ÜST REKLAM

logo

reklam

KANSERİ BİLE ÖNLÜYOR

 

Fıtıktan Yüksek Ateşe Her Derde Deva…

Kültürümüzde Önemli Bir Yere Sahip Olan Kına; evliliklerde kına gecelerinde, sünnet düğünlerinde, asker uğurlamalarında kullanılmaktadır. Peki, bu kadar hayatımıza yerleşmiş olan kınanın sağlığımız açısından yararları var mı? Araştırdık sizlerle paylaştık. Kına eski Mısır’da boya olarak kullanılmasının yanı sıra cilt hastalıklarının tedavisinde de kullanılmıştır. Açık yaraların mikrop kapmasını engellediği ve cilt yanıklarına da iyi geldiği tarihi kayıtlarda görülmektedir.

Kına, saçların ışıldamasını ve parlaklık kazanmasına katkı sağlar. Saçlara kına yakıldıktan 1 saat sonra temizlendiğinde saçların ışıldadığı ve parlaklaştığı görülebilir.

Kına yapraklarının baş ağrısını geçirdiği de bilimsel bir gerçektir. Kına yaprağı ve sirkeyle hazırlanan karışım, başa sürülürse ağrıyı geçirir. Kına ayrıca saçların uzamasını da hızlandırır.

Kına başta ağrı olmak üzere birçok tıbbi sorunun tedavisinde kullanılıyor. Yanma, elektrik çarpması, batma ve iğnelenme benzeri sinir ağrılarını ciddi biçimde azaltıyor. Yeşil kına ülkemizde önemli bir yere sahip. Özellikle kadınlar beyazlarını kapatmak için saçlarına, erkekler de mantar için ayaklarına kına yakar.

Kına, litrasea adlı bir bitkiden elde ediliyor. İçeriğinde ‘boya’ yapan bileşiklerin yanı sıra; tanin, kumarin, flavinoidler, fenolik asit, steroller ve ksantonlar gibi birçok biyolojik etkiye yol açan ve çeşitli tıbbi sorunların çözümünde yararlanılan maddeler de var.

Uzmanlar, kınanın hangi hastalıklara iyi geldiği konusunda şu bilgileri verdi: “Verem ilerlemesini durdurduğu, antiviral, antimikrobik, antifungal (Mantarlara karşı), protein glikasyonu önleyici, yara iyileştirici, antipiretik (Ateş düşürücü), analjezik (Ağrı kesici), antiinflamatuvar (Yangı-iltihap önleyici) özellikleri olduğu uzun zamandır biliniyor. Mollusc, tyripanasoma, gibi hastalık etkenlerine karşı da yararlı. Kına, ayrıca kanser, parazit, şeker hastalığı önleyici özelliklere sahip. Karaciğeri korur. Bu nedenle sarılıkta kullanılabiliyor. Bağışıklık sistemini olumlu yönde düzenleyici etkilere de sahip. Günümüzde Ayurvedik tıp ve Unani tıp (Hindistan’da halen kullanılan eski Yunan tıbbının bir formu) kına gargaralarını bademcik iltihabı, farenjit, diyare, dizanteri, ülser, bağırsak kurdu ve ateş tedavisinde uygulamaktadır.

Yararları yanında dikkat edilmesi gereken durumlar da vardır. Nadir bir kan hastalığı olan favizm (Bakla yenmesi ile şiddetli iç kanama gelişmesi), ülkemizde nisbeten daha yaygın görülebilmektedir. Bu hastalığı olan ama hasta olduğu bilinmeyen bir çocuğun eline kına sürülmesi, az miktarda olsa bile, iç kanamaya neden olabilir!

Uyuz, saç kepeği, saç dökülmesi, sarılık, mantar hastalıkları, dalak büyümesi, kanser ve amipli dizanteride kullanılır. Kına yağı, kınadan elde edilen ve tedavi amaçlı olarak kullanılan bir maddedir. Özellikle eklem iltihabı, romatizma ve fıtık kaynaklı ağrılarda etkilidir. Yanık yüzeyler üzerinde serinletici etkisi var, bu nedenle yüksek ateş tedavisi ve yanık bakımında kullanılıyor.

Uyuşma Hissini Azaltıyor…

Bazı Ortadoğu ülkelerinde doktorlar, karpal tünel sendromunda (bilek ağrıları, kolda uyuşma) ellere kına sürülmesini bir hastalık işareti olarak görüyor. Halk arasında bu tür ağrılarda deriye kına sürmek uygulamasının boş bir inanç olmadığı, bilimsel bir temeli olduğu anlaşıldı. Kınanın içerdiği ağrı kesici maddeler ayrıntılı olarak tanımlandı ve ABD patent dairesi tarafından da tescil edildi.

Haber-Foto:Ümit Sağaltıcı

Share
453 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+6 = ?