ÜST REKLAM

logo

reklam

ORUÇ, ÇİFTÇİLERE AŞIRI NEMLE MÜCADEYİ ANLATTI 

İlçemizde son zamanlarda nem oranın ve basıncın artmasından dolayı İlçemizde faaliyet gösteren çiftçilerin zor durumda kaldığı ve ürünlerinin zarar gördüğü öğrenildi. Özellikle de seracılıkla ilgilenen çiftçiler bu durumdan dolayı oldukça mağdur olduklarını dile getirdiler. Biz de bu durumun önüne geçilebilmesi adına Samandağ Seracılık Kooperatifi Başkanı Hikmet Oruç’la küçük bir sohbet gerçekleştirdik.  Sohbetimiz sırasında Oruç, bu durumun önüne geçebilmemin yolunu açıkladı. 

Samandağ Seracılık Kooperatifi Başkanı Oruç konuşmasında; “Olaya gözlem, teşhis ve bu durumla bir mücadele olarak bakmalıyız. İklim koşulları son 50 yıllık oranlara göre konuşacak olursak oldukça değişkenlik gösterdi. Bir yağmur yağıyor, sel götürüyor, ya da kuraklık oluyor. Mesela şu sıralar oldukça yağmur yağmakta neredeyse 1 aydır güneşin yüzünü görememekteyiz. Bu durum bitkilerin ışık ve ısı ihtiyacını olumsuz etkiliyor. Bitkinin ihtiyacı olan ışık yok ise bitki için olumsuz bir durum teşkil ediyor demektir. Yağmur yağınca da nem fazla oluyor. Bitkide görülen hastalık daha çok oluyor bu sefer daha çok ilaçlama yapmamız gerekiyor. Hepinizin bildiği gibi ilaçlama yapıldığı zaman ilacın kuruması için belirli bir süreye ihtiyaç olmakta. Ancak çok fazla nem olduğu zaman bu durum mümkün olmuyor. Yağmurlu havalarda ilaç atarsanız kurumuyor, atmazsanız da hastalık devam ediyor. Çiftçilerde bu şekilde bir çıkmaza düşüyor. Yani iklim koşulları karşısında çiftçi aciz ve bu durumda da yapabileceğimiz şeyler oldukça sınırlı.

Bu durumda yapılabilecekler arasında, havalandırmayı maksimum düzeyde yapmak, ışık geçirgenliği yüksek olan sera örtüsü kullanmak, doğru ilacı doğru zamanda doğru dozda kullanmak oldukça önem arz etmekte. Başka türlü çiftçiler oldukça verimsiz bir ürün hatta hiç ürün elde edemeyebilirler.

Yeni yeni türeyen bazı zararlı böcekler var bu ilaçlar bitkiye oldukça zarar vermekte.

Domatesi kasıp kavuruyor tamamen öldürüyor. Aslında bu noktada ilaçta kalıcı bir çözüm değil.

Farz edin ki bir çeşmenin musluğu şu damlatıyor alırsınız bir bezi o ıslanan yeri silersiniz. Ama o conta değişmedikçe tekrar tekrar damlatacak. Önemli olan contayı değiştirmek. Yani nem ortamından uzak tutmak, yani bitkinin istediği ışık ortamını sağlamak. Buda maksimum havalandırmayla, ışık geçirgenliği yüksek olan sera örtülerini kullanmakla ve sık dikimden kaçınmakla mümkün. Bitkileri sık diktiğimiz zaman bitkinin yaprakları birbirlerine gölge yapar, yeteri kadar ışın almaz, yeteri kadar hava almaz, yeteri kadar ısı almaz ve daha fazla hastalık olmasına sebep olur.  Bu bilgileri çiftçilerimizle sürekli olarak paylaşıyoruz.  Ne kadar yere ne kadar bitki ekmekleri gerektiğinin bilgisini veriyoruz.

Çiftçilerimizle beraber domates güvelerine için yapıştırıcılı tuzaklar yapıyoruz. Onlar sıcakta çoğalabilen canlılardır onun içi birkaç boyutlu önlem alıyoruz hem ilaç sıkıyoruz hemde tuzak kuruyoruz yapışkan tuzaklar ve sera ya girmesini engellemek için tül takıyoruz.  Yani onların sera ya girmesini engellemek için. Ozon tabakası deliniyor ozon tabakası delindiğinde ise zararlı ışınlarda artıyor. Ozon tabakası zaten bir filtredir dünya üzerinde o filtre zararlı ışınları süzüyor yani atmosfere girişini engelliyor. Ozon tabakası delindikten sonra zararlı ışınlar bitkilerimize, insanımıza, doğaya tabiata zarar veriyor. Buna rağmen geliyor yumurtasını o sinek tülünün kenarına koyuyor ve domates güvesi çok minikken seranın içine girebiliyor. Yani çok amansız bir zarar bir güve. Doğal düşmanları vardır tabiatın her alanında her canlının doğal düşmanı vardır. Yani tabiat zıtlar üzerine kurulmuş, doğal editörü sağlayan avcı böcekler vardır mesela bu domates güvesini yiyerek beslenen avcı böcekler de var onlarda tabiatın içinde mevcuttur. Ama bazı zirai ilaçlar son dönemde yasaklanıyor. O ilaçlar avcı böcekleri de öldürüyor. Yani farelere ilaç koyalım derken kedileri de öldürme durumunda oluyoruz. Sonrada fareler çığ gibi büyüyor baş edemiyoruz. İnsanların anlayabilmesi açısından biz kedi fare örneğini verdik. 2018 yılı çiftçiler için kötü bir yıl oldu. Türkiyedeki tarımsal alandaki girdilerin çok önemli bir kısmı yurt dışından dövizle geldiği için çok ciddi sıkıntılar yaşadık bir anda fiyatlar ikiye katlandı. Ama umarız ki 2019 isteğimiz gibi bir yıl olur tüm üreticilerle birlikte birleşik ve güzel bir örgüt oluşturabiliriz” dedi.

Haber: Ümit Dadük Sağaltıcı – Foto: Hasan Dadük

Share
123 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?