KARNE BİR ÖVÜNÇ VEYA UTANÇ KAYNAĞI DEĞİLDİR! « Samandağ Ayna Haber

Kardeşim 1 tane 5 tane eklesen neyse sitenin anasını sikmeyin bu kadar aç gözlü olmayın 5 tane koy 4 tane koy kaldıran namerttir.

Şişlide Gece Hayatı

SON DAKİKA

KARNE BİR ÖVÜNÇ VEYA UTANÇ KAYNAĞI DEĞİLDİR!

Bu haber 26 Ocak 2022 - 10:31 'de eklendi ve 267 kez görüntülendi.

Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, bugün karne alacak çocuklar ve ebeveynlerine seslendi. ÖNCÜL, kötü karne karşısında ailelerin tutumunun nasıl olması gerektiğini anlattı. Bugün karne alacak öğrencilerin heyecanını paylaşan Pedagog ÖNCÜL, Karneye olması gerekenden fazla anlam yüklenmemeli uyarısında bulundu.

Karne zamanının yaklaşmasıyla birlikte çocukları ve ailelerini heyecan sardığını belirten ÖNCÜL, “karne notları yüksek olan öğrenciler bu süreci rahatlıkla atlatırken, zayıf notlara sahip çocuklar maalesef endişe içerisindeler.

Öncelikle ebeveyn olarak karnenin öğrencilerin okul hayatının ve derslerdeki durumunun takibi amacıyla verildiğini unutmamak gerekir. Buradaki önemli nokta, anne ve babanın karneyi bir övünç veya utanç kaynağı olarak değil, çocuğunun gelişimini takip etmek ve hangi alanlarda desteğe ihtiyacı olduğunu anlamak için kullanabilecekleri bir araç olarak görmeleri gerektiğidir. Karneye olması gerekenden fazla anlam yüklenmemeli; ulaşılması gereken bir amaç değil, başarıya götürecek bir araç şeklinde yorumlanmalıdır.

Çocuk derslerinde başarısız olup bunu karneye yansıttığında, genellikle tek taraflı olarak çocuk suçlanır. Bu başarısızlık nedeniyle aileler çocuklara ceza, şiddet ya da psikolojik baskı yapılabiliyorlar. Bu tür baskılar çocukla aileler arasında sağlıklı bir iletişim doğurmadığı gibi çocukları derslerinden soğutabiliyor.

Böyle durumlarda ailelerin sergilemeleri gereken tutumları aşağıdakiler gibi sıralayabiliriz.

– Öncelikle çocuğu asla başkalarıyla kıyaslamamak gerekiyor. Kardeşleriyle veya arkadaşlarıyla karşılaştırılan çocuk, içten içe onlara karşı kin beslemeye başlar.

Çocuğa kesinlikle fiziksel ve sözsel şiddet uygulanmamalıdır. Böyle bir davranış şekli, çocuğun içine kapanmasına ve ailesinin kendisini, sadece başarılı olması şartıyla seveceğini düşünmesine neden olur.

– Başkalarının yanında çocuğunuzu eleştirmekten kaçının. Bu duruma maruz kalan çocuklar kendini aşağılanmış ve ailesinin ihanetine uğramış kabul eder. Ailesiyle arasına setler örmeye, daha az paylaşımcı olmaya başlar.-

– Gelen başarısızlıklar karşısında tepkisiz kalmak ve umursamaz davranmakta doğru bir yol değildir. Böyle durumlarda çocuk yönlendirilmeli ve sorunlarına karşı çözüm üretilmedir.

– En önemli nokta ise çocuklara her zaman sevildiklerini hissettirmek gerekir. Başarının ya da başarısızlığın bunu değiştiremeyeceğine inanmaları, kendilerini güvende hissetmelerini sağlar.

– Ailelerin karnesi kötü olan çocuğa eksiklerini telafi edebileceğini ve bunu yaparken her zaman onu destekleyeceklerini gösterebilmeleri gerekir.

– Ebeveyn olarak başarısızlığın nedenlerini beraber arayıp, çocuğu suçlamaktan kaçınarak, sonraki süreçte bu konuda neler yapabileceklerine birlikte karar vermeleri gerekmektedir.

Ayrıca bunu da eklemek isterim ki karnesi başarılı olan çocukların ödül hakkı doğuyor. Yalnız bu tür ödüllendirmelerin, abartıya kaçılmaması gerekmektedir. Çocuğun büyük hediyeler için değil, geleceği için çalışması sağlanmalıdır. Ayrıca çocuğa verilecek hediyelerin, okul başarısına ve bireysel gelişimine katkı sağlayacak hediyelerden seçilmesine dikkat edilmelidir. Maddi değeri yüksek hediyeler yerine yaşına uygun, işlevselliği yüksek hediyeler tercih edilmelidir.

Son olarak not değeri düşük olan öğrencilerimizin başarısızlığını yüzüne vurmak yerine ona inandığınızı göstermeli ve düzelme olacağı hakkında onu ikna etmeliyiz. Bu durumda önemli olan, aile olarak hep birlikte çözüm aramak ve inanmaktır” dedi.

Haber- Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı