ÜST REKLAM

logo

reklam

MUHARREM AYI VE KERBELA KONUŞULDU

İlçemize bağlı Tekebaşı Mahallesinde Sezer Gümüş ev sahipliğinde Tekebaşı Çok Amaçlı Belediye Salonunda Muharrem Ayı ve Kerbela konulu panel geçtiğimiz hafta gerçekleşti. Dini kanaat önderi Şeyh İbrahim Kanadlı ve İmam Ali (a.s.) İnanç Ve Kültür Derneği Başkanı Şeyh Sadık Açıkgöz ün konuşmacı olduğu panel 7’den 70’e kadın erkek herkese açık bir platformda gerçekleşti. Kanaat önderi Şeyh Yılmaz Esmer ve Ali Kayıkçı’nın da katılım gösterdiği panelde açılış konuşmasını Tekebaşı Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Boks Antrenörü Sezer
Gümüş yaptı.

Gümüş konuşmasına katılımcıları selamlayarak, “burada bulunma sebebimiz Kerbela’da yaşanan acıları anlamak ve kavramak için burada bulunmaktayız. Bu anlamda bilgilerini bizimle paylaşacak olan dini kanaat önderlerimiz değerli hocalarımıza, bizlere bu kıymetli zamanlarını ayırdıkları için teşekkürler ediyorum. Siz değerli misafirlerimize ve tüm konuklarımıza zahmet edip buraya kadar geldiğiniz için ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Ben konuklarımıza sözü bırakmadan önce bir şey paylaşmak istiyorum. Sorularınız olacak özelikle Kerbela ile ilgili. Panelimize katkı sunmak veya soru sormak isteyen dostlarımız toplantının sonunda sorularını sorabilirler” dedi.
Şeyh Ali Kayıkçı, panelde Kuran’ı kerimden ayetler okurken Şeyh Yılmaz Esmer konuşmasında aşura günü muharremin 10. Gününe isabet etti. Hz. Hüseyin A.S Melun yezit tarafından L.A Halbuki aşur Hz. Nuh a.s Zamanından beri var. Ama bu gün Hz. Hüseyin katledildi bu yüzden şiiler matem günü tutarlar. Ama sitem etmek lazım bizim mahalle 10 bin kişi var. Bu akşam bu salonun bizi sığmaması gerekir, hatta dışarı taşmamız lazımdı.
Ama Allah bu Kardeşlerimizi ıslah etsin, şimdi gidip baksan hepsi diziler ve evlenme programlarını izlemek için televizyon karşısında geçmişler. Kadın evli olsun erkek olsun gözleri yine evlilik programında. Allah bize onlardan sabır versin. Gelin bakalım dininizi, geçmişinizi öğrenin. Şeyhler bize göstermiyor öğretmiyor demekle olmuyor işte. Gelip sordunuz mu, kapılarını çaldınız mı, hiç öğretmediler mi size!”diyerek sitemde bulundu.
Sözü Şeyh İbrahim Kanadlı’ya bırakan Şeyh Kayıkçı, katılımcılara teşekkür etti.
Şeyh Kanadlı sözüne Kurandan ayet okuyarak başladı. Şeyh Kanadlı, toplantıyı düzenleyen hak yolunda mücahitlik eden Sezer Gümüş’e teşekkür ederken; “biz bilimsel olarak bu kültürün geçmişini araştırdık. Ben kendimi biraz tanıtayım. Normalde ben bu ilçeden değilim, ben anne tarafından Zeyfa giller vardır. Önce şeyh olmak için baba şartı yoktur. İlim ahlak edep şartı vardır. Hz. Ali (s.a.v) dediği gibi birçok şiirde de bundan bahsetmektedir. Fakat şunu söylemek istiyorum Suriye’de ilahiyat fakültesi Ehlilbeyt İlimleri 3ala Mezhep El Şia’da 4 yıl okudum. Daha sonra Lazkiye’de hocalarımız vardı çok alim şeyhlerimiz. Antakya’da ve Mersin’de maalesef onların alimliğine ulaşacak kimse yok. Çünkü onların eğitim imkanları bizden daha çok, biz bundan yoksunuz.
Daha sonra Türkiye’de İlahiyat bölümünü okudum. Şuanda da Sosyoloji Bölümünü okuyorum. Dolayısı ile din konusunda elimizden geldiğince en derinlemesine bir araştırma yapmaktayız. Benim alanım DİN bu konuda severek devam ediyorum.
Toplumumuz birçok sorunu var. Hiç kimse toplumun bu halinden memnun değil, herkes şikayetçi.
Değil mi?

Hiçbir şey manevi anlamda din anlamında doğru boyutta yürümüyor.
Peygamber efendimiz diyor ki. Bir toplum kendi algılayışını düşünce sistemini zihniyetini değiştirmedikçe,diyor ki Allah’ta Onların Kaderini değiştirmez. Gidişatını değiştirmez. Ve yüce rabbim bir kavme bir bela göndermek istiyorsa o belanın dönüşü olmaz tabi o toplum bunu hak ederse.
Bazı şeylerin dönüşü olmaz ama algımızı değiştirmemiz lazım.
Bazı etütlere de öğretmenlik yapıyorum. Çocuklara soruyoruz Hz Fatıma’yı, Hz. Hasan’ı, Hz. Hüseyin’i 12 Ehlibeyt imamını tanıyor musunuz? Çocuklardan çıt yok. Bilen yok.
Alevi misin diye soruyorsun evet aleviyim diyor!
Alevilik nedir, diyorsun çıt yok?
15 yaşındaki çocuklar bunlar biraz daha büyüyünce sorsanız onlardan da cevap beklemeyiz.
Şeyh Hasanel-Mekzun es-Sincari’nin çok güzel bir sözü var. Müslümanları 5 ayıran bir kitabı var inşallah kitabın Türkçe çevirmesini de yapacağız.
Diyor ki ‘bir insanın anne baba tarafından Müslüman olması Allah tarafından hiçbir kıymeti yok. Peki eğer araştırarak yakin anlamda gerçek anlamda Müslümansa bir anlamı ve değeri vardır. Ama taklidi anlamda olmaz.’
Mevlana Sadık ise ‘2 şey vardır insanları helak eden; 1 – Hiçbir bilgiye doğruya dayanmadan kendi doğrultusunda fetva vermek. 2. İse bilmediği bir dine tabi olman.”
Ne olursan ol bu böyledir. Senin doğru bir dine tabi olman hiçbir şeyi ifade etmiyor. Çünkü sen dini araştırmıyor bilmiyorsun. Sen bu dine bu halinle büyük bir belasın şuanda Sahte Müslümanların islama bela olduğu gibi”dedi.
Terörün peşinde sionizim ve emperyalizim olduğunu ve Kerbala olayının da tüm gerçeklerini Muaviye’nin ve yezidin l.a yh.z Hüsyn e yaptıklarından da bahseden
Şeyh Kanadlı, katılımcı herkese teşekkür ederek sözü Şeyh Sadık Açıkgöz’e bıraktı.
Şeyh Açıkgöz “öncelikle bu organizasyona katıldığınız için hepinize teşekkür ederim. Keşke herkes Sezer hocamız gibi böyle toplantılar gibi yapsa. Burada iki konudan bahsetmek istiyorum. Hz. Hüseyin ve Kerbela’dan bahsederiz.
1.Din kültürü 12 sınıf kitabından bahsetmek istiyorum.
Bu yüzden kitabı yanıma getirdim. Kitabı neden yanıma getirdiğimi bahsedeyim, din kültürü ve ahlak bilgisi dersi 1920 yılından itibaren T.C devletinin gözetiminde verilmekteydi. 50 yıldan bu yana yasal güvenceye alındı. Sonrasında 2010 yıllından itibaren de kısaca geçiyorum din kültürü kitaplarında farklı inançlara mensup insanların inançları tanıtılmaya başlandı.
Sadece süni kaynaklara değil ne varsa hepsi tanıtılıyor.
Bu kararı aldı T.C Ve Mili Eğitim Bakanlığı. Bu kararı ne zaman aldı 2013-2014 eğitim öğretim döneminde.
2013 kitapları basıldığında Nusayrilik yani bizim cemaatimiz tanıtılmaya başlandı. Kimi bizi Hatay, Mersin, Adana sayıları yaklaşık 2 milyonu aşan Alevi Cemaati mi?, Nusayri olarak mı kabul eder, İster Arap ister Hasibi kabul edin. 2013 kitaplarında okutulanlar çok doğruydu. Diyor ki kitaplarda bu cemaatin ilahları rableri Allah’tır. Peygamberleri H.z (a.s.v.s) Muhamed’tir. Kitapları Kuran Kerimdir. Bu insanlar çokça hayır yaparlar bu insanlar namaz kılar haça gider çokça o doğru anlatımlar vardı ama. Özelikle çocuğu okulda okuyanlar bunu çok iyi biliyor bu sene müfredat değişti. Müfredat değişince de din ve ahlak bilgisi dersi değişti. Özelikle bu kitabı getirdim çünkü bu kitabın içerisinde nusayrilik için yazılanlar bir birinden farklı içerik olmaya başladı.
Yani geçtiğimiz yıllarda anlattıkları Nusayriler ile bu yıl anlattıkları Nusayrilik tamamen çok farklı. Bakın 12. Sınıf olanlar hemen kitabı eline alsınlar farklı yayınlardan çıkan kitaplar var özgün yayınların kitabı.
Şu anda okullarda ders kitabı olarak okutuluyor sayfa 72. Bu sayfada Nusayrilikle ilgili çok sıkıntılı açıklamalar var. Demiş ki; ‘Muhammed bin Nusayri tarafından kurulan ve Hz. Ali’nin ilahlaştırıldığı mezheptir demiş. Bakın geçen yıl Nusayriler için diyordu ki, rableri Allah’tır. Bir olan Allah’a inanırlar. Nusayriler Allahın varlığına ve birliğine ve Hz. Muhammed Mustafa’nın peygamberliğine ve birliğine inanırla. Ama bu sene öyle demiyor ‘bunlar Allaha inanmazlar’ diyor. Onların rableri Ali’dir diyor. Mezheplerinin kurucusu da Muhammed Bin Nusayri diyor. Bakın Muhammed Bin Nusayır bir mezhep kurmadı Muhammed bin Nusayri İmam Hasan El Askerinin hak bağıydı. İmam Hasan El Askeri’den öğrendiği sırları ilimleri kendisinden sonra gelenlere öğreti. İmam El Askerinin öğretisi İmam Alinin Öğretisi İmaam Alinin Öğretisi ise Hz. Muhammed’in öğretisi yani bir mezhep kurmadı.
Devamında diyor ki mezhebin kurucusu Muhammed Bin Nusayır kendisinin peygamber olduğunu vurguluyor. Yani diyor ki bu Nusayriler varya Nusayriler Hz. Muahmedin değil Muhammed Bin Nusayrinin peygamberliğine inanıyorlar.
Bakın geçen yılki müfredata Nusayriler Hazreti Muhamed’in peygamber olduğunu söylediler. Bu yıl ne oldu. Muahmmed bin nusayr oldu.
Geçen sene rabbimiz Allah’tı bu sene kim oldu Ali oldu.
Müfredatta çok önemli değişimler var.
Sonra diyor ki Nusayrilerde ki inanç Hıristiyanlarda olan testis inancı gibidir. Ne demek Hıristiyanlardaki gibi bir testis gibi öyle bir inancımız yok. Sonra diyor ki namaz Nusayrilerde sadece duadan ibarettir, oruç onlarda sessizliktir, zekat onlarda namaz kılmaktır. Zekat vermezler oruç tutmazlar. Namaz kılmazlar, hac ise Nusayri liderlerinin mezarlarını ziyaret etmektir.
Tamimiyle islamın öz farzlarını bir kenara koyup bizim kendi inancımızla hiçbir şekilde örtüşmeyen bilgiler bu seneki kitapta yer almıştır. Geçen seneki kitaplar ile ve bu sene arasında çok ciddi faklar var.

Bizler bu amaçla derneğimizde bununla ilgili bir basın açıklaması yaptık. Bizler bu konuya itiraz ediyoruz . Biz diyoruz ki Nusayrileri anlamak tanımak isteyen Nusayri hocalara gelecek. İbn teymiyenin verdiği fetvalar üzerinden kitap yazmayacaklar. Nusayrileri ya da bölge Arap Alevilerinin inançlarını tanımak isteyenler bu toplumun şeyhlerinden dini önderlerinden öğrenekler bunu bu kitaplarından öğrenmeyecekler, akitlerinden öğrenecekler.
Eğer bizim inancımızı öğrenmek istiyorsan bizim kendi kitaplarımıza bakmaları lazım.
Ha biz burada şu mesajı vermek istiyoruz sizlere. Hepiniz çocuklarınızı okullara gönderiyorsunuz.
Gönderdiğiniz zamanda şunu düşünüyorsunuz okulda verilen bilgi 100% doğrudur. Sen bu inançla okula gönderiyorsun çocuğunu.
Liselere artık karışık puanla gidiliyor . Çocuğunuzun yanındaki öğrenci sunni de olabilir.
O. Öğrenci diyecek ki çocuğunuza aa senin rabbin Ali, benim rabbim Allah. Benim peygamberim Hz. Muhammed sen Muhammed Bin Nusayriyi kendine peygamber etmişin. Dediği zaman bu çocuk nasıl cevap verecek. Bizler diyoruz ki bu kitaplar acilen toplanmalı eğer inancımızı anlatacaklarsa geçen yıl ki gibi müfredatta olduğu gibi gerçek bilgi versinler. Bizim amacımız hedefimiz olmalı özelikle şu günlerde” dedi.
Şeyh Açıkgöz’ün, İmam Hüseyin, Muahrem Ayı ve Kerbela olaylarını da anlatan konuşmasından sonra vatandaşlar tarafından sorular cevaplandı.

Haber – Foto: Ali Doğru

Share
484 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+5 = ?