ÜST REKLAM

logo

reklam

KUDRET: BİZ DÜŞMAN DEĞİLİZ!

Samandağ belediyesi tarafından “Kıyı Kenar Çizgisi” gerekçesiyle mağdur edilen Muhsin Kudret ailesi adına Esat Kudret konuya açıklık getirmek ve kendilerine yönelik haksız itham ve iftiralara bir defalığına yanıt vermek adına “BİZ DÜŞMAN DEĞİLİZ” diyerek açıklamalarda bulundu.

Samandağ Kıyı Kenar Çizgisi-İşgalciler Ve Yıkım Üzerine

Son günlerde yukarıdaki başlık üzerinden, gerek basında, gerek sanal medyada gerekse halk nezdinde yalan yanlış birçok şey dolaşıyor.

Buna açıklık getirmek adına, hele ki sosyal medyanın bir lağıma dönüştüğü, paralı trollerin şakşakçılıkta sınır tanımadığı, mağdur gazetecinin derdini kendi gazetesinde dahi anlatamadığı bir ortamda zaruriyet haline geldi.

Konuya birkaç başlıkla açıklık getirmeye çalışacağım. Halkımızın ve tüm muhatapların sonuna kadar sabırla okumasını temenni ediyorum.

Kıyı Kenar Çizgisi Ve İşgalciler Üzerine

1-Biz işgalci değiliz. Bu topraklara dedelerimiz yerleştiğinde, ekip biçmeye başladığında daha ne Refik Eryılmaz, ne Samandağ Belediyesi ne de Türkiye Cumhuriyeti vardı. Konu ile ilgili 30 yılı aşkın açtığımız dava kayıtlarında, 30 sene önce ölmüş, 100 yaşını aşkın insanların ifadelerinde mevcut. (mahkeme tutanaklarında mevcut, dileyene dava dosya numarasını verebiliriz)

Dolayısıyla bizler hazine arazisine konmuş, kıyı kenar çizgisini ihlal etmiş değiliz. Tam tersi, hazine iskan ettiğimiz araziyi SONRADAN mal edinmiş ve ARAZİMİZ DE KIYI KENAR ÇİZGİSİNDE DEĞİLDİR. Bu durum meşru ama diyelim ki inandıramadık. O zaman ikinci başlığa geçelim.

2-Hazine Arazisini İşgal

Ülkenin topraklarının hemen hemen yarısı hazine arazisi ve işgal edilmiş durumda. 80 milyonluk ülkede bu ortak araziden payıma 200 metre kare düşer. Bir karış toprağım yok ve nüfus cüzdanım tapu belgemdir.

Benim 200 metre karemi kamuya açacak olan, beni de kamudan sayarak, ülke topraklarının yarısını bana açmayı (ortak kullanıma) taahhüt edebilmelidir. Bu olmuyorsa benim işgal ettiğim (!) arazinin belediyenin projesine denk gelmesi bana suç ve bedel olarak yansıyamaz. Adalet istemek suç değildir.

Bu durum da meşru. Ama diyelim ki yasalar böyle demiyor olsun ve yine gücü gücüne yetene olsun. O zaman 3. Başlığa geçelim.

3.İmar Barışı Ve Yapı Kayıt Belgeleri

Devlet, bu ve benzeri (tapulu alanlar dahil) işgal, iskan, kaçak yapı, ruhsatsız yapı vb. durumlar için, imar barışı adı altında bir yasa çıkardı. Kapısuyu’ndaki, Mağaracık’taki, Hıdırbey’deki, Antakya’daki veyahut İstanbul’daki aynı durumdaki vatandaş nasıl yararlandıysa biz de yararlandık. Aynı vasıfla: hazine arazisi, işgal, ecri misil, yapı ve yapı kayıt belgesi. Parası da ödendi.

Bu sürece kadar belediyenin bu alanla ilgili tapuda resmileşmiş bir tasarruf notu dahi yok. Park yok, alan yok.

Bizim günahımız onlarca yıldır burada yaşıyor, buraları ekiyor olmamız olamaz. Belediyenin burayı tercih etmesi de olamaz. Yapı kayıt belgelerimiz de iptal edilemez. Kazanılmış haklarımız da gasp edilemez. Burası tapu iptali yapılan ve parasının ödendiği iddia edilen yer de değil.

Adalet istiyoruz. Anayasamızda lafzı geçen eşitlik istiyoruz. Bu da meşru fakat velev ki yapı kayıt belgelerimiz kılıfına uydurularak iptal edildi, kazanılmış haklarımız gasp edildi. Buna da amenna. O zaman 4. Başlığa geçelim.

4.Tebligat-Mehil Müddeti Ve Yıkım

Düşman hukukunun uygulandığı savaşlarda bile ateşkes yapılır. Taraflar zayiatları giderir.

Tebligat yok (şahsıma yapıldığını ispatlasınlar, sokakta Refik Eryılmaz portresi ile dolaşacağım ki halen tebligat yapılmış değil) Mehil müddeti, tahliye kararı yok. Bu insanlar nereye gidecek. Bir ya da 100 ne fark eder. Eşyalarını nereye koyacak, ürününü nasıl toplayacak, nasıl yeni geçim kaynağı bulacak hiç önemsenmeden bir sabah halk kahvaltısını yaparken kepçeleri tepesinde görüyor.

Muhatap yok Almanya’da. Talimat kesin. İki gün içinde ben dönmeden yıkım bitsin. (birilerini hatırlatıyor değil mi?) . Aynı şahıs milletvekiline, yardımcılarına güvenmiyor. Talimatı bizzat yıkım ekibinin başındaki şahsa veriyor. Aynen dediğim gibi olacak, kimseyi dinleme diyor.

Ne kadar gayrı meşru değil mi? Hadi diyelim ki proje sevdalısı bir başkanımız var ve proje adamlığı ona yetiyor. Velev ki halk adamı olma derdi yok ve projesi her şeyden ve herkesten daha önemli. O zaman 5. Başlığa geçelim.

5.Hakkını Arama Hakkı Ve Mahkeme Kararları

Mağdurlar veya kimilerinin tarifi ile işgalciler(!), ki onlar da insan. Derdi, tasası, korkusu, çocuğu, yaşamı olan insanlar. Komşunuz akrabanız. İşte bu insanlar hakkını aramak istiyor. Hakları var ya da yok ama aramak istiyor. Mahkemeye başvuruyor ve yıkım ekibinden, çünkü Başkanın telefonları kapalı, yardımcılar çaresiz, talimat ekip başına bizzat başkanca verildi, biz bir şey yapamayız diyor, yıkım ekibinden mahkemenin kararını beklemesini talep ediyor. Cevap: Talimat kesin yıkıma devam.

Peki ya haksızlığınız sabit görülürse. Tazminatını öderiz deniyor. Kimin cebinden. Sizin, bizim…

Mahkeme karar veriyor: Telafisi güç sonuçlar doğuracağından yürütmenin durdurulmasına yani yıkımın durdurulmasına hükmediyor.

Yine başkan yok. Almanya’da muharrem aşuresi yiyor. Vekili ekip başı (başkan yardımcıları değil) bağırıyor, çağırıyor, köpürüyor. Başkandan da başkan. Ne mahkemesi yahu diyor. Sabah beşte gelip yıkacağım diyor ve insanların boş bulunduğu zamanı kollayan bir motosikletli kiralayarak, tam da o zamanda hırsız gibi yıkım yapmaya devam ediyor. O kadar pişkin ki, neden yıktın diye sorduğunda o artık geçti bak yıkmıyorum yıktığımı temizliyorum diyor.

İnsanlar işe gidemez, işini göremez hale geliyor. Çünkü 7/ 24 nöbet tutuyor.

Yani anlayacağınız Belediye bu sefer yasal olarak da suç işliyor ve işlemeye devam ediyor. Hadi diyelim ki bu proje yasalardan da, haktan, halktan, hukuktan da elzem olsun ve diyelim ki bütün bu anlattıklarımız hikaye olsun. O zaman son başlığa geçelim.

6. Racon Meselesi

El insaf. Eşkıyalığın bile raconu var. Bari buna uyun.

*Anladık meşruyuz fakat yasal olarak işgalciyiz,

*Anladık projeniz bize denk geldi Halkımıza hayırlı şansımıza lanet olsun,

*Anladık haklıyız ancak yasal dayanağımız yok,

*Anladık yasal dayanak bulduk ancak belediye takmıyor,

*Ve anladık: Bu proje , sahipleri için hayat memat meselesi…

El insaf. Vicdan sadece Türk Dil Kurumu sözlüğünün V harfinde geçen bir kelimeden ibaret değil. Bizi biz eden temel değer. Yarın herkesin ihtiyaç duyacağı şey.

El insaf. Bari bu insanları toplayın (topladığınızı söylüyorsunuz, ne benim ne komşumun ne de komşusunun haber yok. Velev kİ yalan söylüyoruz) yine toplayın. Halkın ve basının huzurunda mağduriyet tespitini, inciğe cıncığa takılmadan, hakkaniyetle yapın. Tazminini teminat altına alın- yazılı olarak- ve şahıs şahıs ve hatta 1 lira fazla verin ki halk adamlığı iddianız sürsün. Bunu sağlayana kadar da kepçelerinizi geri çekin. Halkınıza huzur verin.

Buna da yok diyor iseniz, size daha ne diyelim. Bize de direnmek düşer.

SON OLARAK:

İşin aslını bizden değil, trollerden değil, lağıma dönmüş sosyal medyadan değil, yerinden öğrenmek ve tanık olmak isteyene kapımız sonuna kadar açık.

Ziyaret meselesine gelince: Ziyaret meselesi sadece şahsımızın meselesi değil. Kimi zavallılar ateistlerin ziyareti bahane ettiğini ve bu sayede projeye engel olmaya çalıştığını beyan etmiş. Temel zavallılığını buna dayandırmış. Bir kere insanların inanma veya inanmama tercihlerini malzeme yapmak hem suç hem de en nazik ifadesi ile ayıptır. Bu zavallılara sormak isteriz. Velev ki ziyareti savunan ateist olsun yıkımına onay veren de dini bütün hatta şeyh. Utanç yaşaması gereken kim halkımızın takdirine bırakıyoruz.

Salt minareden oluşan bir cami düşünün yahut salt çandan oluşan bir kilise, havra veya sinagog. Düşünemiyoruz değil mi. Kesim yeri, ibadet yeri, pişirim yeri ve ikram yeri olmayan bir ziyareti nasıl düşüneceğiz. Ziyaret bir bütündür ve bu anlamda da ziyaret yıkıldı. Söylediğimiz budur.

Projenin kamu yararı içerip içermediğine gelince; Öngörümüz ne yazık ki Samandağ’ın artık Samandağlıların olmayacağı yönündedir. Dileriz ki yanılırız, yanılmaktan da memnun oluruz. Daha ne diyelim…

Kamuoyuna ve HALKIMIZA SAYGILARIMIZLA” dedi.

Haber – Foto : Ümit Dadük Sağaltıcı

Share
179 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?