ÜST REKLAM

logo

reklam

“KIYIKENAR ÇİZGİSİNDEKİ YAPILAR, İMAR BARIŞI KAPSAMINDA DEĞİL!”

“İçişleri Bakanlığı’nın kesin emri var; kıyı kenar çizgisinde bulunan yapılar yıkılacak…”

İlçemizde kamuoyunu uzun süredir meşgul eden Kıyı Kenar Çizgisi ile ilgili İlçemiz Kaymakamı Murat Kütük, kafalarda oluşan soruları cevapladı. Pazartesi günü yıkım işleri ile alakalı ihale sürecinin yaşanacağını hatırlatan konuşmasında İlçemiz Kaymakamı Kütük, ‘yıkım mahkeme kararı sonuçlanan yapılardan başlayacak. 230 parsel üzerinde gerçekleşmesi gereken yıkım bugün 33 parselde gerçekleşecek” dedi.

Vatandaşın sorularını yönelttiğimiz Kaymakam Kütük, ‘İmar Barışı madem kıyı kenar çizgisini kapsamıyor vatandaşa neden para ödetildi?’sorumuza cevaben, “biz hiç kimseye imar barışından yararlana bilirsiniz, müracaat yapın, ödeme yapın gibi telkinlerde bulunmadık. İmar Barışı özel alanları kapsamaz. Bu yasayla belirlenmiştir. Çevre ve ŞehircilikBakanlığı müracaatları değerlendirecek. Şuan işleyen mevcut sistemde, siz bile Hükümet Konağının pafta numarasını öğrenin ve yapı yapacağım diyerek müracaat edin müracaatınız alınır ve bedel ödersiniz. Bu tamamıyla vatandaşın kendi sorumluluğudur. Ama devletin onayladığı bir belge değil. Yani yapı izni ya da oturum izni aldığınız anlamına gelmiyor.Şuan için başvurular değerlendirme kapsamında. Özel alanlar dışında kalan yapılar ile ilgili sorun yok. Ama özel alanlarda bulunan yapılar kesinlikle yıkılacak. Bunun dışında yapılan müracaat bedeli de geri ödenmez, ayrıca yapılan beyan yanıltıcı bir beyan ise cezai işlem de uygulanacak. Şuan yıkım 33 parsel üzerinde gerçekleşecek olabilir, hedef mahkeme kararının çıkması için geçebileceğini düşündüğümüz 2 içinde tüm o alanı temizlemektir. Bu işin peşini ben bıraksam Valimiz bırakmayacak. Sonuçta kesin bir karar var” dedi.

‘Bu uygulama İzmir, Muğla ve birçok sahil kentinde neden uygulanmıyor? Sorumuza cevaben ilçemiz Kaymakamı, “az önce de ifade ettiğim gibi başvurular değerlendirme kapsamında. Mevcut sistem herkes üzerinden eşit ve adil bir şekilde işleyecek. Ancak özel alanlar dışında kalan alanlara dokunulmayacak. Vatandaşımız müsterih olsun bir Kaymakam, bir Vali mesleki kariyerini bir kenara bırakıp kısır çekişmeler içine girmez. Ben dişimle tırnağımla bu mertebeye geldim, bu makamı vatandaşımızın canını yakmak ve ya haksız uygulama yapmak için asla kullanmam. Bugün ilçede gerçekleştirdiğimiz her çalışma üstlerimize iletilmektedir. Kimsenin şahsına yapılan herhangi bir müdahale yoktur. Yani vatandaşın birine uygulanan ne ise diğeri de aynı uygulama ile karşılaşır. Mobese kameralarının kontrol merkezinin bulunduğu alanda örülen bahçe duvarı da yıkılacak” dedi.

‘Yabancı şirketler bu alanı kullanacak, petro kimya tesisleri kurulacak’ iddialarını sorduğumuz İlçe Kaymakamı, “böyle bir durum mevzu bahis olamaz. Zira Milli Emlakbu alanları sadece yerel yönetimlere (Hatay Büyükşehir veya ilçebelediyesi) kiralama imkanı sağlıyor. Biz ilçe Kaymakamlığı olarak kiralayabilecek konumda olsaydık oraya müthiş projeler yapabilirdik. Ama yasa buna engel” dedi.

‘Yeni bir kıyı çizgisi çizmek mümkün mü?’sorumuza Kaymakam Kütük, “Kıyı Kenar Çizgisi değişmez. Mahkeme kararı ile bilimsel veriler göz önünde bulundurularak çizdirilmiştir”dedi.

Konu ile ilgili Hatay Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü İmar ve Planlamadan Sorumlu Şube Müdürlüğü Harita Mühendisi Seyhan Okay’ın28.05.2019 tarihli raporunda da, “Hatay İli Samandağ İlçesi Çiğdede Mahallesi ile TekebaşıMahallesi arası kalan yer ileHz. Hızır türbesi ile Çevlik arasında bulunan yerde kalan alanların MülgâBayındırlık veİskan Bakanlığı Belediyeler Teknik Hizmetler Genel Müdürlüğünce 09/09/1976 tarihinde Onaylanmış 29K-1b,29K-2a,29K-2d,29K-3a,29K-3d,29K-1c,29K-4b,30K-1a,30K-1d,30K-4a,30K-4c,30K-4d nolu 1/1000 ölçekli mevzi koordinat sistemle üretilmiş Kıyı Kenar Çizgisi işli halihazır paftaları mevcut olup bu paftalardaki kıyı kenar çizgisi talep olması halinde güncel halihazır haritalara aktarımı yapılmaktadır.

Samandağ İlçe Belediyesi’nin05.04.2016tarihli, yol amaçlı dolgu planı çalışmaları için güncel halihazırHaritalara, onaylı kıyı kenar çizgilerinin aktarılması talebi üzerine İl Müdürlüğümüze sunulan

1/1000 ölçekli güncel halihazır haritalara aktarılan 09/09/1976 tarih onaylı Kıyı Kenar

Çizgisi, Çevre ve Şehircilik Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünce 01/06/2016

Tarihinde onaylanmıştır.Yani 01.06.2016 tarihinde Bakanlığımızca onaylanan paftalar

 Aktarım paftaları olup yeni bir kıyı kenar çizgisine ait onay olmayıp sadece 1976 yılında

Onaylanmış kıyı kenar çizgisi yeni,günce halihazır haritalara aktarılmış ve bu aktarım işlemi

Bakanlığımızca onaylanmıştır.

Öte yandan Kıyı Kanununu UygulamaYönetmeliğinin 9. Maddesi (Ek fıkra:RG-2/4/2013-

28606) Onaylı kıyı kenar çizgilerinin;

a)Kıyı kenar çizgisinin suya düşmesi,

b)Mükerrer kıyı kenar çizgisinin bulunması,

c)Kıyı kenar çizgilerinin kenarlaşmaması,

ç)Yargı organlarınca kıyı kenar çizgisinin iptali ya da ikinci bir kıyı kenar çizgisinin

tespit edilmesi,

d)Daha evvel kıyı özelliği göstermediği halde, malzeme alımı sonucunda oluşan su alanları nedeniyle, bu alanları kıyıda bırakacak şekilde tespit edilen kıyı kenar çizgileri, bu sualanlarının deniz, göl veya akarsu ile doğrudan bağlantılı olmadığının Kıyı Kenar ÇizgisiTespit Komisyonunca belirlenmesi, halleri dışında değiştirilemeyeceği hususu hükme bağlanmıştır.

Kıyı Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 9. Maddesinde onaylı kıyı kenar çizgilerininHangi durumlarda değiştirilebileceği hususu hakkında belirtilen madde hükümleri arasında ç)Bendinde yargı organlarınca kıyı kenar çizgilerinin iptal edilmesi ya da ikinci bir kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi durumunda onaylı kıyı kenar çizgilerinin değiştirilebileceği hususu hükme bağlanmıştır. Buradan anlaşılacağı üzere onaylı kıyı kenar çizgisinin yargı organlarınca iptal edilebileceği,ya da yeniden tespit yaptırılacağı üzere değiştirilebileceği açıkça ifade edilmektedir.

Bununla ilgili Mülgâ Samandağ Mal Müdürlüğü ile davalılar arasında Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan tapu iptali ve tescilDavalarının görülmüş olduğu,bu davalarda mahkeme heyetince Kıyı Kenar Çizgisi yönündenUzman Bilirkişilerin atanmış olduğu, uzman bilirkişilerce parsel bazlı hazırlanmış raporlarda,Mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Belediyeler Teknik Hizmetler Genel Müdürlüğü’nce onaylanmış 1976 tarihli kıyı kenar çizgisi mevcut iken söz konusu bölgede bilirkişi marifetiyle yeni bir kıyı kenar çizgisinin belirlenmiş olduğu, Mahkeme heyetinin ise söz konusu uzman bilirkişi raporlarında, bilirkişilerce saptanmış Kıyı Kenar Çizgisine istinaden tapu iptal kararları almış olduğu, bu kişilerce çizilmiş kıyı kenar çizgisi hakkında bugüne değin ne Mülga Hatay Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğüne ne de Hatay Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne söz konusu bu durumla ilgili, ne mahkeme heyeti, ne davacı Mülga Samandağ Mal Müdürlüğünden, ne de davalılar tarafından herhangi bir bilgi ya da belge gönderilmediği gibi herhangi bir yazışmanın da yapılmamış olduğu, söz konusu bu bilirkişiler marifetiyle çizilen kıyı kenar çizgisinden haberdar olunmadığından, İl Müdürlüğümüzce, 1976 onay tarihli Kıyı Kenar çizgisi üzerinden 2016 yılında güncel halihazır haritalara aktarımın yapıldığı ve aktarımın Bakanlıkça onaylandığı hususu gözlemlenmiştir. 1976 onay tarihli kıyı kenar çizgisine göre kıyıda Samandağ Çiğdede Mahallesi 1665nolu parsel ile ilgili tapu iptal süreçleri hakkındaki davalar, bilirkişi raporu ve tapu iptaline ilişkin tarafımıza ilgili Samandağ Belediyesince sunulan Mahkeme kararları incelendiğinde;

Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş 2011/663 esas no ve 2012/465 nolu kararın sonuç kısmının e)bendinin 4,5,6 ve 7. Paragraflarında; “… Çiğdede Mahallesinde bulunan parseller hakkında, 1995 yılından itibaren benzeri davaların açıldığı, bu davalara sondaja dayalı teknik bulguları da içeren 26.09.1998 havale tarihli uzman bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle sonuca bağlandığı ve taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline karar verildiği, deliller kısmında da bu durumu gösteren emsal kararlara ilişkin hükümlerin Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin incelenmesinden geçerek onandığı anlaşılmıştır.

Böylece kesişen hükümlerde tartışan, diğer verilen ve bu hükümlerin bünyesine giren 26.09.1998 tarihli bilirkişiler kurulu raporu ve ekindeki krokide belirlenen kıyı kenar çizgisi eldeki davalar için güçlü delil olarak ortaya çıkmıştır.

3621 sayılı Kıyı Kanununun 9. Maddesi gereğince İdarece çizilmiş ve usulüne uygun hak sahiplerine de tebliğ edilerek kesinleşmiş bir kıyı kenar çizgisinin olmadığı hususu da göz önüne alınarak, kıyı kenar çizgisinin bilimsel verilerden hareketle düzenlenmiş olmakla birlikte bağlayıcılık niteliğini kazanamamış haritadan faydalanarak ve yukarıda değinilen güçlü delil olma özelliği de göz ve bu bilirkişi göz önüne alınarak taşınmaz başında yeniden konularında uzman Jeoloji Yüksek Mühendisi, Ziraat Yüksek Mühendisi ile Harita Kadastro Yüksek Mühendisleri marifeti ile keşif yapılmış, verilen raporlara göre davaya konu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı tespit edilmiş, iş bu raporlar gerekçeli ve denetlenmeye müsait olduğundan hükme esas alınmıştır.

Son tahlilde dava konusu taşınmaz ile ilgili herhangi bir idari (kıyı-kenar çizgisi) değişikliğin olmadığı da anlaşılmakla, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı sabit olduğundan açılan davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazın tapusunun iptaline karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur” şeklindeki ifadeler yer almakta olup bu ifadelerden mahkeme heyetinin, uzman bilirkişilerce saptanmış kıyı kenar çizgisine göre 1665 nolu parselin tapu iptaline karar vermiş olduğu gözlemlenmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere Mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Belediyeler Teknik Hizmetler Genel Müdürlüğünce 09.09.1976 tarihinde onaylanmış kıyı kenar çizgisine istinaden kıyıda kalan parsellerin tapu iptallerinin yapıldığı gibi bununla birlikte söz konusu bu kıyı kenar çizgisine göre sahil şeridinde kalan diğer parseller gibi 1665 nolu parsel için, Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal davalarının görüldüğü, söz konusu 1665 nolu parselin Kıyı Kenar Çizgisinin tespiti hususunda bilirkişi heyetinin mahkemece atanmış olduğu, atanan bilirkişi heyetince 1665 nolu parselin bulunduğu alandan Hz. Hızır türbesi arası ve yine söz konusu 1665 parsel ile Çevlik arasında kalan alanlarda keşifler ve sondajların yapıldığı ve bu bilirkişi heyetince bir kıyı kenar çizgisinin belirlenmiş olduğu, 1976 tarihli Bakanlığımız onaylı kenar çizgisine göre kıyıda kalmayan bir çok parselin bilirkişilerce belirlenmiş Kıyı Kenar Çizgisine göre kıyıda kaldığı, Samandağ Mal Müdürlüğünce bu bilirkişilerce saptanan kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kalan diğer parseller hakkında tapu iptal davalarının açılmış olduğu ve sonuçlandırıldığı hususu Samandağ Milli Emlak Şefliğinden gelen bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Bilirkişi marifetiyle saptanan Kıyı Kenar Çizgisi ve bu kıyı kenar çizgisine istinaden yapılan tapu iptalleri hususları hakkında Mülga Samandağ Mal Müdürlüğünden Mülga Hatay Bayındırlık ve İskan Müdürlüğümüzce ya da yeni adıyla Hatay Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüze herhangi bir bilgi gönderilmemiş, bundan hareketle 1976 onay tarihli kıyı kenar çizgisi, 2016 yılı içerisinde yeni güncel halihazır haritalara aktarılmış ve bu aktarım Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızca onaylanmıştır. Kıyı kenar çizgisi yönünden herhangi bir değişiklik olmayıp bu kıyı kenar çizgisinin iptal edilerek yerine bilirkişilerce saptanmış kıyı kenar çizgisinin geçirilmesi yönünde İl Müdürlüğümüze ulaşan herhangi bir mahkeme kararı bulunmayıp bu nedenle planlama aşamasında, imar planlarına ilişkin uygulanacak Kıyı Kenar Çizgisi, Bakanlığımızca onaylanmış olan 1976 tarihli Kıyı Kenar Çizgisi olacaktır.”

Haber – Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı

Share
55 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?