi ülkeden geldiğini şaşırıyoruz.  Irak’tan mı? Suriye’den mi? Libya’dan mı? Veya başka bir yabancı ülkeden mi? Yurt dışından mı? Yurt içinden mi? Bizim vatanımız için mi? Başkalarının Vatanı için mi? Önce bizim vatan mı? Önce başkalarının vatanı mı? Artık şehit Cenazelerinin ne isimlerini ne sayısını aklımızda tutamıyoruz. Gençler ölüyor, Analar ağlıyor ve Babalar kahr oluyor. Bu ülkenin gençleri başkalarının vatanlarında,  başka ülkelerin topraklarında öldürüyor ve öldürülüyor, ölüyor, cenazeleri geliyor. Toplum olarak yavaş yavaş ölüme, öldürmeye, öldürülmeye alıştırılıyoruz. Bir ülke için en tehlikeli iklim olan ölümü kutsallaştırma iklimini ülkemize de yaşatıyorlar.  Emperyalist ülkelerin her zamanki taktiği budur. Emperyalist ülkeler bizi komşularımızla kavga ettiriyor. Emperyalist merkezlerin sözcüleri ve holiganları tribünlerden tempo tutarak, Komşuları horoz dövüştürür gibi dövüştürerek, zayıflatır, güçten düşürür sonra paylaşır ve yutar. Ülkemizde bu oyunu bozacak akıl, zekâ, kapasite, hassasiyet var diye inanıyorum. Sıfır Sor

“Komşularla Un” Olabilme İhtimalini Sevdik

Komşu ülkelerle kanlı, silahlı düşman yaptılar ülkemizi.

Savaştan önce Suriye ile Ortak bakanlar kurulu toplantısını Şimdiki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başbakanlığı döneminde yapılmıştı. Biz komşularımız ve özellikle Suriye ile tekrar ortak bakanlar kurulu toplantısı yapabilme ihtimalini sevdik.

Hâlbuki biz komşu ülke Suriye’ye ve bütün komşularımıza tekrar vizesiz gidebilme ihtimalini sevdik.

Komşu ve kardeş ülke Suriye ile tekrar kardeşlik barajı inşa edebilme ihtimalini sevdik.

Asi nehrini barış ve kardeşlik nehri yapabilme ihtimalini sevdik.

Bütün komşularımızla ve özellikle Suriye ile Karayolu, deniz yolu, hava yolu ve demir yolu ile birbirimizi kucaklayabilme ihtimalini çok sevdik.

Iğdır’da, Kars’ta, Gümrü’de, Batum’da, Ağrı’da, Erbil’de, Hakkâri’de, Şırnak’ta, Zaho’da, Lazkiye’de, Halep’te, İdlip’te, Antep’te, Bitlis’te, Antakya’da, Kudüs’te, Tel Aviv’de Güzel Türkçemizin ve Arapçanın, Kürtçenin, Ermenicenin, Gürcücenin, Azericenin, Rumcanın, Rusçanın, İbranicenin bir birine karıştığı çarşılarda tekrar bavul ticareti yapabilme ihtimalini sevdik. Antakya da Halep çarşısının Savaş öncesi hareketliliğine ihtiyacımız var ve özlüyoruz.

Dolmuşçuların sanki bir ilimize, bir ilçemize bir köyümüze gider gibi “Haydi Halep, Halep gidiyor, kalkıyor nidalarını tekrar duyabilme ihtimalini sevdik. 

Bayramlarda Suriye sınırının ve bütün komşularımızın sınırının diğer tarafına tekrar serbestçe, güle oynaya gidebilme ihtimalini sevdik. Sınırın diğer tarafında tekrar akrabalarımızda misafir olabilme ihtimalini sevdik. Komşu ülke Suriye’ye ve bütün komşularımıza vize ve pasaport olmadan gidebilme ihtimalini sevdik. Türk Mehmetlerin, Arap Muhammedlerin, Kürt Memonun, Ermeni Aleksin ölme ihtimali bizi kahr ediyor.

Bir Şey Yapmalı ve Ne Yapmalı?

Ali Emrelerin ölmemesi için “Bir şey yapmalı? Ne yapmalı?

M. Kemal Atatürk’ün Savaş ve Barışa dair söyledikleri ve uygulamaları Suriye savaş ortamından ve bütün savaş ortamlarından çıkmak için yol göstericidir.

Ne diyor M. Kemal Atatürk  “TBMM’nin ordusu, İstilalar yapmak veya saltanatlar yıkmak veya saltanatlar kurmak için şunun bunun elinde ihtiras aleti olmaktan uzaktır ”dedi. Başka ne diyor?

“Savaşçı olamam, çünkü Savaş’ın acıklı hallerini herkesten iyi bilirim demişti. Başka ne diyor?

Ordunun Başkomutanı olarak 1923 te Adana’da “Zorunlu olmadıkça Savaş bir Cinayettir” demişti.

“Savaş zorunlu ve hayati olmalı, milleti savaşa götürünce vicdanımızda acı duymamalıyım.” Demişti. 20 Nisan 1931 de Türkiye’nin Temel Siyasetini “Yurtta sulh, Dünyada sulh” diye özetlemişti. Bugün için de ve yarın de için Ülkemin temel Siyaseti “Yurtta Barış ve Dünyada Barış olmalıdır.” Bizim çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras barıştır. 

“Türkiye Toplumu Savaşçı Değil Barışçıldır”

Her Türk/Türkiyeli asker doğmaz. Her Arap asker veya terörist doğmaz. Her Kürt terörist veya doğmaz. Ülkemizin gençlerinin öl ve öldür kahramanlıklarına, gözyaşı ve felaket kahramanlıklarına ihtiyaçları yoktur. Bizim ve gençlerimizin barış kahramanlıklarına ihtiyacımız var. Emperyalist savaş baronları için en iyi Türk ölü Türk ölü Türk, en iyi Kürt ölü Kürt, En iyi Arap ölü Arap, En iyi İranlı Ölü İranlı, En iyi Filistinli Ölü Filistinli, en iyi Yahudi ölü Yahudi dir.  Biz kanlı savaş oyununu bozabiliriz. Bozmamız zorunludur. Emperyalist savaş ve sömürü sistemi içinde ölüm ve gözyaşı ve nefret kahramanlıklarına ihtiyacımız yok. Bizim bir arada kardeşlik, barış içinde yaşayabilme ve sevgi kahramanlığına ihtiyacımız var. Gençlerimizin bilimde, sanatta, kültürde, sporda, ticarette, sanayide, bilişimde, tarımda gerçek kahramanlıklara ihtiyacı var. Türkiye toplumunun komşu ülkenin toprağında gözü/ihtiyacı yoktur. Türkiye toplumunun Komşu ülkenin toprağını, işgal veya ilhak etme amacı/ihtiyacı yoktur, olamaz. Savaş güçlerinin/ baronlarının kanlı planları Türkiye toplumunun değildir.  Türkiye Cumhuriyeti Devleti savaş baronlarının aracı olamaz. Türkiye toplumu olarak devlet yöneticilerimizin Atatürk’ün “Yurtta Sulh Cihanda sulh” Politikalarına acilen geri dönüş yapmalarını talep ediyoruz. Devlet aklının Ak Partinin ilk yıllarında uyguladığı “Komşularla Sıfır sorun” uygulamalarına geri dönüşünü acilen talep ediyoruz. Gençlerimiz, Askerlerimiz, Kınalı kuzularımız kendi ülkemiz, kendi vatanımız, kendi yurdumuz için vardır. Önce bizim vatan, Başkalarını vatanı değil.

Çağrı;

Türkiye de barış adımlarını cesurca atacak akıl, yetenek ve kapasite vardır.  Türkiye Barış Güçlerini Birliğe, beraberliğe, harekete, meşru eylemliliklere çağırıyorum. Başta Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Mersin, Diyarbakır, Hatay ve bütün Türkiye İllerindeki Barış güçlerini “Barış Hemen Şimdi” şiarı etrafında birleşmeye, hareket ve meşru etkinliklere çağırıyorum. “Yurtta ve Dünyada savaş güçlerine karşı, “Yurtta ve dünyada barış” hattını kurmak, güçlendirmek, geliştirmek ve harekete geçirmek zorunlu bir ihtiyaçtır.   Barış güçlerine inanıyoruz.

Mehmetler, Muhammetler, Memolar ölmesin diye

“Yurtta ve Dünyada Barış” için Barış Hemen Şimdi için “Her Gece 1 Dakika Karanlık” vb barışçıl eylemlerini Partilerimize, platformlarımıza, inisiyatiflerimize, Hareketlerimize, derneklerimize, odalarımıza, Kooperatiflerimize öneriyoruz, konuşuyoruz, tartıştırıyoruz. “Yurtta Savaş ve Dünyada Savaş” güçleri Ülkemizi Savaştan savaşa sokuyor. Biz Yurtta Barış ve Dünyada Barış” güçleri olarak ülkemizi Barıştan barışa sokmaya çağırıyorum” ifadelerine yer verdi.

Haber- Foto: Aslı Sağaltıcı