ÜST REKLAM

logo

reklam
11 Eylül 2019

KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN SONUÇLARI

Hazırlayan / Eğitimci: Sami Aslan

İklim değişikliği tüm dünyayı ilgilendirse de tehdidin başladığı nokta buzullar. Bu açıdan Antarktika’da yapılan bir araştırma, meselenin ciddiyetini gözler önüne serdi. Araştırmanın sonucu, Antarktika’daki buzulların erime oranındaki büyük artışı ortaya koyuyor. 2001-2017 yılları arasında yılda ortalama yüzde 280 artış gerçekleşti. Bu araştırma, 1979-2001 arasında yılda ortalama 48 milyar ton buzulun eridiği Antarktika’da, bu miktarın 2001-2017 aralığında senede 134 milyar tona çıktığını ortaya koyması açısından önemli. 1979 yılından beri küresel deniz suyu seviyeleri yaklaşık bir buçuk santimetre yükseldi. Antarktika’da buz tabakasının erimeye devam etmesi halinde gelecek yüzyıllarda deniz suyu seviyelerinde  daha büyük artış bekleniyor.

İklim değişikliğinin etkisi sadece sıcaklıktan ve buzulların erimesinden ibaret değil. Tarım ve ekonomileri etkilenmeye başladı. Kuraklık, sel, şiddetli kasırgalar gibi aşırı hava olayları giderek artıyor. Eğer ciddi önlemler alınmazsa geri dönülemez bir noktaya ulaşacak. Okyanus ve deniz suyu seviyeleri yükselecek. Denizlerdeki asit oranları artacak ve buzullar erimeye devam edecek. Tüm bu olaylar sonucunda gezegendeki bütün yaşam formları ciddi risklerle karşı karşıya kalacak.

İklim değişikliğinin tahribatını gözler önüne seren bir olay Rusya’da yaşandı. Sibirya’da 40 yılı aşkın bir süre sonra bir kutup ayısının ilk kez şehre indiği görüldü. Doğal yaşam

alanından yüzlerce kilometre uzaklaşarak sanayi kenti Norilsk’e gelen dişi ayının yiyecek ararken yolunu kaybettiği düşünülüyor.

Açlık ve yorgunluktan bitap düştüğü gözlenen ve kent merkezinde halkın şaşkın bakışları arasında saatlerce dolaşan ayının, gözlerinin de iyi görmediği belirtiliyor.

İklim değişikliği; Türkiye’de yaşanan kuraklıklar ve sel felaketleri dahil, dünyanın birçok noktasında alarm veriyor. Uzmanlar, yaşanacak sıcaklık artışının, aşırı kuraklık, yangınlar, seller ve küresel anlamda kıtlığa sebep olacağını belirtiliyor. Böyle devam edersek, gelecekte insanlığı bir ölüm-kalım mücadelesi bekliyor. Peki dünya iklim değişikliği için ne yapıyor?

2015 yılında kabul edilen Paris İklim Anlaşması, 2020 sonrası için iklim değişikliği önlemlerinin genel çerçevesini oluşturuyor. 4 Kasım 2016’da yürürlüğe giren bu anlaşma, tüm ülkelerin katkılarına dayanan bir sistemi öngörüyor. Anlaşmanın uzun vadeli hedefi, küresel sıcaklık artışını, endüstriyel öncesi döneme kıyasla 2 derecenin altında tutabilmek. Yani sıcaklığı 1,5 derece civarında sabitlemek.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın açıkladığı verilere göre; Paris İklim Anlaşması’na uygun bir şekilde emisyonlar azaltılsa bile, Kuzey Kutbu’ndaki sıcaklık artışı devam edecek. Kuzey Kutbu’nda sıcaklık 2050 yılına kadar 3-5 derece, 2080’e kadar 5-9 derece artacağı tahmin ediliyor. Kutupları tahrip edecek olan sıcaklık artışları, deniz seviyesinin olağanüstü yükselerek denize kıyısı olan kentlerin su altında kalmasına neden olacaktır.

Bilim insanlarının yüzde 97’sine göre, iklim değişikliği net olarak insan kaynaklı bir problem. En büyük belirleyici faktör ise fosil yakıtlar. Bu yüzden dünyada hüküm süren tüm ülkelerin, kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlardan olabildiğince uzaklaşması gerekiyor. İnsanlığın bu anlamda tek çaresi yenilenebilir enerji. Yani ağırlıklı olarak güneş ve rüzgar enerjisi.Ama ondan önce insanlığı ve doğayı sömürerek yokluğa sürükleyen kapitalist sistemi yok etmek gerekir.

Share
64 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+7 = ?