ÜST REKLAM

logo

reklam

MARİNA VE DALGAKIRAN…


admin
bereket@prestijbilgisayar.org


Belediye adayları bana kızdıklarını biliyorum. Yandaşları ve dostları sinir olduklarını da… Ancak ben içinden geldiğim ve ona burçlu olduğumu düşündüğüm insanlarımızı bilgilendirmek zorundayım. Kendimi aydın sanarak görevimi yapmaya çalışıyorum. Onun için marina ve dalgakıran konusuna açıklık getirme istedim.
Marina; Küçük lüks teknelerin, yatların barınmalarına ayrılmış, içinde teknelerin, yatların her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecek imkânlara sahip olan limanlara marina denir. Başka bir ifade ile marina, yat limanıdır. Marinada yer verilecek, memlekette yat var mı? Varsa, kaç tane var? Sonra yat limanı inşaatı kaç kuruşa mal olur? Olmayan teknelere, olmayan yatlara marina inşa etmek, akıllı iş saymam. Tabi ki; benim akıllı iş saymamam bir şey değiştirmez. Şunu iyi bilirim. Hayali vaatler sahibini yıpratır. Kişilik aşınmasana neden olur. Bu tavır ve davranışlar, toplum tarafından kabul görmez.
Okumuş insanların ayakları yere basan projeleri olmalıdır. Günümüzde sosyal demokrat partilerin vaatleri arasında yeşil alan ve şeffaflık var. İlçemizde 27 yıllık ağaçları söküp, kent merkezini betonlaştırıyorlar. Hiçbir aday, yeşil alan ve şeffaflıktan söz etmiyor. Örneğin; mal beyablarını açıklayabilirlerdi. Bunu ikinci derecedeki akrabalarına varıncaya kadar yapabilirler. 
Marina inşaatı bilettikten sonra, olmayan tekneleri ve olmayan yatları nereden bulacağız? Kaldı ki, Doğu Akdeniz delidir. Dalgaları meşhurdur. Marinan varsa, dalgakıranın olması lazım. Mantık dışılığı zorlayan düşünce ürünlerine birde dalgakıran ilave ederseniz, Sülün Osman (1923 – 1984) işine benzemiş olmaz mı?. Adam kamuya ait malları pazarlamıştı. Meşhur oldu. Sülün Osman efsanesini yarattı. Peki, olması mümkün olmayan ve olmayacak bir şey için vaatte bulunmak Sülün Osman’ın pazarlamalarını çağrıştırmaz mı? Bu iddiaları nereye koyabiliriz? Anlamada zorluk çekiyorum.
Dalgakıran; koruma amaçlı olmak üzere denizde oluşturulan sabit ve yüzer engellere denir. Dalgakıran türleri; Dolgu tipi dalgakıranlar, yüzer tip dalgakıranlar. Ülkemizde dolgu tipi dalgakıranlara örnek çok… Yüzer beton dubalı dalgakıranlara en iyi örnek, Bodrumdaki yüzer dalgakıran tipi verilebilir. 
Bodrum’da deniz turları yoğun biçimde yapılmaktadır. Kültür ve Turizm bakanlığının verilerine göre, Bodrumda deniz turlarına katılan turist sayısı, yılda 250.000 kişidir. Bodrumda henüz marina yok. Geçici koruma için yüzer dalgakıran kullanılmaktadır. Bizim memlekette korunacak lüks tekne ya da yat yok. Vatandaş, hem marina hem de dalgakıran yapacak. İlçemiz, turizm merkezi olmadan ( cazibe haline dönüşmeden) nasıl olacak bu?
Gerçi deniz turları düzenleniyor. Yılda kaç kişi bu turlara katılıyor? Aralarında yabancı turist yok. Katılanların hepsi yerli kişilerdir. Tur tekneleri iki tanedir. Haftanın belirli günlerinde ve yolcu buldukları takdirde, Çevlik mevkii ile Meydan köyü Kara mağara arasında sefer yapıyorlar. Deniz turu dedikleri şey budur. Tekneler; balık teknesini tadil edilerek elde edilmiştir. Bu iş için tasarlanmamıştır. Marina, bunun için mi düşünülüyor?
Hatay İl Turizm Strateji Eylem planına göre,’’ 2010 yılında Hataya giriş yapan turist sayısı 356.853 kişidir.’’ Bunların hiç birisi deniz turlarına katılmamış, hiç birisinin de yatı yok. Samandağ’ına gelen yabancı turist sayısı belli değil.
Herkes temizlikten, dürüstlükten, şeffaflıktan söz ediyor. İlçeyi cennet yapacağım söylemi ağızlarından düşürmüyorlar. Aslında Samandağ bir cennet köşesidir. Doğa harikası. Politikacılar yıllar yılı cehenneme çevirmeye çalıştılar, beceremediler. 
Az kala unutuyordum. Temiz olmak ile temiz giyinmek arasında fak var mıdır? Halk arasında söylenen bir söz;’’ insan giysileriyle karşılanır, sözleriyle uğurlanır.’’ Sözün içeriğine katılırım. Doğrudur.
Hazırlayan / Asaf Hişmi

Share
223 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARIM VE HAYVANCILIK SORUNLARI

    17 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Ülkemizin tarımsal potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen, yeterince değerlendirmiyor. Topraklarımızın büyük çoğunluğu verimlidir ve tarıma elverişlidir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için tarım politikaları, bilenler tarafından ele alınarak orta ve uzun vadeli uygulanabilir bir politika belirlenmelidir. Tarımda temel sorun yüksek girdi maliyetleri. Üreticilere ucuz yakıt ve ucuz tohum sağlanmalı. Tarımsal sanayide ise en önemli sorunlardan birisi yüksek finans maliyeti. Üreticiyi ezmeden düşük faizli hatta...
  • BEL – BİR A.Ş. MAĞDURLARI NASIL OLUŞTU?

    14 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    Asaf HİŞMİ BELBİR A.Ş.  ile Samandağ Belediyesi yetkililerinin ortak sorumluluğu altında BEL – BİR A.Ş. mağdurları, yok yere yaratılıp, geliştirildi. Aslında bu resmi belgelerle vatandaşı soyma operasyonu idi. Sonrada belde talanına dönüştü. BEL – BİR A.Ş. Kendini kamu kurumu oluğunu ve birçok belediyenin kendilerinin ortağı olup, beraberce ilgili belediyelerin acil ihtiyaçlarını karşıladıklarını, Samandağ Belediyesinin acil ihtiyaçlarını benzer şekilde karşılayabileceklerini ifade etmişlerdi. Samandağ Belediyesi yetkilileri, adı geç...
  • KAPİTALİZMDE HER YOL CEHENNEME ÇIKAR

    12 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Eğitimci Sami Aslan Büyük fikir ve mücadele ustası Dr. Hikmet Kıvılcımlı “Allah, Peygamber, Kitap” isimli eserinde şöyle diyor: “7 bin sene sürmüş antika tarih, medeniyetlerin kuruluşu ve yıkılışı tarihidir. Bir medeniyet kuruluyor gelişiyor sonra duraklıyor, daha sonra da yıkılıyor. Fakat insanlık yıkılmıyor, toplumun üstüne çıkmış “yarı Allah” kesilmiş müstebitler yıkılıyordu ve o yıkılan medeniyetin hemen yanı başında yeni bir medeniyet doğuyordu, daha sonra o medeniyet de daha önceki yıkılan medeniyetin yolundan gidiyor; duraklama ...
  • KENT MERKEZİNE İLİŞKİN BİLİRKİŞİ RAPORU

    11 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    AsafHişmi Dava Konusu Parseller için, Adana 2. İdare Mahkemesi: ‘’ Uyuşmazlığın çözümü teknik yönden yerinde keşif ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden mahkememizin 1997 / 201 sayılı dosyasına kaydan açılan ilgili dava dosyasında 3.7.1997 gününde yerinde yapılan keşif esnasında kayıtlı dava dosyasında ( Prof. Dr. Çınar Atay Bilirkişi, Doç. Dr. Sezal Göksu Bilirkişi, Mustafa Ekşi Bilirkişi olmak üzere uzmanlardan oluşan bilirkişi kurulu; 2.10.1997 tarihinde tanzim ettiği ) mevcut raporunda özetle; ‘’Dava dosyasını oluşturan bilgi, ...