logo

reklam

İZM’LERİN GERÇEK ANLAMLARINI BİLİYOR MUYUZ?

İZM’ler idrâikimize giydirilmiş deli gömlekleridir! demiş adamın biri. İzm’ler için bugüne kadar söylenmiş bir sürü söz var. İzm’leri gündelik hayatımızda sürekli kullanıyoruz ama ne yazık ki çoğumuz izm’lerin gerçek anlamlarını bilmiyoruz. İlçemiz vatandaşlarının izm’ler ile ilgili düşüncelerini merak ettik.  Vatandaşlara sorduğumuz İzm’lerin bazıları için hiç bir fikri olmadığını bazıları içinse yarım yamalak cevaplar aldık. Vatandaşlarımızı bilgilendirmek ve izm’lerin gerçek anlamlarının neler olduğunu belirtmek için küçük bir araştırma yaptık.

İzm’lerin Gerçek Anlamları;

Anarşizm

Anarşizme göre devlet egemen sınıfın çıkarlarını korumakla görevlendirilmiş gereksiz bir kurumdur. Özgürlüğü gerçekleştirmek için en başta devlet yıkılmalıdır. Temsilcilik, gerçeklere dayanmayan bir düşçülüktür; bu gibi düşçülükler insanları insan dışılığa dönüştürür. Baskı yerine özgür işbirliği, korku yerine kardeşlik ve sevgi gerçekleştirilmelidir. Uyum bu birleşmelerin doğal dengesiyle gerçekleşecektir İnsan; bir üretici olarak anamalın otoritesinden, bir vatandaş olarak devletin otoritesinden, bir birey olarak dinsel törenin otoritesinden kurtulmalı ve özgür bir gelişme olanağına kavuşmalıdır. Bütün insansal yetenekler ancak başsızcı (anarşist) bir toplumda, hiçbir baskıyla engellemeksizin, özgürce gerçekleşebilir.

Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk)

İnsan ile yaşadığı dünya arasındaki uyumsuzluğu konu alan düşünce. Varoluşçuluğun özü gereği, varoluşçuluk hakkında genel bir tanımlama yapmak zordur. Çünkü varoluşçu olarak kabul edilen yazarlar kendi düşüncelerini birbirinden farklı olarak tanımlar ve varoluşçu olduklarını kabul etmezler. Çıkış noktası gelenekçi felsefeye başkaldırma, herhangi bir okula mensup olmamak ve koyu bir bireyciliktir. Varoluşçuluğa göre insan özgürdür. Bu seçme özgürlüğüdür. İnsan kendi varoluşunu gerçekleştirirken özgürdür, ama aynı zamanda, kendi seçimlerinden, eylemlerinden, yani varolma tarzından sorumludur. Varoluşçular için birey önemlidir. Bireyin özgürlüğünü ve seçimlerini ortaya koyarken, anlatım biçimi olarak da kurdukları iletişimin özgür olması gerekliliğini savunurlar.

Hedonizm

İnsanın haz duyduğu şeylerle mutlu olabileceğini savunur. Haz duyulan şeyler öznel olduğundan evrensel bir ahlâk yasasından söz edilemez. Bu görüş, ilkçağ düşünürlerinden Aristippos‘a göre, “iyi”nin ve “kötü”nün ölçütü hazdır. Haz veren şeyler “iyi” , acı veren şeyler ise “kötü” dür. Epiküros‘a göre ise insan acıdan kaçarak ve hazza yönelerek mutlu olur.

Rasyonalizm

Akıl bilgisine dayanan, doğruluğun ölçütünü ve kanıtını duyumlarla değil de düşünmede ve tümden gelimli yöntemlerde bulan öğreti veya felsefenin genel adıdır…

Narsizm

Narsisizmde kişinin kendisine ilişkin yargıları tamamıyla başkalarının hayranlığını kazanmaya yöneliktir. Bu kişiler, gerçekte kendilerini sevemez ve küçük görürler. Narsisizmin temelinde kişinin kendisini abartılı biçimde sevmesi değil, kendisinden nefret etmesi yatar (kernberg’e göre)!

Mitolojiye göre, kendisine aşık olan yankıya karşılık vermediği için yakışıklı Narkissos tanrılar tarafından cezalandırılmıştır ve ümitsizce bir pınarda sudaki yansımasına aşık olmuştur. Narsist kelimesinin kökeni Narkissos’a dayanır.

Sürrealizm

Sanatın kuralının olmadığı,çağrışımların,imgelerin,hayallerin en basit nesnelerin en olmadık yerlerden fışkırabildiği,düşünce ürünü,yoran sanat akımı. Öylesine özgürsündür. Nereye ne çizdiğin, ne bütünlük, ne anlam hiç bir şey açıklamak zorunda değilsin ama çok şey anlatmak istersin. Oyun oynarsın eşyalarla,renklerle,çizgilerle. Salvador Dali’dir en tanınmış temsilcisi.

Plastik sanatlarda Salvador Dali nin en büyük temsilcisi olduğu gerçeküstücülüğü ön planda tutan bilinçaltı düşünce fırtınasınının yansıması.

Makyavelizm

Bu düşünce şeklini yaratan Makyavelli’nin genel politik yaşantısının başarıyla sonuçlanmadığı düşünülürse pek de tekin olmayan bir izm’di. İyi niyetli bir adamın, adının kötü bir şekilde anılmasına neden olan konsept, başarmak için her şeyi yapmak demektir.

Agnostisizm

Agnostisizm ya da bilinmezcilik, tanrının ya da tanrıların varlığının ya da yokluğunun bilinemeyeceğini öngören felsefe akımı. Bu felsefenin takipçilerine Agnostik denir.

Bir tanrının varlığının “bilinemez” olduğunu savunan, evrenin bilinmesi imkanını kısmen ya da tamammen inkar eden bir doktrin.

Septisizm

Kuşkuculuk! Gerçekliğin özünü bilmenin imkansız olduğunu öne süren, insanin hicbir zaman gercek bilgiye ulasamayacagini savunan felsefe akimi. Felsefenin kurucusu Pirbon‘nun(365-275) başlıca tartıştığı konu “bilgide mutluluğa ulaştıracak bir gücün olup olmadığı sorusudur.

Hümânizm

Human kökeninden türemiş bir kelimedir. Amacı “insanlığın barışı” olan bir akımdır. İnsanoğlunu din, dil, ırk ayrımı gözetmeden, insana insan olduğu için değer vermek gerektiğini, kardeşliği savunan bir ilkedir

Marksizm

Bilimsel sosyalizmin temelini atan öğreti. 18. yüzyılın utopyaci sosyalizminden ayrı olarak, Karl Marx, tarihsel materyalizm ve diyalektik materyalizm çerçevesinden tarihsel olguları ve bu olguların dünyayı getirdiği noktaları analiz ederek, bilimsel sosyalizmin temellerinin atılmasını sağlamıştır

Deizm

Dinlerin tanrıdan gelmediğini, fakat başka bir tanrının varolduğunu savunan, evreni ve insanları yaratıp sonra kendi hallerine koyverdiğini, tanrı ve insan arasında bir bağ olamayacağını bu yüzden de dinlerin tamamen gereksiz ve insanın düşünce sistemini köreltici birer olgu olduklarını kabul eden fikir akımı. Bu fikir akımına bağlı olan insanlara da haliyle Deist denmektedir. Diyalektik materyalizmle karıştırılmamalıdır çünkü o ateizmin konusudur.

Teizm

Evreni ve insanı yaratan öncesiz ve sonsuz bir tanrı’nın varlığını kabul edip, tanrı’nın aynı zamanda dünya ile sürekli ilişki içinde olduğunu kabul eden görüş teizm’dir. Teizme göre tanrı dünya ile ilişkisini dinler aracılığı ile kurar

Panteizm

En önemli ve etkili kişisi ünlü hollandalı filozof Benedict Spinoza olan düşünce. spinoza ‘nın panteist yaklaşımı herşeyin başında ve evveliyatında olan tanrı’dan başlar, sonra bütün sistem O’ndan türemiştir ve tanrı asla öncesi ve sonrası olmayandır .. Ancak tanrı’nın varlığı salt ayrımla belirtilemez. Çünkü tanrı’dan doğan herşey tekrar tanrıdır. Doğa tanrıdır, çünkü tanrının bizlere yansımasıdır. Sonuçta tanrı, bütün sistemin temeli olmakla birlikte, ayrı bir varlık değil, bütün sistemin ta kendisidir.

En-el Hâk sözüyle türk-islâm felsefesinde de yer alan düşünce.(Hallac-ı Mansur)

Feminizm

Toplumda kadının hak ve özgürluklerinin arttırılımasını  sağlamaya yönelik, kadınların sorunlarını öteki toplumsal sorunlardan soyutlayan bir düşünce sistemi

Dogmatizm

İnsan zihninin varlık hakkında doğru ve kesin bir bilgi edineceğini öne süren ,otoritelerce ortaya konulanlarI sorgulamadan olduğu gibi kabullenen yaklaşım

Faşizm

Faşizm bir ideoloji değil,bir düşünce şeklidir.herkes hayatının bir anında faşist olabilir.önemli olan bunu 24 saate yaymamaktır……. demiş adamım birisi

Faşizm güce tapınçtır, gücün ideolojisidir. Temeli güçsüz ve güçlü ayrımına dayanır. Mussolini’nin dediği gibi faşizm “millet için devlet değil, devlet için millet” sloganını düstur alır

Bu ideolojinin ilk akla getirdiği isimler şüphesiz Hitler ve Mussolini’dir. Bu iki diktatör Darwinisttir. Mussolini konuşmalarında Darwinizmi savunuyor, barışın insanlık için zararlı olduğunu, insanlığın ancak şiddet kullanılarak ilerleyebileceğini söylüyordu.Hitler ise Alman ırkını “üstün ırk” olarak tanımlıyor ve ırklar arasında her zaman bir şiddet olduğunu ve olması gerektiğini savunuyordu.

Komunizm ve faşizm birbirine zıt iki teori olarak görülür fakat pratikte ikiside insanlığa şiddet ve kandan başka birşey verememişlerdir

Nihilizm

Nihilizme göre hiçbir varlık gerçekten var değildir ve varlığı var olan olarak kabul eden görüşlere karşı çıkar. Ancak daha genel bakıldığında nihilizm hiçbir değer ve kural tanımayan bir görüştür ve toplumda düzeni sağlayan tüm otoriteleri reddeder. Nihilizm bu biçimiyle siyasal anlamda anarşizme temel oluşturur.

Pragmatizm

Amerikan filozofu W. James tarafından geliştirilen ve herşeyden önce, başta entelektüel problemler olmak üzere, çeşitli problemleri çözmek için ortaya konan bir yöntemden; insan tarafından kazanılan çeşitli bilgi türlerine ilişkin bir teoriden ve nihayet, evrenle ilgili belli bir metafizik görüşten oluşan öğreti. faydacılık. Gerçeğin ölçüsü olarak faydayı kabul eden öğreti.

Liberalizm

Gerek inanc, gerek siyaset alanında özgürlüğü savunmuş, bireyin önemini vurgulamıştır. Mülkiyet, vatandaşların kanun önündeki eşitliği ve kişilerin hakları gibi konuların üzerinde durur. Aslinda daha da genis bir anlami vardir: baskasina zarar verilmedigi surece hurriyet kisitlanmamalidir

Anarko Kapitalizm

Liberalizmin aşırı bir eksenidir. Libertarianizm olarakta bilinir. Temel amacı pür özgürlüktür. Libertarianizm, bireylerin davranış ve eylemlerine, sahip oldukları mülkiyete hiç bir şekilde karışılmadığı özgür bir toplum yapısını savunur.Sosyal devlet olgusunun zıttı olan, eşitsizlikleri daha da keskinleştirecek olan sistem, kapitalistlerin isteklerinin parayla  çalıştırılan bilim adamları(!) tarafından bilimsel dille ifade edilmiş şekli, ki aslında bu evreyi yaşadık biz. Bırakınız yapsınlar bırakınız etsinler dönemini yaşadı bu dünya ve bunun sonucu dünyanın muhtelif yerlerinde yapılan kızıl devrimler oldu.

Kemâlizm

Kemalizm, jontürklerden ve Ziya Gökalpten miras aldığı, pozitivist düşüncede ilerlerken, devletçi, ve yine ziya gökalp’in sıkça üzerinde durduğu dayanismaci mantaliteyle cumhuriyetin ilk yıllarında adımlar atmıştır. Amaç, liberal demokrat sistemdir. yapılan ise şüphesiz otoritedir, ve baskıdır. Hâkikati, yönetenler bilmektedir ve halka öğreteceklerdir. Merkezden çevreye, tepeden inme bir anlayıştır, ve bu şekilde halk demokrasiye hazır hale gelecektir. Yâni kemalizm, tanzimattan başlayan Osmanlı modernleşmesinin klasik karakteristiği olan otokratik, tepeden inme modernleşmeyi, cumhuriyet döneminde uygulamıştır. Yâni kemalizm, tanzimat ve jöntürk hareketlerinin, kurtuluş savaşı sonrası evrimleşen radikal şeklidir.

Amaç kesin olarak bir sanayi toplumu yaratmaktır. Jöntürklerin pozitivist felsefesinden hareketle, hayatta en hakiki mursit ilimdir denir. Lâiklik adımı atılır. Bu adım dev bir adımdır. Çünkü din ve devlet işlerinin ayrılması yanında, Lâiklik; dinin, devlet kontrolüne geçmesi demektir. Bu da merkezileşmeyi gerektirir. güçlü bir merkezi yönetim, otokrasiyi ve tepeden inme devrimleri getirmiştir. Tekke ve zaviyelerin kapatilmasi ve eğitimi tek elde toplayan tevhidi tedrisat bu devrimlere örnektir.

Kemalizm artık topyekün batılılaşmayı önemser. Tanzimat kanunlarının ve hatta ittihat ve terâkki yasalarının, batılılaşmaya dair toplumsal çekincelerini atar ve tamamen batı tarzı yasalar gelir. medeni kanun, ceza kanunu, borclar kanunu, turk ticaret kanunu, hukuk usulu mahkemeleri kanunu…

sapka devrimi, uluslar arasi olcu degerlerine gecis ve lâtin harflerinin kabulu ise çağdaş dünyaya ayak uydurmak kadar, halkı, değişime alıştırmak amacı da taşır. Çünkü eninde sonunda amaç, halkın çağdaşlaşmasını sağlamak ve demokratik sistemi kurmaktır.

Kemalizmin bir amacı da bir milli burjuvazi yaratmaktır. Sınıfsız toplum değil aksine kemalizm sınıflı toplum istemektedir. Yine burjuvazi yaratılması konusunda devlet öncü olur ve devletçi politikalar üretilir. Kemalizmin ilginç bir boyutu ise şudur: hedefe göre kemalist sistem halkı demokratlaştıracak, liberalizme geçişi sağlayacak ve sonunda kendi kendini tasfiye edecektir.

Haber: Hasan Dadük

 

 

 

Share
67 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?