ÜST REKLAM

logo

reklam
19 Ağustos 2016

ORTADOĞU’NUN BAŞBELASI BOP’UN ÇOCUĞU İSRAİL; KÜRT HAREKETİ BU PROJENİN NERESİNDE?


Evgin Dağ
deneme15@hotmail.com

Dün, korsan İsrail’in temelini atan siyo-emperyalist sözcülerinin söylediklerinin bir tarih özetini yazmıştım. Bu sözcüler, 1904’ten bu yana Ortadoğu’da bir Yahudi devletinin kurulması ve bu devletin Arap ülkelerinin üstünde hegemonyasının olması gerektiğini savunuyorlar. Bu devlet İsrail!

Katar, Suudi Arabistan, Ürdün, Arap Emirlikleri, şeyhler, krallar… Hepsi siyo-emperyalist projenin çocuğu olan Korsan İsrail’in onlarca yıldır hizmetinde.

Bu ülkelerin omurgasızlığı gereği böyle davrandıklarını kabul ettik; peki 1980’lerin başında özgürlük mücadelesi iddiası ile silahlı mücadele başlatan Kürt siyasal hareketi, barbar ülkelerin hizmet ettiği Korsan İsrail’in genişlemesi gerekiyor denilen projeye nasıl hizmet eder?!

Korsan İsrail, ABD sözcüleri falan, Kürt hareketinin desteklenmesi gerektiğini, bağımsız bir Kürdistan’ın kurulmasının elzem olduğunu söyleyerek Kürt hareketinin sırtını sıvazlıyorlar, Kürt hareketi de bugün Menbic’te emperyalizm ile aynı safta savaşıyor.

İsrail’in kurulduğu günden bu yana sayısız katliamlar oldu, birçok ülkede mezhep savaşları devam ediyor. Ortadoğu’nun başına bir bela gibi çöken bu gecekondu ülkenin, bir ulusun yani Kürt hareketinin mücadelesini destekemesi, Kürt hareketinin de bu desteği reddetmemesi size tuhaf gelmiyor mu?

Bana tuhaf, bir o kadar da ürkütücü geliyor. Çünkü her gün çocuk genç yaşlı katleden bu gecekondu ülkenin söylediklerinin ve desteğinin tamamiyle çıkar amaçlı olduğunu çok iyi biliyorum.

Fidel Castro’nun bu durumu çok güzel özetleyen lafı vardır; emperyalizm sizi övüyorsa sizde bir puştluk var demek ki!

Emperyalizme karşı silahlı mücadele vermeyen, aksine emperyalizm ile aynı safta yer alan, emperyalizme bağımlılığın zeminini hazırlayan üsler kurdurtan, emperyalizmin desteği ile emperyalizmin beslediği İŞİD’e karşı savaşan Kürt hareketi, siyo-emperyalist projenin tam olarak neresinde bilmek istiyoruz!

Bu projenin temelinin atıldığı günden bu yana proje hayata geçebilsin diye milyonlarca insan katledildi, bu proje etnisite ve mezhep savaşlarının devam etmesi için IŞİD gibi taşeron örgütleri kurup karşınıza çıkardı, bu proje 22 ülkeyi bölmeyi, Korsan İsrail’in genişlemesini hedefliyor. Siz, bu projenin yıkımlarını, bu gecekondu ülkenin genişlemesini mi savunuyorsunuz?

Bu projenin neresindesiniz?

Share
609 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...
  • HUBRİS (KİBİR) SENDROMU HASTALIĞI

    24 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler

    Genelde siyasetçilerde görülen bu hastalık “tanrısal ego” olarak da biliniyor. İlk kez, Psikiyatrist David Owen ve Jonathan Davidson tarafından dile getirilen bu sendrom, 2010 yılında tıp dünyasının önemli dergilerinden biri olan Brain’ de yayınlanmış. David Owen ve Jonathan Davidson’a göre  sendrom bir “güç zehirlenmesi”dir.  Diktatörler, “hubris Sendromu”na özel bir eğilim taşırlar.  Demokratik ülkelerde, tekrarlayan seçim zaferleri liderlerin Hubris Sendromu hastalığına yakalanma olasılığını arttırıyor. Bu has...
  • KAPİTALİST UYGARLIĞIN FELAKETLERİ

    17 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Eğitimci - Sami ASLAN Karl Marks,19.yy’da kapitalizmin insanlığın başına getireceği felaketlerin farkındaydı. Marks, toplum yaşamının ekoloji merkezli olması gerektiğini düşünmüş, doğanın özgürleşmesini savunmuş ve insanın doğadaki güzellik yasalarını gereğince üretmesi gerektiğini savunmuştur. O günlerden doymak bilmeyen kapitalist üretimin, insan ile doğa arasındaki yabancılaşma ve çatışmayı had safhaya çıkaracağını görmüş, bu durumu tersine çevirmek için öncelikle insanlar arasındaki ilişkilerin doğru bir yöne dönüştürülmesi gerektiğini ...