KAPTAN: TÜRKİYE VE CHP’NİN TEMEL TAŞLARI - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

ankara escort

Şişlide Gece Hayatı

şişli escort

bahistapot.comekbonus.comlinkegit.com

sanal ofisweb tasarım ankaraistanbul travestileri
SON DAKİKA

KAPTAN: TÜRKİYE VE CHP’NİN TEMEL TAŞLARI

Bu haber 30 Eylül 2016 - 9:33 'de eklendi ve 321 kez görüntülendi.

KAPTAN: TÜRKİYE VE CHP’NİN TEMEL TAŞLARI

CHP Hatay İl Delegesi İlker Kaptan, Türkiye ve delegesi olduğu CHP ile ilgili kaleme aldığı yazısını basın büromuza göndererek, ‘’ Bugün üyesi olduğumuz Cumhuriyet Halk Partisinin bayrağındaki 6 okun tesadüfen çizilmiş oklar olmadığını, her bir okun Türkiye Cumhuriyetini dimdik ayakta tutan, Türkiye Cumhuriyetinin temeline oturtulan ve temel taşları olan Atatürk İlkeleri olduğunu hepimizin bilmesi gerekir” ifadelerinde bulundu.

CHP Hatay İl Delegesi İlker Kaptan; “Bu yüzdendir ki partimizin kuruluş felsefesindeki en önemli noktalardan bir tanesi bana göre; Cumhuriyetimizin korunması, kollanması, geliştirilmesi için kurulmuş olan bir parti olmasıdır ve Cumhuriyetimizi tehlikeye sokacak herhangi bir duruma karşı Cumhuriyetimize bir kalkan görevi üstlenen bir parti olmamız CHP’yi direkt Türkiye Cumhuriyetinin temel taşı haline getirir diye düşünüyorum’’ dedi.

Kaptan, gönderdiği açıklamada şöyle devam etti.

‘’Bizler bugün Cumhuriyetimizin ve partimizin temel taşlarını oluşturan 6 ilkeden de hiçbir şekilde az da olsa taviz vermemeliyiz ki henüz çok genç olan Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatabilelim.

Eğer ki bizler bugün Cumhuriyetçilik ilkesinin önemini kavramayıp ne olduğunu anlayamazsak: Tek bir kişinin insiyatifiyle yönetilen,  halkın seçtiği milletvekillerine yani halka sorulmadan bir gecede çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetiliriz…

Eğer ki bizler Devletçilik ilkesinden vazgeçersek ya da taviz verirsek: Etibankları, Sümerbankları ve Devletimize ait her şeyi satıp özelleştirirsek; bu kurumlarda çalışan ve 2000tl maaş alan vatandaşımız, 6 gün ve günde 12 saat çalışarak 1000tl aylığa çalışmak zorunda bırakılır. Devlet Ana, Devlet Baba kavramlarını çöpe atıp vatandaşımızın yaşam standartlarını belirli tekellere bırakmış oluruz ve vatandaşımız böyle acımasız koşullarda çalıştırılmak zorunda bırakmış oluruz.

Eğer ki bizler Halkçılık ilkesinden taviz verirsek: Emeklilik maaşı 800tl 1000tl olan sokakta tir tir titreyerek yaşamaya çalışan yaşlı teyzelerimize, amcalarımıza %3 gibi komik rakamlarla zam yapılırken, ultra lüks yaşayan ve 5000tl emeklilik maaşı alan kişilere de bir gecede çıkarılan yasayla %100 zam yapılır ki bu terbiyesizliğin en alasıdır.

Eğer ki bizler Devrimcilik ilkesinden vazgeçersek ya da önemsemezsek: Yok mu bir baba yiğit yerli arabayı yapacak, Ha oldu ha olacak deyi, beşinci hatta altıncı dünya ülkelerinin yaptıklarıyla kalırız, bu ülkelerin seviyesinde oluruz ki uzayda koloniler kuran milletler var. Değil onlarla yarışmak bir 100 yıl daha yerli otomobil bile yapamayız.’’

Açıklamasına şöyle devam eden İlker Kaptan ‘’Eğer ki bizler Laiklik ilkesinden vazgeçersek ya da azıcık taviz verirsek ki bu ilke Demokrasinin ön koşuludur; çünkü laiklik olmadan gerçek bir düşünce özgürlüğü de olamaz. Devrimciliğin ön koşuludur; çünkü laikliği kabul etmemiş bir toplumda, bilimin ve çağın gereklerinin gerisinde kalmış kurumları değiştirmenin tartışması bile genellikle yapılamaz. Halkçılığın ön koşuludur; çünkü bir din devletinde halkın istekleri değil, dinsel “seçkin”lerin düşünceleri önemlidir. Bu kadar önemli bir ilkeden taviz verip imam hatip mezunlarını değil de cemaat ve tarikatlarda yetişenleri imam diye atarsak sonumuz Irak’taki gibi; şu cami şu cemaatin camisi, bu cami şu tarikatın camisi, bu cami şu kişinin camisi diye paramparça oluruz. Ayrıca farklı inançları barındıran ülkemizde Laiklik ilkesi Devletimizin halkımıza sunduğu güvencedir. Devlet yönetimini hiçbir şekilde bir inanca göre yapmamalı. Devletin dini “İNSAN” olmalı ki tüm bunların uygulanabilmesi Laiklik ilkesi ile ilgilidir.

Eğer ki bizler Milliyetçilik ilkesinden taviz verirsek ki burada iyice anlaşılması gereken şey Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milliyetçiliğidir. Yani Türkiye Cumhuriyetinin ırk, din, dil ayırt etmeden tüm vatandaşlarını kapsayan kimseyi ayırt etmeyen bu ilkenin özünden taviz verirsek veya anlamsal özelliğini çarpıtırsak, ülkemizi bölmek ve vatandaşlarımızı birbirine düşürecek tüm oyun ve provokasyonlara zemin hazırlamış oluruz. Dünyada itibarı olmayan, halkın birbirine düşman olduğu bir ülke yaratırız ve paramparça oluruz. Unutmayalım ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk çağdaş medeniyetler dairesine girebilmemiz için öncelikle bizlere millet olma bilincini kazandırmaya çalışmıştır çünkü kendine güvenen, gücünü ortaya koyabilen ortak hareket ancak ve ancak Ulus Devlet olma anlayışıyla olabilirdi.

Bugün partimizin ve Cumhuriyetimizin temel taşları olan bu ilkeleri partimiz iyi kavramalı ve iyi işlemeli diye düşünüyorum.  Ne zaman ki “Ekmek için Ekmeleddin” safsatalarını, sağdan oy getirir, dindarlardan oy alır deyip devşirme politikalarımızdan vazgeçip kendi mayamıza dönersek işte o zaman başarılı oluruz’’ dedi.