ÜST REKLAM

logo

reklam

MİNE G. KIRIKKANA’TA SALDIRI İDEOLOJİKTİR


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

Sohbet Köşesi  Hasan Yavaş

Çünkü Kırıkkanat, yurttaşlık hakları ve vatandaşlık görevi gereği durması gereken yerdedir. Üstelik yazar ve gazetecidir. Yazdığı ve söylediklerini tekrarlayacak yüreklilik ve samimiyettedir.

İnsanlık tarihine bakıldığında sınıf savaşlarının din savaşları adı altında sürdürüldüğüne tanık oluruz.

Egemenler kendi çıkarları için sorgulamadan savaşacak kimseleri savaş alanına sürmeleri en kolay din kandırmacası üzerinden gerçekleştirdiklerinden bu yolu seçmişlerdir.

Mine Kırıkkanat bunu deşifre etmiştir.

Halkın dini duygularını en yüksek derecede istismar etmiş bir iktidar olup başta Milli Eğitim olmak üzere bütün kurum ve kuruluşları da bu anlayışa göre düzenleme yoluna gitmiş.

Ve Diyanet İşleri Başkanlığı AKP’nin bir parçası haline getirilerek öyle bir politikaya soyundu ki, müftüler camilerde hocalar birer AKP propagandisti kesilerek cami cemaatine istedikleri gibi yönlendirmeye kalkanlara karşı temel hak ve özgürlükleri savunmuştur.

Bizler Kırıkkanat’ın yanındayız.

Kırıkkanat’a saldırılanları da iyi tanıyoruz, bizler bu gerçeği anlamakta elbette ki zorlanmıyoruz. Zorlanmıyoruz çünkü biliyoruz ki kapitalist sistem yığınları yönetemez konuma geldiğinde ilk başvuracağı şeylerden birisi ve en önemlisi hiç kuşkunuz olmasın ki din istismarcılığıdır.

Bütün faşist rejimlerin çok sevdiği bir yöntemdir din istismarcılığı.

Bizim ülkemizde bir önemli noktanın daha altını çizmekte yarar var. AKP iktidarı aynı zamanda da salt dini istismar eden bir iktidarın ötesinde bir anlayışa sahiptir. Sözünü ettiğimiz iktidar aynı zamanda da dini devlet anlayışını yaşama geçirmek için organize olmuş bir güçtür.

Dolayısıyla Mine Kırıkkanat, böyle bir örgütlü gücün bütün Cumhuriyet kazanımlarını hedefleyen, sosyal devlet olgusunu, ulus devlet yapısını, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını yok sayan gericiliğe karşı Yurttaş Hakları ve Vatandaş Sorumluluk bilinci ile hareket etmiştir.

Dinci ve gerici takımı hız kesmeksizin ataklarını sürdürüyorlar. AKP iktidarı ile birlikte iyice serpilip gelişen ve her tarafa kol atan tarikat ve cemaatler, yaşamın her alanında tehlike saçmaya devam ediyorlar. İnançları ve savundukları görüşler açısından konuyu ele aldığımızda sadece dini alanlarda kalmaları gerekirken hiç de öyle olmadı. Sağ ve gerici iktidarlar sayesinde devletin her kademesine yerleştiklerini gördük. Öyle oldu ki, herhangi bir partinin iktidara gelip gelmemesini bile etkileyecek düzeye geldiler.

Bu kesimler; liberal kimi kesimlerce de sivil toplum yerine konularak politik alana taşıdılar. Yıllarca açık/gizli çalışma yürüten Fethullahçılar bu şekilde güç kazanıp AKP iktidarı ile birlikte iktidarın bir parçası haline geldiler.

Fethullacılar devletin en stratejik kurumları başta olmak üzere bütün kurumlarını kontrol eder hale geldiler. Bu durum ne zaman Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarını tehdit eder hale geldi, işte o zaman Fethullaçılar düşman sayılarak tasfiyeye yöneldiler.

Ve bugün yeni cemaatler yeni tarikatlar iktidarla işbirliği içindeler.

Mine Kırıkkanat’a saldırı sınıfsaldır. Ezen ile ezenin savaşında, koşar adım yanan İbrahim’i kurtarmaya giden karınca misali Kırıkanat safını belirlemiştir.

Kırıkkanat bir işçi, işçi olmakla, kendi çıkarlarının işçi sınıfının diğer üyelerinin çıkarları ile özdeşlik, burjuvazinin çıkarları ile de uzlaşmaz bir karşıtlık içindedir.

Öyleyse kapitalist bir toplumda azınlık durumunda olan burjuvazi, egemenliğini güvence altına almak için, çoğunluk durumundaki işçi sınıfının kendisi karşısında ortaklaşarak mücadeleye girişmesini engellemek için bu yolda olan herkesi susturmak için her yola başvurur. Bu yazının özeti de

Mine Kırırkkat’a yapılan baskının siyasal ve politik- ideolojik faşist bir baskı olduğu gerçeğidir.

Yazarın, Empreyalizme karşı yürütülen Kurtuluş Savaşı Kahramanları- Mustafa Kemal ve arkadaşlarını, yazısında, savunma hattına, bir gazeteci, yazar ve insan kimliğiyle alıp, sahip çıkması zaten başlı başına, saldırıya hedef olmasına neden olmuştur.

Dolayısıyla, Mine Kırıkkanat’ın karşısında yer alan bu küstah gericiler, insanlığın geleceğinin önünü tıkayanlardır., Kırıkkanat ise, İnsanlığın bütün kazanımlarını, demokrasi ve insan hakları başta olmak üzere, sosyal ekonomik ve iktisadı kalkınma ile toplumların kaderinde önemli kazanımlar sağlayan bir görüşün –ilerlemenin peşinde.

Milyonlarca insanının barış içinde, huzur ve güvenliği için kalem elinde ki kalemi bu mücadeleye adamış bir gazetecidir.

Gazeteci yazar Mine Kırırkkanat huzurunda,  haksız hukuksuz yere hapishanelerde, dışarıda işinden kovulup, işsiz güçsüz bırakılmış bütün gazetecilere bin selam!

 

Share
140 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TURGUT ÖZAL’I ÖVEN CHP

    20 Eylül 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Bir süre önce CHP’li Yenimahalle Belediyesi, açtığı kültür merkezine "Turgut Özal" adını koymuştur. Belediye başkanı Fethi YAŞAR ve CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU, kültür merkezinin açılışında birer konuşma yaparak Turgut Özal’a methiyeler düzmüşlerdir. Bu nasıl bir ikiyüzlülük? Kültür merkezine ismini verecek başka değerli büyük insan kalmadı mı? Sayın Kılıçdaroğlu; Turgut Özal’ın 10 Eylül 1986 tarihinde “geçinemiyoruz açız” diyen işçiye “senin oyuna ihtiyacım yok, hadi yürü kime oy verirsen ver” dediğini hatırlıyor mu acaba? Bugün...
  • KADIN CİNAYETLERİ

    30 Ağustos 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Kadın cinayetleri çok çoğaldığı günümüzde, yeni arayışlar içine girmek yerine, sonuçlar üzerinde durulduğu, cinayetlerin sebepleri üzerinde kafa yoran yok. Herkes idamdan söz ediyor. Canilerin yetiştiği ortamı, aldığı eğitim türü ve niteliği üzerinde düşünülmesi gerektiğini söylemeliyim. İdam cezasının Hukuki yönü ile ilgilenmiyorum. Onu hukukçu arkadaşlar düşünür. Ancak kadın cinayetlerini işleyenler yazılı ve görsel basına yansıdığı kadarıyla, 20yıllık zaman diliminde 15.000 kadın cinayeti işlenmiş olduğu ifadesi yer alıyordu. Varsaya...
  • SORU ÇEŞİTLERİ

    28 Ağustos 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu gün ahmak üzerinde düşünmeye çalışacağım. Ahmak nedir, ne değildir? Sorularına yanıt arayacağım. Ahmak sözcüğünün sözlük anlamı:. Aklını gereği gibi kullanmayan, bön, budala, aptal:’’ Ahmak misafir ev sahibini ağırlar.’’  Atasözü. Bir diğer örnek; ’’Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez.’’ Başka bir örnek; ‘’Nerede zekâ umarsak orada ahmaklıkla karşılarız.  – A. Ş. Hisar. ’’TDK Cilt 1, Sayfa: 49 Memlekette kaç tane ahmak var? Bulunacağı var saydığımız ahmakların kaçi okumu, kaçı cahil çıkar. Okumuş ahmaklar ne iş yapıyor...
  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...