CAN: NEDEN MEMLEKET PARTİSİ – 2 “MUHALEFET NEREDE?” - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

ankara escort

Şişlide Gece Hayatı

şişli escort

bahistapot.comekbonus.comlinkegit.com

SON DAKİKA

CAN: NEDEN MEMLEKET PARTİSİ – 2 “MUHALEFET NEREDE?”

Bu haber 04 Haziran 2021 - 9:11 'de eklendi ve 223 kez görüntülendi.

İlimiz genelinde 15 ilçede örgütlenen Memleket Partisi (MP) HATAY Kurucu İl Başkan Danışmanı Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Uzmanı Ufuk CAN, muhalefetin etkin olmadığına dikkat çekti, CHP’yi bombardımana tuttu.  

Maalesef Türkiye’de çok ciddi bir iktidar sorunu vardır, etkin olmayan muhalefet ise bu iktidarın değirmenine pasif siyasetiyle su taşımaktadır. Bu sorun olduğu müddetçe AKP hükümeti ömrü billah başımızdan gitmeyecektir. Bir partinin politikalarını belirleyen PM (Parti Meclisi) dir ve PM partinin politikalarının belirlendiği aile mahremi gibidir. PM’de demokratik usullerle yönetilmelidir illaki bir gurubun görüşüne diğer bir grup muhalefet edebilir ve fikrini açıklayabilir. Muhalif fikirlere saygı duymamak, eleştirilere kulak tıkamak kendi gibi düşünmeyenleri ötekileştirmek parti içindeki kavgaların fitilini ateşler ve partiyi kamuoyu önünde tartışılır konuma düşürür. Tıpkı Sayın Kılıçdaroğlu’nun tabiriyle ‘Atatürk’ün CHP’si değiliz’ söylemiyle partiyi eski ve yeni CHP’ler olarak kavram kargaşası yaratması, partimizdeki ahengi bozması gibi.

Yeni-CHP (Y-CHP) yönetiminin yıllardır yaptığı işte tam olarak budur. Yıllardır Y-CHP’lerin alıştığı ve bizlerin kabul edemeyeceği sistem tamda şöyle işliyor; vatan elden gitmiş önemli mi? Amaç asrın lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun iki dudağının arasından Milletvekilliğini kapmak. Birileri Mustafa Kemal Atatürk’e hain demiş önemli mi? Sesimi çıkarmam belki 1-2 oy fazla gelir. Milletvekili olma hayali bütün mekanizmaya ağır basıyor. Y-CHP’de demokrasi mekanizması ise şöyle işliyor. Genel Başkan belediye başkalarını ve il başkanlarını seçiyor. Belediye ve il başkanları kongreleri ayarlıyor, delegeleri belirliyor. Delegeler kendilerini belirleyen genel başkanı seçiyor. Genel Başkan parti meclisini belirliyor. Parti Meclisi genel başkanın ağzının içine bakıyor. Tam bir feodal sistem işliyor. TBMM’de ise Y-CHP’lilerin hali tam traji komik bir hikâyeden ibaret. Danışmanlarından birkaç sosyalist söylem yazılı kağıt kapan Milletvekilleri kürsüye çıkıyor AKP ve MHP grubuna giydirdikçe giydiyor. Genel kurul ara veriyor birde bakmışsınız birbirlerine ekranlarda dere tepe düz gidenler Milletvekili Lokantasında karşılıklı aynı masada yemek yiyor. Kariyer ve liyakat sahibi tırnaklarıyla kazıyarak o makamlara gelen gerçek CHP’liler ise en ufak boşluklarında yemek yemek yerine sahalardaki ve meydanlardaki eylemlere koşuyor hak arıyor, hukuk arıyor adalet arıyor. Zira bunu eleştirilerimi parti kimliği ile yapsaydım çoktan disiplin dosyamı hazırlamaya başlamışlardı. Yıllardır çalıştığım PM üyesi CHP’li Milletvekillerimizle parti yönetimini ve politikalarını üst perdeden yapıcı eleştirilerimizi seslendirmemize rağmen muhalif yaftası yedik. Halkımızın sorunları, yerel ve genel sorunları AKP’nin topuyla değil, kendi politikalarımızı geliştirmemiz gerektiğinin altını çizdik, siyaseti kapalı kapılar ardında ahbap çavuş ilişkisiyle değil karanlık sokaklardan önü aydınlık meydanlara çıkacak sahada yapmamız gerektiğini savunduk. Fikir, söylem ve eylem birliği istedik.

Halka değmek istedik, tabanımızın sesini dinlemek istedik, tüzüğümüzü değiştirmek istedik, her daim ön seçimi savunduk. Halkta karşılık bulan tertemiz üyelerimizden yerel ve genel seçim adaylarını belirlemek istedik. Olmadı izin vermek bir yana, hiçbir milletvekilimiz ve pm üyemizin görüşü alınmadan ne olduğu belli olan Devlet Bahçeli ile görüşüldü, Ahmet Davutoğlu ile istikşafi görüşmeler yapıldı, Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ile görüşüldü, ‘Saraya soytarılar gider’ denildi Saraya gidildi, siyaseti halkla birlikte yapıp, halkı meydanlara ve sokaklara indirecek, gerektiğinde halkının oylarına canı pahasına sahip çıkabilecek bir duruş sergilenmedi. Tüm bu yaşananlarda ne milletvekillerimizin nede pm’nin görüşü alındı neler yapıldı o görüşme ve toplantılarda hala kimsenin haberi yok. CHP kimsenin babasının çiftliği değildir bizlere tıpış tıpış Ekmelettin için sandığa gideceksiniz diyemezsiniz, hele hele sandığı boykot kararı alan üyelerimize ‘Gidin oyunuzu AKP’ye verin’ hiç diyemezsiniz, olağanüstü kurultay taleplerini dile getirenleri kapının önüne koymakla tehdit etme cüretini göstermeyi hangi demokrasi, hangi adalet kavramıyla bağdaştırıyorsunuz. Sonuç mu %25 +2 -2 bandından yıllardır çakılı olan bir oy oranı.

Gelelim sebebe;” dedi.

(Devam Edecek)

Haber – Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı