ÜST REKLAM

logo

reklam

NURİYE VE SEMİH’İN AÇLIĞINA SES VER!


Av. Ali Beyaz
deneme17@hotmail.com

Adalet öyle bir duygudur ki, seni bir parça et ve kemik yığınından daha değerli kılar. Sanıyorum ileride bu vahim eylemi bu sözlerle hatırlayacağım.

Semih’le Nuriye’yi biliyorsunuzdur. Haksız yere öğretmenlik görevlerinden ihraç edildiklerini düşündükleri için bedenlerini açlığa yatıran, yemek yememek dışında başka hiç bir eylemde (hoş bir şeyi yapmamak eylem sayılmaz da) bulunmadıkları halde “…tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri…” gibi dünya hukuk literatürünün henüz hiç görmediği bir gerekçeyle tutuklanan genç eğitimciler…

Bakın adalet çok ilginç bir duygudur. Öyle ki, kıytırık bir futbol maçında hakemin çaldığı haksız bir penaltıya bile milyonlarca insan isyan eder, kendini tutamaz küfür eder, bazen sinirden sahaya iner vs. Bu insanların neden aç kaldıklarını hala anlamayanınız var mı?

Ahmet HAKAN’IN şu sözü hiç aklımdan gitmiyor: “…ölerek hak aramaya çalışmak, ancak ölüm karşısında titreyen vicdanların bulunduğu memleketlerde söz konusu olabilir…” Gel gelelim burası İskandinavya değil.  Halkımız felsefe yapan Grekler ya da İyonyalılardan da oluşmuyor. Zaten tüp gazın sızdırıp sızdırmadığının çakmakla kontrol edildiği bir ülkede insan hayatı ne kadar değerli olabilir ki? Kaldı ki, mehter eşliğinde adeta zikir yapılan belirli kanallar dışında TV izlemeyenlerin bu eylemden bile haberleri yoktur. Haberi olanlar ise terörist muamelesi yapıp geçip gidiyorlardır.

Tarihi bilmem ama hukuk bu günleri ve bu olayı nasıl yazacak çok iyi biliyorum. Delil karartılmasın, tanıklar üzerinde baskı oluşturulmasın, yurtdışına kaçılmasın diye var olan tutuklama tedbirinin; “…tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri…” gibi hala idrak etmekte sıkıntı yaşadığım bir gerekçeyle nasıl cezaya dönüştürüldüğü anlatılacak hukuk fakültelerinde. İdari işlemle yapılması gereken ve bu sayede yargı denetimi mümkün olan ihraçların, sırf yargı denetiminden kaçırılması amacıyla OHAL KHK’ larıyla nasıl yapıldığını anlatacaklar genç hukukçulara. Sırf yine yargısal denetimden kaçınmak adına sadece OHAL süresince geçerli olan OHAL KHK’larıyla bir ömür boyu sürecek ihraçlar, dernek-vakıf kapatmalar, gazete-TV kapatmaların nasıl yapıldığını yazacak hukuk kitapları.

Aynı kitaplar yargıyı da yazacak. Kanunun açık hükmüne rağmen mühürsüz oyları geçerli sayan YSK’yı, aslında OHAL KHK’sı niteliği bulunmayan ama iktidarca OHAL KHK’sı olarak adlandırılan idari işlemleri sırf denetlememek için “OHAL KHK’sıdır bu denetleyemeyiz” diyen yüksek mahkemeleri, tutuklamazsa tutuklanacağını ya da en iyi ihtimalle ihraç edileceğini düşünen, vicdanı ile istikbali arasına sıkışmış sulh ceza hâkimliklerini, tutukluluk için hiç bir sebep ve tek bir delil bile yokken, ilk tahliye kararını vermekten çekinip diğer mahkemeleri bekleyen Ağır Ceza Mahkemelerini yazacak hep.

Bugün 139 gün… Ve ne yazık ki onların, gencecik eğitimcilerin, bırakın bütün bunları görebilecek ömrü, yaşayacak çok fazla vakitleri dahi kalmadı…

 

 

 

 

 

Share
537 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TURGUT ÖZAL’I ÖVEN CHP

    20 Eylül 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Bir süre önce CHP’li Yenimahalle Belediyesi, açtığı kültür merkezine "Turgut Özal" adını koymuştur. Belediye başkanı Fethi YAŞAR ve CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU, kültür merkezinin açılışında birer konuşma yaparak Turgut Özal’a methiyeler düzmüşlerdir. Bu nasıl bir ikiyüzlülük? Kültür merkezine ismini verecek başka değerli büyük insan kalmadı mı? Sayın Kılıçdaroğlu; Turgut Özal’ın 10 Eylül 1986 tarihinde “geçinemiyoruz açız” diyen işçiye “senin oyuna ihtiyacım yok, hadi yürü kime oy verirsen ver” dediğini hatırlıyor mu acaba? Bugün...
  • KADIN CİNAYETLERİ

    30 Ağustos 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Kadın cinayetleri çok çoğaldığı günümüzde, yeni arayışlar içine girmek yerine, sonuçlar üzerinde durulduğu, cinayetlerin sebepleri üzerinde kafa yoran yok. Herkes idamdan söz ediyor. Canilerin yetiştiği ortamı, aldığı eğitim türü ve niteliği üzerinde düşünülmesi gerektiğini söylemeliyim. İdam cezasının Hukuki yönü ile ilgilenmiyorum. Onu hukukçu arkadaşlar düşünür. Ancak kadın cinayetlerini işleyenler yazılı ve görsel basına yansıdığı kadarıyla, 20yıllık zaman diliminde 15.000 kadın cinayeti işlenmiş olduğu ifadesi yer alıyordu. Varsaya...
  • SORU ÇEŞİTLERİ

    28 Ağustos 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu gün ahmak üzerinde düşünmeye çalışacağım. Ahmak nedir, ne değildir? Sorularına yanıt arayacağım. Ahmak sözcüğünün sözlük anlamı:. Aklını gereği gibi kullanmayan, bön, budala, aptal:’’ Ahmak misafir ev sahibini ağırlar.’’  Atasözü. Bir diğer örnek; ’’Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez.’’ Başka bir örnek; ‘’Nerede zekâ umarsak orada ahmaklıkla karşılarız.  – A. Ş. Hisar. ’’TDK Cilt 1, Sayfa: 49 Memlekette kaç tane ahmak var? Bulunacağı var saydığımız ahmakların kaçi okumu, kaçı cahil çıkar. Okumuş ahmaklar ne iş yapıyor...
  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...