ÜST REKLAM

logo

reklam

KÜFÜR- MUHTARLIK VE YENİ ADAYLAR


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

Hasan Yavaş

Adım adım gidelim ve ilk olarak küfür eden bir kişiden başlayalım.

Hiç küfür ve hakaret etmedim diyen birini duydunuz mu? İlla da ana avrat küfretmeyi kastetmiyorum; birine kızıp pis, salak, şapşal, geri zekâlı demişsinizdir mutlaka.

Hakaret, ‘’Onur kırma ve küçültücü söz ve davranış’’ demekmiş (TDK)

Cinsel içerikli (belden aşağı) hakaret, küfür sayılıyor. Yani hakaret daha geniş, küfür daha dar kapsamlı.

Küfür ve hakaret, acizliğin dışavurumudur ve özünde aciz kalmaktan kaynaklanır.

Güçlü/ ezen tarafta bulunanın güçsüze/ ezilene ettiği hakaret de kullandığı ya da kullanabileceği fiziksel şiddetin yeterli olmadığını hissetmesinden kaynaklanır.

Küfretmeye en müsait ruh hali- bilindiği gibi- kızgınlıktır. Sizin haleti ruhiyenizi bozmuştur; o da bozulsun, incinsin, rencide olsun, beter olsun, mümkünse kahrından gebersin istersiniz.

Tarihte ilk küfrü eden kim, neden, ne zaman sarf etmiştir? Yazılı bir kayıt yok elimizde bilemiyoruz.

Ancak bir fikir yürütecek olursak ‘’el kol işaretleri’’yle yapılmış olabileceğini ileri sürebiliriz.

Öyle ya, Homo Sapiens’in ilk sözcüğü tellafüz edebilmesi için milyonlarca yıl geçmiştir.

O kadar süre küfürsüz geçer mi? J

Türkçe dilimiz, küfür ve hakaret bakımından engin bir deniz. Dünya kadar sözcük, sıfat ve fiili kullanma imkânı var.

Canlı ve cansız varlıklar, cinsellik, dini ve siyasi kimlikler, siyasi görüşler, insana dair davranış biçimleri hakaret ve küfür malzemesi olarak kullanılıyor.

Kullanılan küfür’ün ve hakaretin sözlerinin ne gerçek anlamını ne de hakaret olarak hangi anlamı taşıdığını bilmeden, ‘’Lavuk, dallama, puşt, gavat, hödük, kaltak, pezevenk, ibne, deyyus, orospu, zibidi gibi nice sözcüğü sadece hakaret olsun diye kullanırken, karşımızdakini aşağıladığımızı bilmek bile yeterli.’’

Küfür denildiğinde ilk akıla gelen cinsel içerikli aşağılamalardır. Küfürlerin çok büyük bir bölümü erkeksidir; erkek egemen- sakat – anlayışın dilidir. Başka deyişle erkek jargonudur. Daha da başka bir deyişle, kadının aşağılanmasını içerir.

Çok uzatmayalım, ülkemizin çok tanınmış bir iş adamının, kendisinin de kabul ettiği bir örnekle başlayalım.

‘’Yolsuzluk ve rüşvet operasyonun 2. Dalgası olan 25 Aralık’ta gözaltına alınan Cengiz Holdıng Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cengiz tapelerde yer alan ‘’Bu milletin a. Ina koyacağız’’ sözlerini kabul etti. 21 Aralık 2014, T24 internet gazetesi.

Kapatılan Refah Partisi’nin yasaklı milletvekili Şevki Yılmaz ise genelev açılışı yapan Gaziantep Belediye Başkanı Celal Doğan’a ‘Pezevenk adam, önce karını gönder!’ diyerek tarihe geçen konuşması..

Turgut Özal’ın, İhsan Sabrı Çağlayangil’e kızdığı bir anda ‘Ne de olsa Bursalı’ diyerek ettiği ima Bursalılara ayağa kaldır mıştı vakti zamanında.

Bir de yaramazlık yapan çocuğa, ‘’vay, eşşoğlu eşşek’’ sözü pek kıymetlidir her yerinde ülkemiz de, görüntüde kızgınlık ifade etse de, çocuğun yaramazlığı ‘’eşşoğlueşek’’le okşanır çocuk.

Bu nedenle de milletin ‘anasını’ esasa alan küfür eden iş adamına bu ülkenin şafağında ciddi bir isyan eylemi olmadı. Belli kadın demokratik kuruluşların tepkisi dışında.

Milletin anasına küfür eden şahsiyet itibar aldı üstelik.

Küfürün muhatabının eşi, annesi, babası veya çocuğu küfreden için çok önemli değildir.

Amaç, muhatabın özel ve mahrem varlıkları üzerinden tahrik edilmesidir. Bu anlamda anne, eş veya kız kardeş olmaktan başka suçları bulunmayan kadın, küfür edilen kişinin yakını olmasından dolayı bir tür intikam alma amacı gibi kullanılır.

Bir insan neden küfür eder?

-Ağız alışkanlığı olduğu için,

-Aldatıldığı için,

-Alt kültür özellikleri taşıdığı için,

– Bastırılmış duyguları dışa vurduğu için,

-Dili ile cinsel organı yer değiştirdiği için,

– Gülmek, güldürmek için,

-Hazmedemediği için,

-İçinden geldiği için,

-Kıskandığı için,

– Söylenecek sözleri olmadıkları için,

– Psikolojik bir rahatsızlığı olduğu için,

-Terbiyesiz olduğu için,

-Sinirlendiği için,

-Psikolojik sorunları olduğu için,

Daha da uzatabiliriz küfür etme nedenlerini.

Anadilimizden sonra en iyi konuştuğumuz ve anladığımız dil ‘küfürce’ desek abartmış olmayız.

Yukarıda iş adamının kullandığı küfür, deyim yerindeyse, Muhatabımızın anne-baba, kardeş ve eşinin kulaklarını çınlatıyoruz adeta.

Ama bir şeyi unutuyoruz.

Masum insanların hakkına girmedi mi?

Beynin sol tarafı komple barbekü yapıldıktan sonra, nikâh masasında belediye memuruna evet/hayır bile diyemeyecek durumda bile küfür etmeye gelince dili paşa düdüğüne dönen yüzlercesi bu kadım topraklarda itibar görmektedir sevgili okur!

Ve başımıza, ister Başbakan, ister Milletvekili,  İster Belediye Başkanı, Köy veya Mahalle muhtarı, seçilenlerin çoğu küfür etmiştir ve etmektedirler.

Ve 31 Mart 2019 da Belediye Başkanı ve muhtar adayları

Önümüzde ki bu yerel seçimler de yeni adaylar, bir bir ortalıklar da dolanıp duruyorlar. Küfürün bini bin parça rakiplerine söylemekten de vazgeçmemişler, bir farkla, dün herkese söylediği küfürleri şimdilik sadece kendisine rakip olan aday ve taraf için söylüyor.

Cinsiyetçi ve ırkçı küfürlere bir de bedensel artıklarla ilgilenen küfürler kalıyor, küfür macunu için en uygun hammadde orası belki de.

Küfür, iki insan arasında bir anlaşmazlık durumunda, tartışmada, fiziksel şiddet uygulandığında söylenen ve bazı hallerde makul bile karşılanabilir.

Ancak, bu küfür bir aileye, bir mahalleye, bir köye, bir ülkeye söylenmişse, üstelik cinsel içerikli ve belden aşağı kadını esas alan küfür bir veya birden çok çeşit söz sarf edilerek söylenmiş ve bu  küfür söyleyen bir erkek ise, bu erkeği de bir kadın doğurmuşsa ve alenen söylenmişse,

Durun bakalım!

Senin vasfın, niteliğin, kimliğin ne ki insanların anasına, kızına, gelinine, yedi ceddine küfür söylüyorsun?

Üstelik o toplumda, o mahallede, o köyde, o ülke de yaşıyorsun.

Kaldı ki, sen, ne olursan ol küfür etme hakkın yoktur.

Bir çıkar, menfaat gördüğün zaman, kan kokusu almış köpek balığı gibi, o küfür ettiğin insanların peşinden koşmakta, etrafında dolanıp durmaktasın.

Sen kimsin?

 

 

 

 

Share
249 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA YAŞAMI BÜYÜK TEHLİKEDE

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre küresel ısınma nedeniyle gezegenimizin(Dünya’mızın) “geri dönülemez” noktaya yaklaştığını gösteriyor.  Bilim insanları iklim krizinin vardığı boyutlar konusunda dünyanın birden çok taşma noktasını çoktan aştığı konusunda uyarı yaptı. Uyarıda iklim değişikliğinin dünyadaki yaşama varoluşsal bir tehdit oluşturmaya başladığı açıklandı. The Guardian’da yer alan habere göre, küresel ısınmanın buzulların erimesi ve ormanların yok olması gibi bazı etkileri durdur...
  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...