ÜST REKLAM

logo

reklam

OLMUYOR BÖYLE, AYAĞA KALKMALIYIM!


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

Editörden Ümit Sağlatıcı

umit-sagaltici

“Gazeteciler özgür ve bağımsız olmalıdır, özgürce yazabilmeli halkın haber alma hakkının önünde hiçbir engel kalmamalıdır.”

Deniliyor ya bu doğru değildir. Oturmuş bekliyoruz, alıp götürsünler diye arkamızdan açık kalan kapıdan esen rüzgârdan sallanan evinin perdeleri,  el sallıyor güle güle der gibi. Başka kimse olmaz arkandan perdelerden başka el sallayan.  Sonra, sonrası yok ki sorgudasın, hücredesin, mahkemedesin, tutuklanmışsın bilmem hangi alfabe harfi olan bir hapishanedesin,

Koğuş kalk! ile başlayan günler…

Özgürlüğümüz bunlar. Bugün için, vesselam. Hüzünleri bırakmanın günü bugündür, dün değildi yarında değildi. Bugün, hemen şimdi.

Cansız bedeni Bodrum sahiline vuran üç yaşındaki Suriyeli Aylan Kurdi ve daha başka çocuklar anneler kadınlar için ayağa kalkmalıyım.

Bu vahşi düzenin küçük mükâfatlarıyla kendini avutanlardan, kendi adıma ben olmayacağım artık.

Hayatta kaldığımız için üç yaşındaki Aylan bebeğe de, Özgecan’a da borçluyuz.

Ölenlerin ardından kendi işine bakan olmayacağım ben!

Ceset dolu denizlerde yüzen de ben olmayacağım!

Gözümü kapatıp uykuya dalmak üzereyken batıyorum. Yerin dibine batıyorum.

Bir de ülkemde kravatlı beyler İDAMI tartışıyorlar.

Her gün 5-10 ölüm yetmiyor mu ki, belli ki daha çok asmak istiyorlar.

“Kıtalardan kıtalara geçmeye çalışan yığınla insan gözlerimin içindeki karanlığa doluşuyorlar.

Yerin dibinden çıkıyorum… Gözlerimi açıyorum.

Pencereden bakıyorum hayat hep şahaneymiş gibi.

Düşünüyorum; toprağı, bitkileri ve hayvanları düşünüyorum. Bir de gökyüzüne bakıyorum. Beni biraz olsun iyileştirecek, köklerime ait bir şey bulurum diye…

Kalkıp yürüyorum.

Saatlerce yürüyorum.

İlçemin binlerce yıllık tarihi içinde gidip geliyorum. Dünyanın ve ülkemin yangınını aklıma getirmeden.

Yokuşlar çıkıyorum. Kayalar tırmanıyorum. Dere kenarlarından geçiyorum. Deniz kıyılarında dolanıyorum.

Birden ayağıma bir can yeleği takılıyor.

Hafta sonundaki kaoslu fırtınadan.

Sonra bir tek erkek ayakkabısı. Ardından bir bebek terliği. Yanında çatlak bir su matarası. Uzakta sapı kopmuş bir çanta. Çalılarda kırık bir telefon. Kumsalda patlak bir bot.

Utancını yitirmiş bir dünya takılıyor ayağıma. Edilmesi zor bir tahammül. Yapılması ayıp bir pazarlık. Yumulması çirkin bir göz.

Takılıyor takılıyor takılıyor!!!’’Şükür ki olası mümkün olan bu durum, yaşanmadı…

Umut var mı?

Çok büyük bir düşünsel çöküş yaşanıyor. Umutta bunun bittiği-tükendiği yerden çıkacak.

Son zamanlarda her kesimde düşünsel bir kısırlık var. Yeni bir düşünce kırıntısı içermeyen söylemler tezler teoriler. Buna karşın sosyalistler de var. Hem benim memleketimde hem de ülkemizde. Var, var olmasına da hani nerdeler peki?

Her ağır dönemin şartlarında bunlar değimliydi sömürüye adaletsizliklere karşı çıkan, son sözü söyleyen, nerde şimdi?

Yerküreyi değiştiren ‘’…. 17 Ekim Devrimi dünyanın iklimini kökünden değiştirdi…’’ diyen işçi sınıfı sosyalistleri değil miydi!

Nerdeler hadi çıkın davet mi bekliyorsunuz ??

En temel sorun her şeyin yeniden üretilmesi gerçeğidir. Ancak bunu yapabilenler çağımıza damgasını vurabileceklerdir. Umut mu; o işte tam buradan doğacaktır.

Hiç ses çıkarmaksızın kapıyı kapatıp salona geçtim. Çok değil, daha yarım saat önce gözlerimin önünden sıyrılıp alınan kirliliklerin üstüme döküldüğünü duyumsadım. Kitaplarım, yerdeki halı, yemek masası, duvardaki ayna, koltuklar, televizyon her şey her şey kalın bir kir tabakası altında kalıvermişti.

Korkaklık, döneklik, ihanet, olumsuz ne varsa suyun öte yakasında bıraktım.

Ey okurlarım söz bir daha geri dönmeyeceğim.

Çünkü gecenin tükenmişliğinde kendi aydınlığımı, kendim yarattım.

Tuzlu yaşımın bana bahşettiği bir zamandayım

Müsaade edin ben kalkıyorum!

Hoşça kalın.

Ümit Sağaltıcı

 

Share
643 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...
  • YAŞAMIN TEMELİ TOHUM VE TARIM

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Türkiye’de bir çok konuda olduğu gibi açlık konusunda da net, güvenilir veriler yok. Ancak yaşanan ekonomik sorunlar, halkın alım gücünün zayıflaması ile tahminen nüfusun yüzde 20’si yoksul kabul ediliyor. Yoksul nüfus oranı kırsal bölgelerde daha yoğun. Yaşamın temeli gıda,gıdanın temeli ise tohum ve tarımdır. Tarımdaki sorunları çözmeden gıda sorununu çözmek mümkün değil. Türkiye, sahip olduğu tarım potansiyeli, biyoçeşitliliği ile, dünyada en son açlık ve yoksulluk sorunu yaşayacak ülke konumundadır. Yanlış tarım politikaları ile,...