ÜST REKLAM

logo

reklam
19 Ağustos 2016

MENBİC TİYATROSU


Evgin Dağ
deneme15@hotmail.com

Çoğunuz, Suriye sahasındaki Kürt güçleri hakkında yazdıklarımı ırkçı bir yaklaşım ile yazdığımı düşünüyorsunuzdur. Kürt fobisi, Kürt halkına karşı bir nefretimin olduğunu düşünenleriniz de vardır. Böyle düşünüyor iseniz yanılıyorsunuz emin olun.

Yüzlerce yıldır katledilen, sürülen, ötekileştirilen bir halk olan Arap halkına mensup biri olarak Kürt halkının neler yaşadığını en iyi bilen insanlardan biriyim.

Ancak, Kürt halkını temsiliyet noktasında çizdikleri zikzaklarla güvenimizi zedeleyen YPG, PYD ve diğer Kürt siyasi ve silahlı grupların bu dengesiz çizgilerini görmezden gelmek imkansız.

Özellikle son beş yılda Suriye savaşında rüzgarın estiği yöne savrulan bu hareket, Amerika’dan yardım talep ederken diğer yandan Moskova’da siyasi büro açıyor, öbür taraftan da Şam’dan taleplerde bulunuyor. Kim sahada daha güçlü ise o tarafa kayıyor.

Emperyalizmin beslediği silahlı paramiliter çetelerin Halep’ten İdlip’e Afrin kantonu üzerinden geçişine izin verirken, Haseke’de Suriye ordusu mevzilerine saldırıyor.

Şimdi de Menbic’te sergilenen tiyatroda sözde IŞİD’e karşı savaşan ABD saflarında rol alarak yine sergilenen tiyatroya katkı sunuyor.

Oysa ki Menbic’e yönelik sözde yapılan operasyonda ABD IŞİD’e koridor açarak Menbic’ten çekilmesini sağladı.

Çekilmeye izin verilmesine bahane olarak da IŞİD’in elinde rehine olduğu iddiası gösteriliyor.

Halbuki IŞİD’in Menbic’ten rehinelerle çekildiği haberini servis etmeden önce YPG’li kadın militanların Menbic’e girdiğinde Menbic’li kadınlarla çekilen fotoğraflarını, zorla sakal bıraktırılan Menbic’li erkeklerin sakallarını kestikleri fotoğraflarını vs. servis etmişlerdi.

Bu durumda ortaya bir çelişki çıkıyor; Menbic’i işgal eden IŞİD’e karşı savaş verirken ABD destekli YPG ve müttefikleri Menbic’e girdikten sonra IŞİD’in çıkmasına neden izin veriyorlar? Eğer çıkmasına izin vermelerinin bahanesi rehineler ise YPG ve müttefikleri Menbic’e girmeden önce bu rehineler zaten IŞİD’in elinde değil miydi? Ki elindeydi bence; IŞİD elindeki rehineleri canlı tutmaz, öldürür ve ona saldıranlara karşı intihar saldırıları düzenler.

Şimdi bu tiyatroyu yöneten ABD’nin çocuğu IŞİD’in elindeki sözde rehineleri YPG ile birlikte başka hangi sahnede kullanacaklar bakalım.

 

 

 

 

Share
635 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...
  • HUBRİS (KİBİR) SENDROMU HASTALIĞI

    24 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler

    Genelde siyasetçilerde görülen bu hastalık “tanrısal ego” olarak da biliniyor. İlk kez, Psikiyatrist David Owen ve Jonathan Davidson tarafından dile getirilen bu sendrom, 2010 yılında tıp dünyasının önemli dergilerinden biri olan Brain’ de yayınlanmış. David Owen ve Jonathan Davidson’a göre  sendrom bir “güç zehirlenmesi”dir.  Diktatörler, “hubris Sendromu”na özel bir eğilim taşırlar.  Demokratik ülkelerde, tekrarlayan seçim zaferleri liderlerin Hubris Sendromu hastalığına yakalanma olasılığını arttırıyor. Bu has...
  • KAPİTALİST UYGARLIĞIN FELAKETLERİ

    17 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Eğitimci - Sami ASLAN Karl Marks,19.yy’da kapitalizmin insanlığın başına getireceği felaketlerin farkındaydı. Marks, toplum yaşamının ekoloji merkezli olması gerektiğini düşünmüş, doğanın özgürleşmesini savunmuş ve insanın doğadaki güzellik yasalarını gereğince üretmesi gerektiğini savunmuştur. O günlerden doymak bilmeyen kapitalist üretimin, insan ile doğa arasındaki yabancılaşma ve çatışmayı had safhaya çıkaracağını görmüş, bu durumu tersine çevirmek için öncelikle insanlar arasındaki ilişkilerin doğru bir yöne dönüştürülmesi gerektiğini ...