ÜST REKLAM

logo

reklam

KAMACI: SUSMAK GELECEK SAĞLAMAZ

 Selim KAMACI, ilçemizde 14 km’lik sahilde denize sıfır konumda Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan araziler ile ilgili açıklamada bulundu. Barikan’ı hatırlatan konuşmasında KAMACI, ‘Çocuklarımızın emanetlerine ihanet etmeyelim’ dedi.

“Ya 1960’larda kalıp havanda su döveceğiz ya da 2060’ları planlayarak çocuklarımıza gelecek sağlayacağız”

‘İlçemiz sahili genel anlamda birçok diğer il ve ilçelerde olduğu gibi yanlış planlama ve imar kirliliğinden bir nebze ari olup, ülkemizin bakir kalmış sahilidir’ diyen KAMACI, “ayrıca; içinde barındırdığı ender rastlanan kumul bitki örtüsü ve hayvan türleri, itibari ile dünyanın sayılı doğal mirasları listesine alınabilecek durumdadır.

Sahilimiz ileriyi düşünerek planlaması ve düzenlemesi halinde İlçemize, ekonomik, sosyal, kültürel anlamlarda fevkalade katkı sağlayacağı gibi istihdama ve İlçemizin tanıtılmasına da ayrıca; katkılar sağlayacağı bilimsel anlamda ispatlıdır.

Ayrıca; dört semavi dinin önemsediği ve saygı duyduğu Hz.Hızır (Aleyhi Selam) Makamı da aynı sahil de bulunmakta olup; maalesef bugüne kadar inanç turizmi anlamında hak ettiği şekilde cazip hale getirilememiş ve hak ettiği şekilde tanıtılamamıştır.

Bu sebeplerle de Hz.Hızır Makamı’nın İlçemize getirisi sınırlı kalmış bulunmaktadır.

Değerli Samandağ Halkı:

Bu noktada DEVLET İlçemizin 14 km’lik bakir sahilinin 100 yıl ilerisine hitap edebilecek şekilde planlayarak ülkemizin turizm gelirlerine katkı sağlayabilecek ve kamuya hizmet edebilecek konuma getirmek istemektedir.

Bu minvalde Devlet sahilde bulunan binlerce dekar hazine arazilerini bu plan ve düzenlemelerde kullanılması ve değerlendirilmesi sureti ile tercihte bulunmaktadır.

Ayrıca; söz konusu sahilimizin bütünlük içerisinde düzenlenmesi ve ileriye yönelik planlaması çerçevesinde değerlendirilmek üzere kıyı şeridi dahilinde bulunan BELEDİYE ‘ye ait parsel ve arazileri de  onlarca trilyon bedel üzerinden satın almış bulunmaktadır.

Aynı sahil ve planlama çalışmaları çerçevesinde kıyı şeridi çizgisi dahilinde kalan ve yargı tarafından tapuları iptal edilen vatandaşlara ait parsel bina ve arazilerin bir bölümünün bedelleri ödenmiş bazı bölümlerin mahkeme süreçleri devam etmekte olduğu bilinmektedir. Yargı süreçleri bittikten sonra tazminatları ayrıca ödeneceği açıklanmıştır.

Bu noktada vatandaşlarımızın itirazları olup; tapu iptalleri ve bina yıkımlarına itirazlarda bulunarak

Kıyı şeridi çizgisinin kendi binaları lehine aşağıya çekilerek tekrar çizilmesini talep etmektedirler.

Hatta aralarından bazıları  ARSUZ  İlçesi örneğini vererek kıyı şeridi çizgisinin sıfıra çekilmesini talep etmektedirler.

Ancak; idari yetkililer ve siyasiler söz konusu kıyı kenar çizgisinin tespit edilmiş halinin değiştirilmesinin mümkün olmadığını yıkımın kaçınılmaz olduğunun beyanatlarında bulunmaktadırlar.

Değerli Samandağ Halkı:

Tapuları iptal edilmiş vatandaşlarımızdan ekmeklerini elde etmeye çalışan işletmeler ile başka gidebilecek yerleri olmayan fakir birkaç ev sahibinin itirazlarını, kaygılarını anlayış ve saygı ile karşılıyorum. 

Bu noktada telafilere odaklı olarak  Belediye’nin elini taşın altına koyması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca yapılacak düzenlemelerden sonra sahilde oluşturulacak dinlenme tesisleri çay bahçeleri gibi yerlerin işletilmesinde, kiralanmasında mağdur olacak işletme sahiplerine öncelik ve ayrıcalık tanınmasının adil olacağını düşünmekteyim.

Ancak ve ancak: tapuların iptal edildiği yerlerin ezici çoğunluğu parsellerini zamanın Belediye Yönetimlerinden cüzi bir meblağa satın almış yıllarca güneşin, denizin, kumun, rüzgarın tadını çıkarmış ekseriyeti ruhsatsız veya çok eski konumda bulunan yeniden imarlarına katiyen izin verilemeyecek durumda olan yazlık evlerdir.

Bu evlerin sahipleri sahilimizi Samandağ Halkı ile paylaşmayı kabul etmek yerine sahilimizin 1960’larda kalmasını ve talan edilmesini  işaret etmektedirler.

Zira; bu düşüncede olan vatandaşlar ARSUZ örneğini öne sürerek bilmeden bilgi kirliliğine ve kafa karışıklığına sebep olmaktadırlar.

Değerli Samandağ Halkı:

Kıyı şeridi çizgisi denize doğru çok aşağı veya sıfır noktaya çekilecek olursa kendi irademizle kendimize ve çocuklarımıza doğal bir facia yaşatmış oluruz.

Zira Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 14 km’lik sahil boyunca uzanan binlerce dönüm hazine arazilerinin akıbetinin ne olacağını düşünmek bile istemezsiniz

  • Her gelen yönetim dilediği kişilere veya şirketlere arazi kiralayabilir veya tahsis edebilir.
  • Kamu kurumlarına, kuruluşlara, idarelere arazi tahsis edilir.
  • Sahilimiz kumsalımız yabancı yatırımcı ve sermayeler tarafından talan edilir.
  • Denize rahatça girebileceğimiz yer kalmaz
  • Nefes alamayacak duruma geliriz.
  • Önümüz kapanır denizimizi karadan görebilmemizin mümkünatı kalmaz.
  • Kendi şehrimizde yabancı konuma düşeriz.
  • Havamız ve denizimiz kirlenir.
  • Allahın bize bahşettiği cennetimizi cehenneme çeviririz.

Yıllardır önümüzü kapalı tutan barikan ucubesi örneğini unutmayalım.

23 yıl boyunca sahilimizi ve havamızı kirleten, trafiğimizi alt üst eden, kumumuzu kullanan büz fabrikası örneğini unutmayalım.

Çocuklarımızın emanetlerine ihanet etmeyelim.

Değerli Samandağ Halkı:

Bu düzenleme neticesinde sahilimizin halkın kullanabileceği sahil şeridi, yeşil alanlar, denize girilebilecek yerler, dinlenme alanları, toplanma alanları, yürüyüş parkurları, spor alanları, bisiklet yolları vs. Samandağ insanına ve İlçemize yakışan bir hale getirilmek istenmekte olduğunun  açıklamaları alanen yapılmaktadır.

Bu açıklamalardan sonra yıllardır duymaya alıştığım sahilimiz İsrail’e verilecek, petrokimya şirketleri gelecek,7 adet termik santral kurulacak gibi ifadeler mantığıma uymamaktadır.

Aynı sahilde devlete ait binlerce dönüm arazi hali hazırda zaten mevcut

Aynı devlet bu arazileri istediğine verebilecek bir durumdayken söz konusu arazileri Samandağ İlçesi ve halkı ile paylaşmayı tercih etmektedir. Samandağ sahilinin doğal yapısının korunması yönünde tercih koymaktadır.

Bu noktada Samandağ halkına yakışan ve yapılması gereken bu planlamayı yapan ve sebep olanlara minnettar olmaktır. Düşüncesindeyim.

Tapusu iptal edilen vatandaşlarımızdan mağduriyet yaşadığına inanılan ihtiyaç sahiplerine el ele vererek nasıl yardımcı olabileceğimizin yollarını aramamız gerektiğine inanmaktayım.

İlçemizin gelecek tarihinde bir daha elde edemeyeceğimiz bir fırsat yakalamışız.

Ya 1960’larda kalıp havanda su döveceğiz ya da 2060’ları planlayarak çocuklarımıza gelecek sağlayacağız takdir sizlerindir. Saygılarımla.”dedi.

 

 

Share
382 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?