MİNYATÜR FAŞİZM - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

ankara escort

Şişlide Gece Hayatı

şişli escort

bahistapot.comekbonus.comlinkegit.com

sanal ofisweb tasarım ankaraistanbul travestileri
SON DAKİKA

MİNYATÜR FAŞİZM

Bu haber 05 Eylül 2016 - 12:15 'de eklendi ve 265 kez görüntülendi.

Geçen Cuma günü belediye meclis salonunda Eylül ayı olağan toplantısı gerçekleşti. Bu toplantıda halkın vergileri ile maaşı ödenen bir zat-ı muhterem, basına yönelik bir saldırı gerçekleştirdi.

Basına yapılan bu saldırı, aslında Samandağ’da yaşayacağımız karanlık gelişmelerin, faşizmin karanlık dehlizlerinin Samandağ’da tuğla tuğla örüldüğünün, şiddetin resmi bir kurumda meşrulaştırıldığının en hafif belirtisiydi.

Daha önce Abdullah Cömert Parkında sebze satan kadınlara el kaldıran, tehdit eden zabıtalar hakkında hiçbir hukuki işlem yapmayanların, muhalif basına yapılan bu saldırı için de işlem yapacaklarını sanmıyorum.

Çünkü; Samandağ’da herkesi kendi çizgilerine göre diyazn etmek isteyen, muhalif sesleri hizaya çekmek veya kısmak isteyen bir zihniyet var.

Bu zihniyet daha önce de herkesin meşru hakkı olan yolun yaptırılması meselesinde yerel yönetimi protesto eden, bu protestoyu da demokratik çerçevede gerçekleştiren Tekebaşı halkına karşı mesnetsiz iddialarda bulunarak, halkı tamamen faşizan bir tutum ile terörize etmişti.

Geçen hafta da Tomruksuyu halkına “buramıza kadar geldi. Biz istesek kamulaştırma yaparız”  diyerek halkı üstü kapalı tehdit eden yine aynı zihniyetti.

Şimdi de onları öven, methiyeler düzen, açtıkları yoğurt kabını bile büyük bir açılış merasimi gibi göstererek “halka hizmet ediyorlar” algısı yaratan havuz medyalarının aracılığıyla muhalif basına şiddet uygulayarak muhalif basını susturmaya, sindirmeye çalışıyorlar.

Nazi Almanyasının, Mussolini İtalyasının minyatür hali olan bu uygulamaların yarın öbür gün direkt halkı hedef almayacağının garantisini kimse veremez.

Ki bu meclis toplantısında basına yapılan saldırı, aslında halka da yapılmış bir saldırı idi. Çünkü halka haber veren, yerelde ve genelde yaşanan gelişmeleri aktaran basındır. Halka haber vermekle mükellef olan basının sesi kısılırsa satılacak olan parselleri, peşkeş çekilecek olan ihaleleri, halkçı emlakçı belediyecilik işlerini nereden duyacaksınız?

Basına şiddet uygulayarak basının susturulmaya çalışılması faşizmin minyatürleşmiş, yerele sinmiş halidir. Bu minyatürleşmiş faşizme ses etmeyen, hukuk çerçevesinde gereğini yapmayan herkes, minyatür faşizmin yoluna parke taşı döşeyerek hizmeti peyzaj çalışmasından ibaret sananların değirmenine su taşımaktadır.

Yasal çerçevede bir tepki gösterilmedikçe bu saldırının burada duracağını, minyatürleşmiş faşizmin daha da büyümeyeceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Samandağ’da farklı düşünen her sesi kısmak, susturmaya çalışmak faşizan bir pratiktir.

Siyasi yelpazenin solunda durduğunu iddia eden, halkçılık iddiası ile yönetime talip olanların özgür, sorgulayan düşünceden korkması sol değerler ile bağdaşmaz. Eleştirilecek, sorgulanacaksınız; eleştiri ve sorguya tahammül de edeceksiniz!

Eleştiri ve sorguya tahammülünüz olmazsa, Benito Mussolini’in gençlik yıllarında sosyalist kimliğinden uzaklaşıp İtalya’da faşizmi tesis ettiği gibi sizde hızla faşizme doğru koşar adım gidersiniz -ki yavaş yavaş gidiyorsunuz- ama SSCB ve bütün Avrupa halkları nasıl ki Hitler’i ve Mussolini’yi alaşağı etti ise Samandağ halkı da sizi alaşağı eder bunu da unutmayın!

Bugün emperyalizmin hedef aldığı ve seksen ülkeden devşirdikleri paramiliter unsurlarla saldırdıkları Suriye’de bile savaş ortamında olunmasına rağmen muhalif basın susturulmuyor.

Çünkü sosyalizmin halkçılık çerçevesinde, halka karşı şeffaf olunması noktasında, sol değerlerin gerektirdiği gibi yapılması gereken budur.

Muhalif basına şiddet uygulayarak, muhalif basının susturulması üzerinden halkı sindirmek, dünyanın hiçbir yerinde kabul edilecek bir pratik değildir. Bu pratiğin özellikle Samandağ’da minyatür faşizmin eli ile zuhur ettirilmesi asla kabul edilemez!

Size iki tavsiyemdir; iki gömlek üst üste giyilmez, şu an iki gömlek giymiş durumdasınız. Biri solculuk gömleği öbürü de faşizmin kirli gömleği. Üstünüzde birini bırakın!

İkinci tavsiyem de Halkçı belediyecilik laf ile olmaz. Halkçı belediyecilik Ovacık Belediyesi gibi olur. Faşizmin kirli gömleğini çıkarırsanız şayet, size Ovacık Belediye Başkanı Mehmet Fatih Maçoğlu’nu örnek almanızı tavsiye ederim.

Olmaz diyorsanız o zaman sol gömleği çıkarı bari o temiz kalsın!

 

 

 

 

Evgin Dağdeneme15@hotmail.com