ÜST REKLAM

logo

reklam

“İSTİSMAR, RUH SAĞLIĞI BOZUK ÇOCUKLAR YETİŞTİRİR”

Aile, Çocuk ve Ergen Danışmanı Pedagog Onur Can Öncül, son dönemlerde çocuk istismarı ve ihmalinin giderek arttığını ifade ederek, bu olayların geleceğin ruh sağlığı bozuk bireylerinin hatta geleceğin çocuk istismarcılarının yetişmesine neden olacağını bu konuda herkesin duyarlı ve uyanık olması gerektiğinin altını çizdi.

 

Konu üzerine gazetemiz haber merkezine açıklama yapan Aile, Çocuk ve Ergen Danışmanı Pedagog Öncül; “son yıllarda çocuk istismarı ve ihmali giderek artmaktadır. Günümüzde yapılan araştırmalar sonucunda çocuk istismarı oranı dünyada %1 ila % 10 arasında gösterilirken ülkemizde bu rakam %10 ila %53 arasında olduğu belirtiliyor. Bunlar arasında duygusal istismar %78; fiziksel istismar %24; cinsel istismar ise % 9 oranındadır. İstismara maruz kalan çocukların %70’i 2-10 yaş arasındadır.

Peki Nedir Bu Çocuk İstismarı?

Çocuk istismarı; 18 yaşın altındaki çocuklara anne babaları ya da onların bakımından sorumlu kişiler yada yabancılar tarafından yapılan, bedensel ve psikolojik açıdan zarar veren, çocukların fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal gelişimlerini zedeleyen her türlü eylem çocuk istismarı olarak kabul edilir. Çocuk ihmali ise çocukların fiziksel ve psikolojik gereksinimlerinin yeterince karşılanmaması olarak tanımlanabilir.

Çocuk istismarı sebeplerinin arasında aile içi şiddet ve mutsuz evlilik, sosyoekonomik durumun düşük olması, üvey anne baba, geleneksel aile yapısında fiziksel cezanın (şiddet eğilimi) kabulü gibi nedenleri sıralayabiliriz. Ayrıca anne babalarda ilaç veya alkol bağımlılığı ile psikolojik sorunların varlığı istismar riskini arttırıyor. İstismar vakaları yabancı bir insan tarafından gelebileceği gibi aile içinde de gerçekleşebiliyor. Böyle durumlarda istismarcı anne-babalar kendi kişisel memnuniyetini çocuğununkinden üstün tutar ve çocukla ilgili gerçekçi olmayan beklentiler sergiler. Ayrıca istismarcı anne babalar genellikle katı tutumlu, duygularını kontrol edemeyen kişilik yapısındadırlar.

Çocuk istismarı; ihmal, duygusal, fiziksel ve cinsel istismar olmak üzere dört grupta sınıflanmaktadır.

Çocuk İhmali

Çocuk ihmali; çocuğun beslenme, giyinme, barınma, eğitim, sağlık ve sevgi gibi temel gereksinimlerini çocuğa bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından karşılanmaması sonucu, çocuğun gelişiminin en üst düzeyde gerçekleşmesinin engellenmesi olarak tanımlanmaktadır. İhmal, anlaşılması ve teşhis edilmesi oldukça zor olan bir kavramdır. İstismar ve ihmali birbirinden ayıran en önemli nokta, istismarın aktif, ihmalin ise pasif bir durum olmasıdır.

Bir çocuğun ihmal edildiğini şu özelliklerden anlarız. Eğer ki; çocuğun okul devamsızlığı çok fazlaysa, sürekli pis giyiniyor ve kötü kokuyorsa, vücudu aşırı derecede zayıf düşmüşse, yemek veya para için dilencilik yapıyor veya çalışıyorsa, madde kullanımı, kendine zarar verme gibi alışkanlıkları varsa çocuğun ihmale maruz kaldığını düşünebiliriz. İhmalin çocuk üzerindeki etkilerini gelişim geriliği, ölüme kadar varabilen sağlık problemleri, davranış ve iletişim problemleri, madde bağımlılığı ile suça yönelme riski olarak sıralayabiliriz.

Fiziksel İstismar

Çocuğun kaza dışı sebeple bir yetişkin tarafından yaralanması ve örselenmesidir. Bir tokattan başlayarak çeşitli aletlerin kullanılmasına kadar devam edebilir. En yaygın rastlanılan ve belirlenmesi en kolay olan istismar tipidir. Türkiye’de sekiz ilde yapılan bir araştırmada çocukların istismara uğrama oranı %33; tokat atma, kulak ve saç çekme oranı %25; sopa ile dövme oranı %14 olarak bulunmuştur.Aile içi şiddetle karşılaşan çocuklarda davranış bozuklukları, gelişmede gecikme sık görülmektedir. Ayrıca bu çocukların geleceğin istismarcıları olma olasılığı daha fazladır.

Duygusal İstismar

Çocuğun gereksinim duyduğu ilgi, sevgi ve bakımdan yoksun bırakılarak psikolojik hasara uğratılmasıdır. Tanımlanması en zor ancak en sık gerçekleşen istismar türüdür. Duygusal istismarın izleri yaşam boyunca kendini gösterebilmektedir. Anne ve babası tarafından sürekli eleştirilen, aşağılanan, sevgi ve ilgi ihtiyacı yeterince karşılanmayan çocuklar, pasif kişilik özelliklerine sahip, kendine güveni olmayan ve antisosyal davranışlar gösteren kişiler olarak tanımlanmaktadır. Bu çocuklarda normal zihinsel kapasite olmasına rağmen, öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı gibi sorunlar görülmektedir.

Cinsel İstismar

Cinsel istismar, psiko-sosyal gelişimini tamamlamamış ve yaşı küçük olan bir çocuğun bir erişkin tarafından cinsel doyum için kullanılmasıdır. Sözel istismar, teşhircilik, röntgencilik, çocuğu pornografi ve fuhuşta kullanma da cinsel istismar olarak adlandırılabilir. Cinsel istismara uğrayanlarda kız çocukları çoğunluktadır. Çocukların çoğu para, hediye, tehdit ve oyun ile kandırılır. En güvende olması gereken yerde, en güvenli olması gereken kişiler tarafından, çocuklar istismara uğruyorlar. Çocukları istismar eden kişilerin %90’ı çocuğun tanıdığı ve güvendiği kişilerdir.

Cinsel istismarın sık görüldüğü aileler genel olarak işlevselliği bozuk aileler olarak tanımlanmakta ve bu ailelerde olaya yol açtığı düşünülen çeşitli patolojiler bulunmaktadır. Anne babanın çocukluk döneminde istismara maruz kalması, ailede alkol ya da madde bağımlısının olması, annenin ya da babanın olmaması veya göz yumması, aile içi çatışma, ana babalık görevini yerine getirememe, maddi sıkıntı gibi etmenler cinsel istismara maruz kalan çocukların ailelerinde görülebilen risk faktörleridir.

Çocuğun İstismara Uğradığını Nasıl Anlarız?

-İçine kapanma veya aşırı hareketlilik içerisinde davranış sorunları yaşarlar.

-Bazen ağlarlar, bazen susarlar ve yalan söyleyip gerçekleri gizlerler.

-Eve gitmek istemezler, okulda kalmak istemezler. Ders başarılarında belirgin düşüşler yaşanabilir.

-Çocuğun vücudunda yanıklar, kesikler, çürükler, şişlikler, ısırık izi, kırık, çıkık, sigara yanığı vb.

-Jestlerinde, mimiklerinde ve yüz ifadelerinde donukluk dikkat çeker. Ağlanacak duruma güler, gülünecek duruma ağlayabilirler.

-Yaralanmaların mantıklı bir açıklamalarının olmaması.

-İstismara uğrayan çocuklar bunu çoğunlukla gizlerler. Sorduğunuzda size kaza ile olduğunu söyler.

-İstismara uğramış çocuklar alkol ve madde bağımlılığına daha yatkın olurlar.

Çocuğu cinsel istismardan korumak için neler yapılabilir?

-Çocuklara bedenlerinin kendilerine ait ve özel olduğunu, kimsenin zorla ve istemediği şekilde dokunamayacağı öğretilmedir.

-Vücudundaki özel bölgeler tanıtılmalı, bu bölgelere sadece annesinin ve doktorların dokunabileceği anlatılmalıdır.

-Kendini iyi hissetmediği dokunuşlara çocukların “hayır” deme hakkına sahip olduğu ve iyi-kötü davranışların neler olduğu öğretilmelidir.

-Çocuklar anne babalar ve öğretmenler arasındaki iletişim kanallarının sürekli açık olması sağlanmalıdır.

-Çocuk herhangi bir istismar durumuyla karşılaştığında onu dinlemek ve duygularını anladığımızı hissettirmek önemlidir. Çocuğun özgürce konuşmasına izin vererek bir ilişki kurmak ve ortam sağlamak gerekir.

-Çocuğa ona inandığınız duygusunu vermek ve çocuğun anlattıklarını abartılı tepkiler vermeden dinlemek gerekir.

-Çocuğun varsa suçluluk duygularını anlatmasına izin vermek gerekir. Bunun onun hatası olamadığını vurgulamak önemlidir. Çocuğa bu konuyu paylaştığı için duyulan memnuniyet dile getirilmeli ve konuşmasının doğru bir davranış olduğu vurgulanmalıdır.

Çevrenizdeki bir çocuğun istismara maruz kaldığından şüphe ettiğinizde gerekli yerlere başvurun ve bu istismara göz yummayın. Unutmayın bu olaylar hemen yanı başımızda olmakta ve göz yummak geleceğin ruh sağlığı bozuk bireylerinin hatta geleceğin çocuk istismarcılarının yetişmesine neden olmaktadır. Herkes bu konuda duyarlı ve uyanık olmalıdır. Her türlü istismar vakalarının önüne geçilmesi dileğiyle” ifadelerine yer verdi.

Haber-Foto: Aslı Sağaltıcı

 

 

 

Share
124 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?