ÜST REKLAM

logo

reklam
02 Mart 2017

ORUÇ: SEÇMELİ ARAPÇA DERSİNİ TERCİH EDİN

 

 

Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç, velilerden okullarda verilen seçmeli derslerde anadilimiz olan Arapçayı tercih etmelerini istedi.

Anadilin önemine vurgu yapan Oruç, konu ile ilgili Gazetemize gönderdiği basın açıklamasında ”Çocuklarımızın kendi okullarında Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere en az üç dil öğrenme hakları vardır. Çocuklarımızın bu haktan yararlanması için “Seçmeli Dersler” arasında yer alan  “Arapça Dersini” tercih etmeniz yeterlidir. Zorunlu olan İngilizce derslerine ek olarak çocuklarımız 2. bir yabancı dil olarak seçmeli Arapça Dersini tercih etme hakları vardır. Çocuklarımızın Anadilimiz Arapçayı kendi okullarında Modern koşullarda, laik müfredatla ve bilimsel yöntemlerle okuma yazmayı öğrenme haklarından mahrum bırakmaya hakkımız yok.” ifadelerini kullandı.

Oruç: ”Anneler- Babalar Ve Öğrenci Velileri

2017-2018 eğitim öğretim yılı ( gelecek yıl) için seçmeli derslerin tercih edilmesi ile ilgili dilekçeler okullarda dağıtılmaya başlandı. Sayın anne- baba ve öğrenci velileri; Size verilen Seçmeli Dersler tercih dilekçesinden haftada 2 saat’en 6 saat yani 3 ders seçme hakkınız vardır. Seçeceğiniz 3 dersten birinin Arapça dersi olmasını öneriyoruz. Anadilimiz Arapça çocuklarımıza aktarmakla mükellef olduğumuz bir emanettir. Kültürümüzün biriktiği havuz Anadilimiz Arapça lehçemizdir. İnancımız, ibadetimiz, ritüellerimiz, bayramlarımız, gelenek ve göreneklerimiz Arapça üzerine kuruludur. Arabistan’da hatta Kıbrıs, Antalya, Bodrum, İstanbul’da, ilçemizde, mahallemizde, Antakyada, işyerimizde, dükkânımızda vb Arapça bilmemizin sağladığı avantajı kullanarak para kazanıyor ve geçimimizi sağlıyoruz. Anadilimiz Arapça dâhil daha çok dil bilen öğrencilerin; Duygu ve zekâ IQ seviyeleri, okul, sınav, üniversite, hayat başarıları daha sağlam oluyor.  Kendi okulumuzda Anadilimiz Arapça okuma ve yazma öğrenme hakkından çocuklarımızı mahrum etmeyelim. Çocuklarımızı anadilimiz Arapçadan mahrum bırakarak temelsizliğe, kültürsüzlüğe, başarısızlığa, yoksulluğa ve geriliğe düşürmeyelim.” ifadeleri ile açıklamasına devam ederken, bazı öğretmen ve okul müdürlerine gönderme yaparak açıklamasını şöyle sürdürdü; ”KÜÇÜK Çıkarları İçin Arapça Dersi Yok Ediyorlar.

Seçmeli Ders Tercihleri ile ilgili ayrıntılı ve doğru bilgilendirmeleri okul idareleri yapmaları gerekiyor. Fakat bazı öğretmen ve okul müdürleri kendi kişisel küçük çıkarları nedeni ile bazı okullarda seçmeli Arapça dersi ile ilgili yanlış ve kirli bilgi yayıyor. Bundan dolayı biz öğrenci velileri olarak çocuklarımızın ve toplumun genel menfaati ve çağdaş uygar geleceği için doğru ve temiz bilgiyi yaymak zorundayız. Seçmeli Dersler her öğrencinin yeteneği, eğilimi, isteği ve ihtiyacına göre velisi ile birlikte belirlenmesi gerekir. Fakat uygulamada maalesef tersi yapılmaktadır. Bazı sözde öğretmenlerin ve sözde okul müdürlerinin zavallı kişisel menfaatlerine ve kişisel ihtiyaçlarına göre belirleniyor.  Bundan dolayı çoğu zaman seçmeli dersler seçmeli olmaktan çıkıyor. Bazı sözde öğretmenlerin “Ek Ders Ücreti” alabilmek için veya “Norm Kadro Fazlası” vb duruma düşüp başka okula gitmemek için veya sayın okul müdürü biraz zahmete katlanmamak için vb kendi kişisel çıkarları nedeni ile bazı okullarda öğrencilerin seçmeli ders tercihleri yönlendirilmektedir. En alt kademeden en üst kademeye kadar birçok yönetici bu kabahatin veya suçun farkındadır. Seçmeli derslerin seçiminde(!) yapılan kabahatin ve suçun ortağıdır.  Ama en çok seçtirilmeyen ders, yok sayılan ders anadilimiz Arapça Dersi olunca anadil düşmanı, gerici, yobaz, asimilasyoncu “İyi Sıhhatlerde Olsunlar”  mevcut durumdan hiçte rahatsız değiller, aksine çok memnunlar.”

Oruç: Arapça Ders Müfredatı Laiktir

Arapçanın bir din dersi değil, dil dersi olduğunu belirten Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç; ”Seçmeli Arapça dersi din dersi değil, dil (LUĞA) dersidir. Seçmeli Arapça Dersi kitap ve müfredatı defalarca incelenmiştir.  Seçmeli Arapça Dersi kitabı ve müfredatı en az Türkçe ve İngilizce dersi ve müfredatı kadar laik ve çağdaştır. Zorunlu Din Derslerine karşı hiç sesini çıkarmayan öğretmenlerin, müdürlerin veya diğerlerinin Seçmeli Arapça Dersine karşı yaptıkları karalama ve yaydıkları kirli bilgi; asimilasyon ve gericiliğe hizmetten başka bir şey değildir. Bize Anadilimiz Arapça dersini öcü gibi göstermelerine izin vermeyelim. Bizi Anadilimiz ile korkutmaya çalışıyorlar. Türkçe, Fransızca, İngilizce, Rusça, Çince, Japonca, Arapça, Ermenice, İbranice, Kürtçe vb bütün dillerde gericilik veya ilericilik yapılabilir. Arapça dâhil hiçbir dil gerici değildir. Gerici dil yoktur, gerici zihinler, düşünceler, ideolojiler, davranışlar, hareketler vb vardır. Küçük çıkarları uğruna bazı okullarda, bazı öğretmen ve müdürlerin Arapça dersini seçtirmemek için yaydıkları kirli bilgi gericidir. Bazı okullarda okul idarelerinin küçük, zavallı çıkarları için Arapça dersini seçtirmeme gayretleri gericidir. Öğretmen yok, sınıf yok, sınıfınız dağılır, başka sınıfa gidersiniz, başka okula gidersiniz vb yalan ve asılsız tehditlerle öğrencileri bazı derslere yönlendirmek, öğrenci ve öğrenci velilerini kirli bilgilerle bazı derslere mecbur bırakmak, işte gericilik budur.” dedi.

Mevlüd Oruç; Türkçe Bizimdir

Son olarak Türkçe’ye de değinen Oruç, ”Türkçemizi seviyoruz. Türkçe bizim ortak ve resmi dilimizdir. Bütün Türkiyeliler Türkçemizi en iyi şekilde konuşmalı, yazmalı ve okumalıdır. Bizler Türkçenin BM kabul ettiği Resmi Diller Arasına girmesini talep ediyoruz. Bizler Türkçemizin bütün dünyada hak ettiği değeri, yaygınlığı ve saygınlığı savunuruz. Anadilimiz ve resmi dilimiz Türkçe bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır.  Biz çok kültürlülüğü ve çok dilliliği savunan, benimseyen ve yaşayan “Çağdaş Uygarlık Seviyesinin Üstüne Varmayı Hedefleyen”  bir toplum ve gelecek tasavvurumuz var. Ülkemiz de konuşulan bütün anadiller bizimdir,  ülkemizin yerli malı ve ortak kültürel değerleri ve kültürel zenginliğidir. Sayın anneler- babalar- öğretmenler, Okul müdürleri, Milli Eğitim Müdürleri, Kaymakamlıklar, Valiler, Milli Eğitim Bakanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı, Öğretmen Sendikaları, Belediyeler, Sivil Toplum Kuruluşlarını bu konuda duyarlılığa ve üstlerine düşen sorumluluğu yapmaya davet ediyorum.” ifadeleri ile açıklamasını noktaladı.

Haber-foto:nazlı hüzmeli

Share
595 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?