ÜST REKLAM

logo

reklam

NOT: BİR DOST


Hüsamettin Kazan
deneme18@hotmail.com

 

‘’İnsanların yargılarını ( önyargılarını) değiştirmek; atomu parçalamaktan daha zordur.’’ düşüncesi Einstein’a aittir.

İnsanların  yargı- önyargı- fikir değişimi atomu parçalamaktan daha zor mudur?

Evet. Atomu parçalamaktan daha zordur.

Atomu parçalamak 2017 dünyasında çok kolay bir durum olup; abartılacak bir şey de değil. Bilim çalışmaları nesneldir. Ve tekrarlanabilir. Aynı koşullarda aynı basamaklar takip edildiğinde aynı sonuçlara ulaşılır. Atomu parçalamak için ‘’sadece’’ nasıl parçaladığını bilmek ve aynı koşulları sağlamak gerekiyor.

Bu bilgilere sahip olan herkes atomu parçalar mı?

Evet, parçalar.

Madem bu kadar basit niye ülkemizde yok?

Bu bilgiler güçlü devletlerin tekellerinde olduğu için. Başka bir deyişle; bu bilgiler dünyanın güç merkezlerindedir. Bu merkezler bilginin dışarıya sızmasına, öğrenilmesine, pratikte uygulanmasına, ellerinden geldiğince izin vermezler.

Bilgiyi korumak için yapmayacakları şey yoktur. Bilgi güç demektir ve güç, yani bilgi paylaşılmamalı… Başka ülkelerin eğitim, siyaset medyasına sızarlar; onlarca yanlış bilgi ile zihnimizi yorarlar. Bırakın ülkemizde atomu parçalamayı düşünmeyi, mantıklı üç cümle kuramayacak hale getirirler. Baktılar ki; zihinleri meşgul etme işe yaramadı, çalışmalar yapıldı,gelişmeler kaydedildi. O zaman da ülke içi muhalefet güçlendirilir. Ayrıştırmalar yapılır. Ve neticede iç çatışma ortamları hazırlanır. İç çatışma ortamında istediklerini elde edemezlerse  dış müdahale de yapılabilir. Dünyanın güç odakları, ‘’dünyayı kurtarmak’’ gerekçesi ile harekete geçerler.

Anlaşılacağı gibi atomu parçalamak çok kolaydır. Peki, insan yargılarını değiştirmek o kadar kolay mı? Hayır. Zor. Çok zor. Çok çok zor…

Dinler tarihinden bir bilgi; ‘’Yaratan; insanlara, yüz yirmi dört  bin rehber (124000 resul) göndermiş. Neden?  Alışageldikleri kanıları bir daha değerlendirmeleri için. Rehber eşliğinde kanılarını değerlendiren insanoğlu rehberin yokluğunda ‘’aynı tas, aynı hamam’’ devam ediyor.

Kolay mıymış kanı değiştirmek?

Fikirlerin zamanla değişmesi gerekiyor mu? Kesinlikle değişmesi, dönüşmesi gerekiyor. İnsanın, insan kalması ve gelişmesi için bu değişim dönüşüm şart.

Fikirlerin değişimi aklın ikna olması ve kalbin teyit etmesine bağlıdır.  ‘’Aklen ikna olduğumuz, kalben de huzursuz olduğumuz durumlarda fikir değişimi vardır.’’ diyemeyiz. Pazarlamacıların ikna kabiliyeti yüksektir. Buradaki alış-veriş bir fikir değişimi olamaz.  Fikirler, kanıları; ile hayatımıza yön verir. Birinin hakkında kanılarımız  solcu –sağcı –Müslüman- Hıristiyan minnina (yeni kavram) Harbiyeli -Samandağlı -Sutaşılı – Tekebaşılı-Mağaracıklı- çarşılı vb.  onunla ilgili tutum ve davranışlarımızı etkiler.  Ayrıca bunlara parti ayrımları- takım ayrımları, meslek ayrımları da eklenebilir. Kişi şu partindense ayrı, bu partindense ayrı;  Polis ise ayrı, öğretmen ise ayrı, kaymakam ise ayrı zengin ise ayrı, yoksul ise ayrı tutum ve davranış sergileriz.

Bu davranışları şekillerinden fikirler değil midir? Evet fikirlerdir. Değişmesi mi gerekiyor? Kesinlikle değişmesi ve dönüşmesi gerekiyor?

Her yerde bir üst akıldan söz edilir. Samandağ’ı yöneten bir üst akıl var. İnsanların kümeler halinde olmasını isteyen ama bütün kümelerle kesişen bir üst akıl.

Daha önce yazdığım bir yazımda benim açımdan çok önemli bir çıkarımda bulunmuştum. Bu yazım  internet ortamında onbine yakın bir okuma oranına ulaştı. Ancak  site güncellenirken bir daha yazımı göremedim.

‘’ Yeni sömürü düzeni böyle… Efendin, kendinden biri olacak; senin gibi konuşacak, senin gibi ibadet edecek, bundan dolayı onu kendin gibi göreceksin ve ona bağlılık sergileyeceksin. O da; onu, sana ‘’efendi’’ yapanlara ‘’bağlılık’’ gösterecek…(  ‘’Beyaz Aleviler’’ başlıklı yazımdan)

Üst akıl ve üst akılların üst akılları böyle yönetiyorlar. Bu durum var mıdır.İsim ve örnek verebilir mi? Bu duruma örnekler veya isimler verilebilir de  verilemez de .  Ancak işin mantığı anlaşırsa herkes örneklemini kendi bulunduğu çevreden bulabilir.

Şimdiye kadar yazılarımda kişi, şahıs ismi yazmadım. Yazmayı da düşünmüyorum. Zaman zaman şunu yaz, bunu yaz diyen ‘’iyi niyetli!!!’’ kişilere de ‘’sen niye yazamıyorsun?’’ dediğim zaman da bir cevap alamıyorum.

Kelimeyi halusa;  evet fikirlerin değişimi çok zor. Aklımızın yetmediğinden, kalbimizin hissetmediğinden değil; olduk olmadık şeyler ile aklımızın köreltilmesinden, kalbimizin pas tutmasından.

Ve bunları içimizden birileri yapıyor.

Not: bir dost

 

Share
897 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...