KORONAVİRÜS KUDURAN EMPERYALİST SİSTEMİN ÜRÜNÜDÜR - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Ahmet Kaya

SON DAKİKA

KORONAVİRÜS KUDURAN EMPERYALİST SİSTEMİN ÜRÜNÜDÜR

Bu haber 19 Mart 2020 - 14:00 'de eklendi ve 969 kez görüntülendi.

Koronavirüs’ün insan eliyle projelendirilmiş bir salgın olup olmadığı Wuhan’da çıkışından itibaren tartışılıyor. Birçok siyasi, aydın, entelektüel ve kanaat önderinin bu yönde beyanları var. Ama bu görüşe “hayır “ diyen ve bunun tamamen doğal bir seleksiyon olduğunu savunanlar da mevcut.

İnsanlık tarihinin en zorba, en organize, en güçlü Firavuni sistemin / Amerika’nın ( burada kasıt Amerikan halkı olmayıp belki de %1’e tekabül eden ve tüm yeryüzüne tasallut ve tahakküm eden emperyalist sistemin sahipleri ve organizatörleridir) olduğu bir dünyada hiçbir şeyi ama hiçbir şeyi (buna askeri, sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel… vs. ) doğal seleksiyon olarak ele almamalıyız.

Emperyalist-siyonist zihniyet 2. dünya savaşının ardından insanlık tarihinin en büyük emperyal sömürgeci gücü Amerika olarak yeryüzüne tahakküm etmeye başladı.

Emperyalist-siyonist yapının en temel özelliklerinden biri yeryüzünde öyle ya da böyle var olan zaafı, sorunu(en başta etnik ve dinsel ayrılıkları) alıp kullanması, açık bulduğu yaralara tuz basmasıdır.

“Küresel sulta düzeni” olarak tanımlayacağımız zorba emperyalist sistemin sahipleri tüm insan nüfusu içerisinde belki de % 1’i bile bulunmayan bir orandadır.

Rahmetli Erbakan Hoca’nın sıklıkla dillendirdiği bir “300’ler Meclisi” meselesi vardı. Erbakan  Hoca emperyal-siyonizmin dünyaya yön vermek için 300 kişiden oluşan bir meclislerinin olduğunu ve bunların her gün toplantılar yaparak tüm dünya için kararlar aldıklarını dile getiriyordu.

Benzer bir görüşün sahibi de eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’tı. Ahmedinejad cumhurbaşkanı olduğu dönemde emperyal-siyonizm cephesini içlerinde İngitere Kraliçesi’nin de olduğu 7 kişilik bir kurulun yönettiğini iddia etmişti.

Rockefeller, Rothschild ve Soros sayıları 2.500’ü geçmeyen aileler, Bill Gates Vakfı benzeri kuruluşlar ve küresel çok uluslu şirketlerin kontrol ettikleri ekonomik kaynaklar, geri kalan milyarların sahip olduklarından kat be kat fazla.

İşte bahsettiğimiz bu %1 açısından amaçlarına ulaşmak ve dünyaya istedikleri şekli vermek için ortalama hiçbir toplum ve halkın değeri yoktur.  1. ve 2. Dünya savaşı bu tespitlerin canlı örnekleri olarak gözümüzün önünde durmaktadır. 

 Bunun en güzel örneği IŞİD meselesidir. Hepimizin bildiği gibi IŞİD’in kurucusu ve finansörü Amerika’dır. Ancak serüvenin bir noktasında kısmi olarak kontrolden çıkan IŞİD, Amerika’yı da hedef ilan etti ve bu ikisi bazı merhale ve düzeylerde karşı karşıya geldiler.

 Bugün Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği, İsrail, IMF, Dünya Bankası ve diğer alt kuruluşlarıyla dünyaya verilmiş düzenin 2. Dünya Savaşı (sonucu ile) kurulabildiğini hatırlamamız tespitimizin anlaşılmasını kolaylaştıracaktır.

İnsanlık Koronavirüs salgınını öyle ya da böyle yenecektir. Ancak bunun deneme olduğunu ve ardından belirli aralıklarla yeni taarruzların geleceğini öngörmek de bir kehanet değildir.

Koronavirüs salgını dolayısıyla küresel kapitalist bir düzen kurmuş olan emperyal-siyonist sistem dünyayı birçok alanda bir testten geçiriyor. Peki, test edilenler nelerdir?           Hangi ülke hangi toplum kaos anında ne yapabiliyor? Organize ve ağır toplumsal stres ve baskıyı yönetme kabiliyetleri nedir?

Koranavirüs salgınının toplumlar, ülkeler ve küresel boyutla en çok tehdit ettiği alan hiç kuşkusuz ekonomi. Enfekte olan herkese karantina ve tedavi uygulanmasının insanın hayatına dair her alanın dezenfekte edilmesi, üretimin durması, iş kaybı, tüm enerjinin sağlık sektörüne verilmesi, ticari hayatın durgunlaşması, turizmin durma aşamasına gelmesi, hava, deniz ve kara ulaşımlarının sınırlandırılması; sportif, sanatsal, sosyal, siyasal ve kültürel etkinliklerinin iptali ile doğal kayıplar dikkate alındığında devasa bir ekonomik kırılma yaşandığını görüyoruz. İşte bu durumda hangi ülke hangi iktidar ayakta kalabilecek? Kimler iflas edecek ve daha çok bağımlılaşacak yani köleleşecek? Test edilen şu: Kitleler otoriteye, güce mutlak itaat eder hale getirilebilirler mi?

Yeryüzünde etkileşim, dayanışma, yardımlaşma ve rekabetin olmadığı; ödüllendirme ve cezalandırmanın yapılmadığı bir insan eğitimi açığa çıkıyor. Ve test edilen şu: Sosyal ve toplumsal yönü neredeyse sıfırlanmış bir insan üretmek mümkün mü?

Ekonomik olarak Çin, siyasi olarak İran bitirilebilir mi? Avrupa Birliği dağıtılıp bir güç olmaktan çıkarılabilir mi? Hiç kuşkusuz test edilen alanların en önemlileri. Büyük Ortadoğu Projesi ve bu projenin devamı olarak Yüzyılın anlaşmasına karşı dirençler kırılıp, tüm dikkatler başka yönlere kaydırılabilir mi?

Peki, ne olacak? Her kriz ve kaos insanlık için büyük bir fırsat ve rahmeti bağrında barındırmaktadır. Yeter ki insan, sosyal bilimin rehberliğinde bilinçlenip direnebilsin.

Kaynak: Rasthaber

Hazırlayan: Sami ASLAN

Sami Aslan
Sami Arslandeneme@deneme.hotmail.com
afdah.info

voir films