ÜST REKLAM

logo

reklam

KADIN CİNAYETLERİ


Asaf Hişmi
deneme45@hotmail.com

Kadın cinayetleri çok çoğaldığı günümüzde, yeni arayışlar içine girmek yerine, sonuçlar üzerinde durulduğu, cinayetlerin sebepleri üzerinde kafa yoran yok. Herkes idamdan söz ediyor. Canilerin yetiştiği ortamı, aldığı eğitim türü ve niteliği üzerinde düşünülmesi gerektiğini söylemeliyim.

İdam cezasının Hukuki yönü ile ilgilenmiyorum. Onu hukukçu arkadaşlar düşünür. Ancak kadın cinayetlerini işleyenler yazılı ve görsel basına yansıdığı kadarıyla, 20yıllık zaman diliminde 15.000 kadın cinayeti işlenmiş olduğu ifadesi yer alıyordu. Varsayalım ki; bu canilerin yargılamalar sonucunda idama mahkûm olduklarını, Hükmün infazını da yaptık diyelim. İnfazdan 20 yıl sonraki dilimde kadın cinayeti olmaz mı? Daha mı fazla olur? Ne dersiniz?  Bence cinayetler artarak devam eder. Neden?

Eğitim ve öğretim dinselleşiyor. Tarikatlardan, vakıflıklardan Eğitim hizmeti satın alındığı herkesçe bilinmektedir. Tarikatlara teslim edilen çocuklara nasıl bir eğitim veriliyor? Çocuklara dağıtılan kimi kitaplarda kadını aşağılayan, itibarsızlaştıran, erkeğin üstünlüğünü ve erkeği için, doğum makinası olarak gören, metinlerin varlığından söz edilmektedir. Eğer siz cinayetlerin bitmesini istiyor ve bundan sonra kadın cinayetleri olması diyorsanız. Bu olumsuzlukları, içinde barındıran eğitim sistemini yeniden gözden geçirilmeli ve dini vakıfların ve cemaatlerin eğitim sisteminden uzak tutulmalıdır. Eğitim birliğine ve pozitif eğitim ve öğretimi yeniden kurmak lazımdır.  Çağdaş layık bir eğitim olmalıdır. Diyanet başkanlığının tutum ve davranışları temsil yetkilerini örseler durumundadır. Ötekileştirinci tutum ve davranışları terk etmelidir. Kimi vakıflarda ve kuran kurslarında vuku bulan çocuk istimrarı vakaları karşısında, istismarcıların hak ettikleri cezayı aldıklarını kimse inanmıyor.

Başka bir sorun ülkemizde kadına karşı kullanılmak üzere üretilen sözler ve terimler, kadını aşağılamak için kullanıldığı herkesçe bilinmektedir. Örnek vermek gerekirse:’’ Kadının saçı uzun, aklı kısa.’’ ‘’ Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin.’’ ‘’ Elin hamuruyla erkeğin işine karışma.’’ ‘’Sen kadınsın, Otur oturduğun yerde. Kim soktu bunları senin kafana?’’ ‘’Sen ne anlarsın:’’ ‘’Bu evde benim dediğim olur:’’ ‘’ Ben erkeyim, istediğimi yapmak zorundasın.’’ ‘’Yemeğin tuzu fazla…’’ ‘’ Hiçbir yemek, anneminkinden güzel olamaz.’’ Bunun gibi birçok söz ve terim vardır.  Kadın cinayetlerine giden yolun başlangıcı bu aşağılama kültüründen geçtiğini düşünüyorum. Birde buna Türk Eğitim Sistemindeki aksaklıklar ilave edilirse, canilerin nasıl yetiştiğini, sormaya gerek kalmaz.

23.02.2016 tarihide Suudi Arabistan Riyad kentinde bir seminer düzenlendi. Seminerin konusu: ‘’KADIN İNSAN MIDIR?’’ Bu seminerin organizatörü; Fehd El Ahmedi.  Ayriyeten afişte:’’ Riyad Etkinlikleri’’ ibaresi yer almaktadır.

Müslüman Arap kültüründe, kadına bakışı anlatan bir metin: ‘’ Yeryüzünde olmuş ve olacak fitnelerin başı kadındır.’’ ‘’Yemin etse inanma.’’ ‘’Gökten indiğini dese bile…’’ ‘’ Tarihte kadınlar Peygamberlere ihanet etmişlerdi.’’ ( Çevri A.H.)

İslam dünyası dışında böyle bir dünya var mı?  Kadın cinayetlerini önlemek, idamla olacağını sanmıyorum.  Önce dünyamıza çeki düzen vermemiz gerekir.

Kadınların ülkemiz nüfusu içinde; %53 gibi bir oranları vardır. Bu oranı ciddi biçimde ve kendileri lehinde kullanmaları gerekir.

Asaf HİŞMİ

Share
220 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...
  • YAŞAMIN TEMELİ TOHUM VE TARIM

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Türkiye’de bir çok konuda olduğu gibi açlık konusunda da net, güvenilir veriler yok. Ancak yaşanan ekonomik sorunlar, halkın alım gücünün zayıflaması ile tahminen nüfusun yüzde 20’si yoksul kabul ediliyor. Yoksul nüfus oranı kırsal bölgelerde daha yoğun. Yaşamın temeli gıda,gıdanın temeli ise tohum ve tarımdır. Tarımdaki sorunları çözmeden gıda sorununu çözmek mümkün değil. Türkiye, sahip olduğu tarım potansiyeli, biyoçeşitliliği ile, dünyada en son açlık ve yoksulluk sorunu yaşayacak ülke konumundadır. Yanlış tarım politikaları ile,...
  • “AİLE İÇİNDE YEMEK SEÇEN, ÇOCUK İÇİN OLUMSUZ MODELDİR”

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Sağlık, Üst Haberler, Yerel

    Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, çocuklarda yemek yeme sorununa değindi. ‘Beslenme bir canlının gelişimi için gerekli olan doğal ihtiyaçlardan bir tanesidir’ diyen ÖNCÜL, yemek yemeyle ilgili problemlerin genellikle ilk çocukluk döneminde başladığı hatırlatmasında bulundu. “Beslenme ortamı” sağlıksız olduğu zaman çocuğun bu durumdan olumsuz bir şekilde etkileceğine işaret eden Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, konuşmasının devamında, “bu doğal ihtiyaç...