KADIN CİNAYETLERİ - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

maltepe escortkurtköy escort

Şişlide Gece Hayatı

şişli escort

bahistapot.comekbonus.comlinkegit.com

SON DAKİKA

KADIN CİNAYETLERİ

Bu haber 27 Ocak 2020 - 10:02 'de eklendi ve 394 kez görüntülendi.

Eğitimci Sami Aslan

Neredeyse her gün  “kadın cinayeti” haberleri ile uyanıyoruz. Toplum açısından bu korkunç durum 10-15 yıldan beri devam etmektedir. İçler acısı bu durumun sebepleri üzerinde duracağımıza, sonuçları ile uğraşıyoruz. Yani suçluları keselim, biçelim, idam edelim, hadım edelimse… Acaba bu yargılar doğru mu?

Bu önyargılar göreceli olarak doğru bile olsa, bizi bu cinayetleri önleme hedefine ulaştırır mı?

Her olay hem sebep, hem de neticedir.

Olayları sadece neticeleri ile ele alırsak işin içinden çıkamayız.

Çünkü her neticeyi kendinden önceki bir veya birçok sebep yaratır.

Neticeyi yaratan sebepleri kavramadan, izah etmeden objektif doğrulara ulaşamayız.

Örneğin sosyal demokratlar (CHP, DSP vb), sermaye düzeni kapitalizmi savundukları için, kadın cinayetleri ve kadınlarımızın karşı karşıya kaldığı şiddet olaylarını değerlendirirlerken hep neticeler üzerinde duruyorlar. Ama o neticeleri yaratan sebeplerin başını çeken sermaye düzenini hiç dillendirmiyorlar.

Oysa para, mal, mülk edinme nedir bilmeyen bilimin olmadığı ama herkesin eşit olduğu medeniyet (tarih) öncesi ilkel komünal toplumlarda kadın erkek eşitliği vardı.

Daha sonra tarım ekonomisinin yarattığı para, mal, mülk edinme ile birlikte tefeci – bezirganlık düzeninde meydana gelen eşitsizlik ile kadınların ikinci sınıf insan sayıldıklarını görüyoruz.

Tarım ekonomisinden daha ileri bir ekonomi olan üstün teknoloji ve sanayi üretimi üzerine kurulu kapitalist sistemin de kadın erkek eşitsizliğine son verilmediğini bugün gözlerimizle görüyor ve yaşıyoruz. Kadınlara yönelik şiddet ve taciz olaylarını protesto eden ve tüm dünyada ses getiren kadın eylemleri, bu gerçekliği bizlere açık ve net gösteriyor.

Çağımıza damgasını vuran ve toplulukları birbiriyle çatışan sınıf, zümre ve kişilere bölen, varlığı bölücülüğe bağlı kapitalist sistemde kadın erkek eşitliğini arayıp bulma yanlışından kurtulmamız şarttır.

Tarih boyunca( 6 bin yıllık sınıflara ayrılmış medeniyet tarihi) bütün özel mülkiyet (egemen sermaye) iktidarları ve onların temsilcileri ve aşağıya doğru hiyerarşik olarak sıralanan güç ve iktidar sahipleri kadına ve yaşama düşman olmuşlardır. Ve insanlığı yeniden yüz binlerce yıl önceki hayvanlık konağına geri götürmek, toplumu köleleştirmek için her yıkımı göze alarak, kadınlara ve çocuklara saldırıyor.

Kadın erkek eşitliği tarih öncesi ilkel sosyalist toplumlarda olduğu gibi, çıkarlar çatışmasından arınmış, herkesin eşit olduğu bilim ile toplum yönetimini kaynaştırmış sınıfsız sosyalist toplum düzeninde ancak mümkün olacaktır.

İnsanlık, emperyalist sermaye düzeninin sınır tanımaz kar tutkusunun yol açtığı toplum ve doğa yıkımlarıyla yok oluşa sürüklenen dünyamızı kurtaracak yollar bulmak zorundadır.

Sami Arslandeneme@deneme.hotmail.com