ÜST REKLAM

logo

reklam
25 Şubat 2017

ÖRNEK İLHAM ALİYEV


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

 

Uzun zamandır başkanlık konusunu tartışıyoruz. Yok şöyle olacaktı, yok böyle olacaktı derken kural dışı bir yöntemi benimseyiverdik ve Recep Tayyip Erdoğan’ı başkan yapmak için kaymağı elinde bulunduran AKP’liler harekete geçtiler ve 18 maddelik bir anayasa değişikliğini meclise getirip Bahçeli’nin de yardımı ile halk oylamasına götürülmesini kararlaştırdılar. Değiştirilen anayasa maddelerine göre artık Recep Tayyip Erdoğan padişah yetkileriyle donatılmış bir kişi olacaktı. Yargıyı o belirleyecek, yargı bağımsızlığı tümden rafa kaldırılmış olacak. İstediği gibi Kanun Hükmünde Kararnameler çıkararak ülkeyi yönetebilecek. Bütçeyi o hazırlayacak. Kimi canı istiyorsa onu bakan yapacak. Meclisin üstünde bir egemenliği olacak. İşine gelmezse meclisi feshedebilecek. Bakanlar artık meclise hesap verir konumda olmayacaklar. Canı istediğinde birkaç kenti birleştirerek bölgesel yönetim oluşturabilecek. Tüm üst kademe yöneticilerini o atayacak ve atama kiriterlerini o belirleyecek. Partisi ile ilişkisi kesilmeyecek, genel başkan olarak görevini sürdürecek. Uluslararası anlaşmaları onaylayacak, büyükelçileri atayacak. Milli Güvenliği tek başına o belirleyecek, TSK Başkomutanlığını yapacak. OHAL ilanına karar verebilecek. Meclisin görevi şekli olarak sürecek ancak meclisin yaptığı tüm kanunları veto edebilecek. Hesap verme olasılığı olmayacak Yüce Divana gönderilmesi ancak 400 milletvekilinin oyu ile sözkonusu olacak. (yani olanaksız hale gelecek) Ömür boyu hukuki koruma altında olacak. Üç dönem seçilme olanağına kavuşmuş olacak. Eğitimi istediği gibi şekillendirecek. Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, Rektörleri o seçecek. Son olarak da şunu söyleyebiliriz, istediği kimseyi yardımcıları olarak atayabilecektir. Yani sizin anlayacağınız ülkeyi tam anlamıyla tek kişinin iradesi ile ve istediği gibi yönetebilecek.

Cumhuriyetle yönetilen ve demokrasinin işlediği bir ülkede bu tür yetkileri kim niçin isteyebilir bunun elbette bir yanıtı vardır olmalıdır da. Bizler nedenini sayısız kez dile getirip anayasa değişikliği peşinde koşanları her fırsatta eleştirmekten geri durmadık, durmayacağız da. Çünkü biliyoruz ki bu tür yetkilerle donatılmış bir kişi iktidar zehirlenmesine uğrar ve ülkenin başına asla altından kalkılamayacak felaketler açabilir. Tabi bunun yanında komik durumlara düşmek de vardır.

Örneğin Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, cumhurbaşkanı olduktan sonra yetkilerini az bulmuş ve tıpkı bizimkiler gibi isteklerini halk oylamasına götürerek Azerbaycan halkına kabul ettirmiştir. İlham Alivev’in istediği ve gerçekleştirdiği değişikliklere baktığımız zaman tıpkı bizde yapılan anayasa değişikliğinde sözü edilenlerle tıpkısı tıpkısına benzerlik taşımasa da büyük ölçüde benzerlikleri vardır. İşte o İlham Aliyev kendisini de ülkesini de attığı bir adımla komik duruma düşürmüştür. İlham Aliyev bakanlarının önünde eşi Mihriban Aliyeva’yı Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak atamış ve yalaka bakanları tarafından bu kararı bir süre alkışlanmıştır. İlham Aliyev’in böyle bir karar almakla ülkesini ne konuma düşürdüğünü varın siz düşünün artık. Böyle bir ülkenin uluslararası ilişkilerde dikkate alınabileceğini düşünebiliyor musunuz? Azerbaycan bizim için önemlidir. Bu yüzden de alınan bu karar hiç kuşkunuz olmasın ki bizlerin de yüzünü kızartmıştır.

Şimdi gelelim olası değil de olur da ‘EVET’ oyu çıkarsa bu yetkilerle donatılmış Recep Tayyip Erdoğan’ın nelere imza atabilme olasalığı vardır nelere bir görelim. Kızını ya da oğlunu kendisine yardımcı seçebilir. Bakanları tüm aile efradından oluşturabilir. Paralel bir güvenlik örgütü kurup başına da dünürünü geçirebilir. Tanışlarını Milli Eğitim Bakanlığı’nın en önemli yerlerine atayıp, YÖK’ü ve rektorleri en yakınları arasından seçebilir. Kadı ve Şeyhülislam kılıklıları yargının tepesine musallat edebilir. Bu durumda Türkiye’nin ne hallere düşebileceğini hiç aklınızdan geçirdiniz mi? Geçirmezsiniz elbette. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan’ın böyle bir şey yapmayacağını kendinize öyle bir inandırmışsınız ki olanları bile göremiyorsunuz. Diyelim ki yapmaz, Enerji Bakanı Berat Albayrak nasıl olmuştur da bakan olmuştur? Onun Türkiye’nin en önemli bakanı olmasını sağlayan acaba hangi iradedir dersiniz?

Sözü uzatmayalım; eğer bu anayasa değişikliği geçerse ki geçmesi uzak bir olasılık, bilinsin ki Türkiye ve Türkiye’nin geniş emekçi yığınları büyük bir felaketin içine sürüklenecek, sayısız komik durumlara düşerek de uluslararası alanda alay edilir hale geleceğiz.

Bu yüzden ülkemiz halkı belki de şimdiye kadar olmadığı bir uyanıklıkla ayağa kalkacak ve İlham Aliyev heveslilerinin ‘HAYIR’ diyerek heveslerini kursaklarında bırakacaktır. Kalan 53 gün içinde ülkemizin yurttaşlarının politik bilinci daha da artacak ve kurt işareti yaparak engeli aşacaklarını sanan Binali Yıldırım gibilerinin kulaklarına bu söylediklerim gün gelecek küpe diye takılacaktır.

 

Turgut koçak

Share
557 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • PUTİN-ERDOĞAN SALI ZİRVESİ BÖLGEMİZİ SALLAR MI?

    21 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Mehmet Yuva Bir dostum, “Cinsellik saçma bir eylemdir diyen Tolstoy’un 13 çocuk yaptığını öğrendiğimden beri kimseye güvenim kalmadı” derdi. Ancak İmam’a küserek Cami boykot edilmez. Tolstoy’un sözüne itimat etmeyerek topyekûn güven kaybı yaşanmaz. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarını eleştiren Yılmaz Özdil Barış Pınarı operasyonuna ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek verdi;  “Başka Türkiye yok. Dik dur, eğilme, yanındayız…Ecevit gibi dirayetli ol canımı ye” mesajıyla taraftar ve muhalif birçok kimseyi şaşırtmayı başardı.&nbs...
  • DÖVME ÇILGINLIĞI

    16 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Son yıllarda bir ‘dövme çılgınlığı’ yaşanıyor. Özellikle de kadınların  antik çağlardan beri bilinen bu kendini süslenme sanatı, adeta salgın bir hastalık gibi tüm dünyada hızla yayılıyor. Samandağ’ın bayanları da dövme çılgınlığının önde gidenleri. Gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine giderek daha çok insan dövme yaptırıyor. Üstelik sadece kol, bacak, omuz, sırt gibi görünen yerleri de değil, vücutların ‘güneş görmeyen’ bölgeleri de nasibini alıyor dövmeden. İyi güzel de, kiminin modaya uymak, kiminin gerçekten süslenmek ve...
  • BİR DELİNİN AKILLI TAVIRLARI

    16 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Mağaracık köyünde dünyaya bir erkek çocuk geldi. Adı Fadıl kondu… Fadıl büyüdü. Askere gitti, askerliğini yapıp memleketine döndü. Memleketine döndüğünde, bir kız beğendi.. Nişan yaptı. Kısa bir nişanlılık döneminden sora evlendi. Fadıl; zaman içinde ruh sağlığı bozuldu.. Doktora gitti geldi, şifa bulamadı. Hastalığı ağırlaştı. Delilik kıyılarında dolaşmaya başladı. Cebinde bulunan demir parayı, deniz kıyısında ki kumsala gömmeye başladı. Yeşerip boy atsın. Para ağacı olsun. Dal budak salsın.,. Meyve yerine para versin. Fadıl da böylec...
  • AYŞE BİNT EBU BEKR!

    14 Ekim 2019 Eğitim, Köşe Yazıları, Yerel

    Çok rol model bir isim vardır: Üstün meziyetler vs, ne derler? -Müminlerin annesi! Bir sürü hadis vs. Fakat... Nedense seçme hadislerdir bunlar! İşlerine geleni anlatırlar... Ben mesela anlatılmayan tarihi gerçekleri hatırlatayım: Neden mesela Hz. Fatıma’nın elinden alınan Fedek Hurmalığına karşın kendisine Bahreyn ve Basrada topraklar verildiğini? Neden mesela Halife Osman döneminde Kufelilere mektup yazdığını, onları yüreklendirdiğini ve sonrasında inkar ettiğini? Neden mesela olaylar sırasında – Umreye gidiyorum- d...