ÜST REKLAM

logo

reklam

İZARE-İ ŞUYU DAVET -2


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

Ümit Sağaltıcı

Ayna Gazetesi ve biz yazar- Çizerlerine düşen görevin ne kadar önemli olduğunun bilinci içinde yine de sormak istiyorum. Katılırsınız katılmazsınız, takdir sizin…

Fakat benim ısrarla iddia ettiğim bir konu var. Bir zamanlar en iyi sosyal değerleri olan aynı zamanda ilçe de yaşayan kişilerinin demokratik olduğu Samandağ da siyasi partiler, imtiyazlı (1) sınıf yaratmak için Belediye Başkanı ve de Belediye meclisi üyeliği yönetimine talip oluyorlar.

Gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde seçilmiş olan kendilerine ‘ballı maaş dönemi’ başlıyor oluşu imtiyazlı sınıf yaratılmasında önemli bir yoldur. Samandağ Belediyesi’de buradan esinlenerek- güç alarak kendi idaresini bu imtiyazlılık üzerine kararlar alıyor ve arkasından meclis kendi ücretleri söz konusu olduğunda ya da Belediye’ye ait kamu malları üzerinde ki tasarruf hakkını bu imtiyazlık üzerine kuruyor istediği gibi kendi çevresine peşkeş çekiyor.

Ama konu Belediyede çalışan emekçi yurttaşların maaşlarına sıra geldiğinde kasamız, bütçemiz müsait değil deniyor. ‘ Ölecek olan karınca kanatlanır’ derler. Demek ki, emekçi maaşlarını artırmak bir yerde imtiyazlı sınıf farkını ortadan kaldıracağı (Eşitleyeceği için ) bütçe müsait değil deniyor aslında; pekala da müsaittir bütçe.

Ancak, bizler kadar sizler de çok iyi biliyorsunuz ki Samandağ Belediye Başkanlığına seçilen bazı siyasiler, Samandağlının bir bütün olarak Belediyenin tasarrufunda ki kaynakları eşit değerlerde paylaşmak, sorunları çözmek için değil, sorunlara kapı açmak için varlar ve öyle de yapıyorlar.

Siyasi partiler ülke içinde, sosyal adaleti sağlamak için ve daha çok yerelde toprak bütünlüğünü ve halkın güvenliğini, sağlıklı bir çevrede huzur ve sükûnetle yaşamasını sağlamak için olmalıdır ve en başta da bu amaçla kurulur. Sistem partilerinin ikiyüzlülüğü işte burada imtiyazlı bir sınıf yaratmak için kurulmuş oluyorlar. Samandağ’da Belediye yönetimi de işte bu ikiyüzlülüğün bir sonucudur.

Samandağ’ın her bir yerinde incelemeler yaparken bir dost meclisinde anlatılmıştı Fransa’da bir baba, ‘işsizlik maaşı alıyorsun. Sen devlete asalak oluyorsun çalışmıyorsun’ diye oğlunu evlatlıktan reddetmiş. Hatta tüm mallarını Türk’le evli kızının üstüne yapmış. Bir başka ifadeyi de Babacan Abdullah Cabaroğulları’ndn dinliyorum. ‘kızım sen İsviçre’de yaşayacaksın;

Bir aylık maaşını zamanında çekmeyeceksin. Hemen devlet araştırıyor sen nereden yedin içtin, nereden geçindin diye. Yani orada bir katakulli çeviremez hiç kimse! Peki Türkiye’de durum ne?

Dönelim Fransız babaya gerçekten haklı mıydı?

Yurttaşlık ve vatandaşlık bilinci insan ve ülke severlik değil midir?

Şimdi imtiyazlı sınıf yaratmak adına Samandağ Belediyesi’nin nasıl bir soygun yaptığı iddiamın neresinde yanlışlık var söyleyin bakalım?

Türklerin çok çalışkan olduğunu mu düşünmüştür acaba Fransız baba, yoksa Yeşil kart, şu kart bu kartla devleti soymak planlar yapmak için sömürü sistemini mi körüklüyoruz el birliğiyle…

Hani yurttaşlık, vatandaşlık bilinci, ülke ve insan severlik ne oldu bunlara?

Sonra Ayna kanatlanıp uçtuğunda vay sen efendim bunu nasıl dersin hiç mi iyi bir şey yok, yapılmadı ile örtmeye çalışırsınız kötülüklerin üstünü.

Yalan mı?

Sizi gidi kokmuş peynirlerin üzerinde oturan fareler sizi, her şeyi talan etmeyi marifet sanıyorsunuz öyle mi?

‘’Vatandaş’’ın Türkçe karşılığı yurttaştır. ‘’Yurttaş’’ sözcüğü, yurtları ve yurt duyguları bir olanları tanımlayan hukuksal bir kavramdır.

Her kesimden, her meslekten, her inançtan insan, bu geniş topluluk içinde ayrımsız olarak yer alır. Bir başka deyişle ‘’yurttaş’’, aynı ülke uyruğundaki insanların genel adıdır…

‘’Yurttaşlık’’, herhangi bir toplumsal kesimin, katmanın, öbeğin değil, o ülkeye hukuken bağlı herkesin ortak adı ve kamusal aidiyetidir.

Böyle olduğu için bu millet emperyalizme karşı savaşmıştır gönüllü olarak.

Siz şimdi Samandağ halkının topraklarını nasıl satarsınız deme hakkımız yok mu kamu adına?

Vardır tabı ki…

Daha fazlasını da bekleyin…

 

 

 

Share
662 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SARILMAK İLAÇ VE AŞILARDAN DAHA ETKİLİ

    26 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Sarılmanın, öpüşmenin hatta tokalaşmanın soğuk algınlığı ve gribe yakalanmayı kolaylaştırdığı bilinirdi ve insanlardan özellikle salgın zamanlarında bu tür davranışlardan uzak durmaları istenirdi. Yeni bir araştırma ise bu tür hastalıkları önlemede  “sıcak bir kucaklaşmanın” ilaç ve aşılardan daha etkili olduğunu gösteriyor. Carnegie Mellon Üniversitesi uzmanları tarafından gerçekleştirilen araştırmada sarılmanın vücudun stresle baş etme ve enfeksiyonlarla savaşma kabiliyetini de artırdığı belirlendi. Psychol...
  • TARIM VE HAYVANCILIK SORUNLARI

    17 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Ülkemizin tarımsal potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen, yeterince değerlendirmiyor. Topraklarımızın büyük çoğunluğu verimlidir ve tarıma elverişlidir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için tarım politikaları, bilenler tarafından ele alınarak orta ve uzun vadeli uygulanabilir bir politika belirlenmelidir. Tarımda temel sorun yüksek girdi maliyetleri. Üreticilere ucuz yakıt ve ucuz tohum sağlanmalı. Tarımsal sanayide ise en önemli sorunlardan birisi yüksek finans maliyeti. Üreticiyi ezmeden düşük faizli hatta...
  • BEL – BİR A.Ş. MAĞDURLARI NASIL OLUŞTU?

    14 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    Asaf HİŞMİ BELBİR A.Ş.  ile Samandağ Belediyesi yetkililerinin ortak sorumluluğu altında BEL – BİR A.Ş. mağdurları, yok yere yaratılıp, geliştirildi. Aslında bu resmi belgelerle vatandaşı soyma operasyonu idi. Sonrada belde talanına dönüştü. BEL – BİR A.Ş. Kendini kamu kurumu oluğunu ve birçok belediyenin kendilerinin ortağı olup, beraberce ilgili belediyelerin acil ihtiyaçlarını karşıladıklarını, Samandağ Belediyesinin acil ihtiyaçlarını benzer şekilde karşılayabileceklerini ifade etmişlerdi. Samandağ Belediyesi yetkilileri, adı geç...
  • KAPİTALİZMDE HER YOL CEHENNEME ÇIKAR

    12 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Eğitimci Sami Aslan Büyük fikir ve mücadele ustası Dr. Hikmet Kıvılcımlı “Allah, Peygamber, Kitap” isimli eserinde şöyle diyor: “7 bin sene sürmüş antika tarih, medeniyetlerin kuruluşu ve yıkılışı tarihidir. Bir medeniyet kuruluyor gelişiyor sonra duraklıyor, daha sonra da yıkılıyor. Fakat insanlık yıkılmıyor, toplumun üstüne çıkmış “yarı Allah” kesilmiş müstebitler yıkılıyordu ve o yıkılan medeniyetin hemen yanı başında yeni bir medeniyet doğuyordu, daha sonra o medeniyet de daha önceki yıkılan medeniyetin yolundan gidiyor; duraklama ...