ÜST REKLAM

logo

reklam
27 Kasım 2018

KABALAŞAN İNSAN VE YEREL SEÇİMLER – 3


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

Bu Toprağın Sesi

Ümit Dadük Sağaltıcı

????????????????????????????????????

Gün geçmiyor ki yapılan tespitler, Samandağ’ın gerçeklerinden uzak, kültürümüzden, mutfağımızda pişen yemekten, tarlamızda ki toprakla hiçbir alakası olmayan açıklamalar yapılmasın.

Yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya aynı terene!

Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli ‘’Vatandaşımız 2002’de 6 kilo et yiyormuş, bugün ise 15 kilo yiyor. Türkiye’nin refahı artmış ki et tüketimi 6 kilodan 15 kiloya çıkmış.’’ Demiş.

Mutfakta tüketilen gıdanın, sebzenin baklagillerin neredeyse % 45 ithal edilen bir ülkede tartışma ve iddiaya bakar mısınız?

Ya ne olur biri çıksın ve desin ki; yemek yemek sadece biyolojik bir eylem değil, aynı zamanda, ekonominin, kültürel ve sosyal hayatımızın çok belirgin bir öğesidir !

Bizde ise, ne kadar gerçekler varsa, yerel siyasetçilerimiz üstü açık tek bir şey bırakmadılar, hepsinin üstünü el birliği ile örttüler.

Güya bu siyasetçiler üstüne üstlük ayrı gayrı partilerden.

Üst örtmeye sıra gelince, elbirliği içindedirler.

Çıkarlar çatıştığı zamanda akıl durgunluğu yaşayıp parçalanıp bölünüyorlar ama üst örtmek olunca işbirliğinden, birbirini korumaktan yine vazgeçmiyorlar ….

Ve bütün bunlara yeni bir tanım getiriyorum;

‘ÜST ÖRTÜCÜ’ ler.

“Acemi nalbant mesleğini, ilçemiz halkının üzerinde öğreniyor durumları anlayacağınız.

Yeni aday adayları da bu çorbaya tuz atmak yarışındalar.

Bir onursuzluk ortamıdır, içinde yaşadığımız düzen. Mesele etmeye o kadar yüzeyinden başlıyoruz ki, derinine ilişilemiyor.

Çocuklar neden aç yatıyor?

Kadınlar neden öldürülüyor?

İşsiz neden iş bulamıyor?

Ve ben:

Yazarlarını hapislere atan bir ülkenin küçük bir ilçesinde doğdum.

Ne acıdır ki benim çocuklarımda gazetecilerin, aydınların, yazarların hapiste olduğu zamanda dünyaya geldiler.

Mülteci çocukların cesetlerinin karaya vurmasını gördüler.

Ve mesele sadece görmek, duymanın çok ötesine, günlük hayatlarımız travma oldu, rezilliğin bini bir para, bireyselleşme, herkesin birbirini ittiği, düşürdüğü, ezdiği, travma değil de nedir?

İlçemizde olsun ülke genelinde olsun yiyeceklere erişim, üretim ve tüketimin farklılaşmasıyla yemek eylememiz de, beslenme kültürümüz de değişti neredeyse.

Eti, ekmeği konuşuyorsanız, işin üretim kısmını, beslenme kültürümüzü; biten çiftçiliği, meyve ve sebzeciliği de konuşacaksın öyle değil mi?

Bilmiyorsanız, unutmuşsanız hatırlatalım; Ülkemizde ve hele Samandağ’da aile geleneğinde mutfak, dolayısıyla sofra, aileyi bir araya getiren önemli bir unsurdur.

Mutfakta bir tencerenin kaynaması bir aile birliğinin varlığını gösterir.

Ve bunun fakırlıkla zenginlikle bir ilgisi yok!

Büyüklerimiz der ki, ‘’Ocağının bacası tüten ev mutlu evdir.’’

Üstelik bizler hepimiz değil mi ki, kural, düzen, saygı, sabır gibi hususiyetleri hep sofralarda öğrendik.

Şimdiler de çocuklarımız bir masanın etrafında, anneli, babalı, atalı sofralara oturmuyorlar. Geleneksel yemeklerimizi ise ancak, lokanta menülerinde görüyorlar.

Neyse, eve gittiğimde mutfağa koşan kadın olarak sözü bu kadar uzatmam normal değil mi?

Konumuz yerel seçimler!

Bu günlerde en çok duyduğum ‘’ o ne dedi, bu ne dedi? Kim nasıl, ne cevap verdi? Partiler arasında ittifak olacak mı olmayacak mı? CHP’nin adayı kim?

Gerçeği hatırlatalım:

Yerel seçimler, adayı daha fazla ön plana çıkarması açısından milletvekili seçimlerinden farklıdır.

Merkezi uçuracak olan ‘’yerel yönetimin ve yerel siyasetin’’ başarısıdır.

Dolayısıyla adı bir şekilde parlamış, tüccar zihniyeti taşıyan adaylardan uzak durulmalı… Toprağının ve tarihinin gelenek halini almış kültür mayasının ne olduğunu bilen, hak ve hukuk gözeten ilkeli, cesur, paraya boyun eğmeyen, güvenilir ve de vicdan sahibi isimler bulunmalıdır.

Adayların özelikle mahalle ve köy muhtarlarının, tarihinden sosyolojisine ve hatta insanlarının psikolojisine kadar, kentinin mahallesinin ve köyünün kimliğini iyi bilmesi gerekiyor.

Tanıması lazım çünkü kentler de tıpkı insanlar gibi nefes alıp vermek, sağlıklı büyümek isterler. Var ettikleri ruhu yaşamak ve yaşatmak kentlerin birinci amacıdır.

Matemleri, düğünleri, özlemleri, gurbeti; insana dair ne varsa barındırır.

Paylaşır,paylaştırır.

Size kimlik verir kentler, köyler dağlar ovalar.

Köyler ne kadar toprak ve emekse, kentlerde aydınlık ve öncü kuvvet demektir.

Demem o ki ‘Bilginin taçlandığı, güçlünün zayıfı kolladığı, tokun açı gözettiği kentler ancak, özgürlükçü, bağımsız bilim yolunda adaylar, bu faziletlere sahip kimliklerden olur.

Siz gelince, sokaklarını, mahallelerini, köylerini birlikte dolaştığımız halkımız!

‘’Siyasi partide de adayda da tercih ve ahlak sizin.’’

Seçin beğendiğinizi!

 

Share
130 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEMLEKETTE HAK, HUKUK ADALET VAR MI?

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu üç kavram varsa, iyi yoldayız, başarı mutlak olacak. Bu kavramları Samandağ ilçesinde arayalım. Bizim ilçede var mı? Varsa, nerede saklanmışlar da bizler göremiyoruz? Ben bu yüce değerleri çok aradım. Merak ediyordum. Bulamadım. Örneğin; Şehir merkezinde bulunan ve davası 1991 yılından beri çözüm bekleyen Park sorununun yasa ve yönetmelik açısından beraber bakalım ‘’İlimiz Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesinde kâin 1042,1998 ve 4241 sayılı parseller, Mahkeme kararlarıyla Park olarak ihdas edildi Hatay Valiliğinin 17.10.2018 tarih ...
  • KAPİTALİST SİSTEMDE ONUR, HAYSİYET VE ŞEREF; PARADIR

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan İnsanlık Kapitalizm ile birlikte Basit yeniden üretimden (sanayi öncesi antik ve orta çağlardaki tarıma dayanan üretim) Geniş yeniden üretim  ( teknolojik sanayiye dayanan üretim) sistemine geçmiştir. Çok uluslu tekelci şirketler ve Bankalar sistemi olan KAPİTALİST sistem demek, GENİŞ YENİDEN ÜRETİM SİSTEMİ demektir. Geniş yeniden üretim demek yüzbinlerce işçi ile en son teknoloji kullanarak dağlar gibi yığılan matahlar (mallar) üretmek demektir. Dağlar gibi yığılan üretilmiş MATAHLAR’ın milli sınır...
  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...