ÜST REKLAM

logo

reklam

“İŞGALCİ, GECEKONDUCU DEĞİLİZ”

Yanlış Kıyı Kenar Çizgisi Mağduru Biyo Kimya Uzmanı Dr. (Phd) Edibe Rahbay Altunöz, son zamanlarda ilçemizde sıkça dile gelen ve gündemdeki yerini koruyan Samandağ Kıyı Kenar Çizgisi mağduriyeti ile ilgili kamuoyunu bilgilendirdi. Altunöz açıklamasında ‘Bu parseller 1960 yılında (kıyı kanunu daha yokken) Bayındırlık bakanlığının onayı, parası vatandaşlarca son kuruşuna kadar ödenerek alınmıştır.  İnşaatlar da valiliğin ve belediyenin teşviki, desteği yoluyla yapılmıştır. Halk da  o tarihten beri su, elektrik ve emlak vergisini ödemektedir.. Yani işgalci, gecekonducu değillerdir’ dedi.

Yanlış Kıyı Kenar Çizgisi Mağduru Biyo Kimya Uzmanı Dr. (Phd) Edibe Rahbay Altunöz, dün gazetemize konuştu. ‘bizler kendimizi Yanlış tespit edilmiş kıyı kenar mağdurları olarak görüyoruz’ diyen Altunöz, ” * – Samandağ sahili yaklaşık 15 –  16 km dir.

*- Sahil sitesini oluşturan bölgenin uzunluğu 1,4 km.dir.  Yaklaşık 290 parsel (Yaz kış oturulan haneler + kafeler +lokantalar+oteller, Restaorantlar, bakalar, manavlar, Yazlık evler, caddemiz, sokağımız, çarpışan arabamız vb yaşam alanımız)

*- Bu parseller 1960 yılında (kıyı kanunu daha yokken) Bayındırlık bakanlığının onayı, parası vatandaşlarca son kuruşuna kadar ödenerek alınmıştır.  İnşaatlar da valiliğin ve belediyenin teşviki, desteği yoluyla yapılmıştır. Halk da  o tarihten beri su, elektrik ve emlak vergisini ödemektedir.. Yani işgalci, gecekonducu değillerdir..

*- Devlet yıllarca Samandağ’ın alt yapısına dair bir çivi çakmamıştır. Maalesef devletimizin sahilin geri kalan yaklaşık 15.5 km de kıyı ıslahına ve kıyı faunasına dair olumlu bir çalışması yoktur..

*-  Milleha denilen Tuz göleti ve çevresi şehrin çöplüğü halindedir..

*-  Güya kıyı kenar şeridi olan yerlerde Park, kapalı spor salonu, gibi yapıları yapılmış..  Biryandan tapulu özel mülkümüzün tapusu iptal ediliyor diğer taraftan kapalı spor salonu kıyı şeridinde yapılıyor.

* –  Kıyı boydan boya açık deniz olması ve rüzgâr, akıntı yönü sebebiyle gemi atıklarının önemli bir kısmını kıyıya atar. Çok dalgalı denizi RİP akıntıları gereği her yıl oluşan boğulmalar söz konusudur. Bu ölümleri durduracak bir dalga kıran bile yapılmamıştır.

*_  Söz konusu yerde yer alan Kefe, lokanta, otel, motel, Apart, restaurant vs işyerleri tamamen yerli halkın kendi kısıtlı sermayesiyle yapılmıştır.

*- – 6321 nolu kıyı kanunu der ki, ev diğer yapılar kıyıya en az 50 M uzak olmalıdır. O yerin yapısına göre de kayalık alanlarda bu mesafe daha kısa, kumul yerlerde de daha uzun olabilir.

* – Artvin’den Samandağ sınırına kadar tüm kumul sahiller incelendiğinde durumun vahameti ortaya çıkıyor. Kayalık sahilleri bir yana, kumul sahillerde bile deniz dolgusu yapılmış ve Üzerine çeşit envai çeşit yapı yapılmıştır.

*-  Devlet ihalesiyle (özel İdare yürütmüştü) inşaatlarda kullanılmak üzere Samandağ sahil kıyısındaki kumlar on yıllarca kamyon kamyon satıldı. Deniz site halkı ve Çevreciler bu işe karşı çıktılar.. Kıyı kumu çekilirse kıyı erozyona uğrar, çöker,. Çöken kıyıyı deniz doldurur bu da hem denizin evlere yaklaşmasını, hem de tuzlu kumun inşaatlara zarar vereceğini haykırmıştık. Lakin  “ Devletin İhalesini Baltalamakla suçlandık. Sözümüz dinlenmedi.

*-  Samandağ sahilinde bu kıyı çöküşüne rağmen kıyıya en yakın tapulu ev 100 M uzaktadır. Yıkılmak istenen evlerin bir kısmı 250, 300 m uzaklıktadır. (kıyı kumu çekilmeden önce en yakın ev en az 200 M uzaktaydı)

Hal böyle iken Samandağ sahilinde yapılmakta olan ve planlananların kıyı lehine olacağını düşünmüyoruz..

*- Devlet, bu devasa kıyıyı yerli halkın elinden alıp yandaşlara ve uluslar arası sermayeye peşkeş çekileceğini söylemi yıllarca vardır..

* –   1995’te kıyı kanunu çıktığında ilgili bakanlık yerleşim alanı haline gelmiş bu sitenin evlerini müktesep hak gereği ve zaten yeterli uzaklıkta olduğu için bertaraf edecek şekilde çizmiş.

* – Sonraki yıllarda Özellikle son çizimler tapu iptal davaları sürecinde çizilmiş ve ve her biri diğerinden ucube şekilde çizilmiştir.

Kıyıya eşit mesafede paralel bitişikteki ev biri kıyı içindeyken diğeri kıyı kenar dışında görülüyor. Bazı evlerin 3 te ikisi yıkılıyor. Bazı evler kıyıya daha yakınken kalıyor, daha uzak olan yıkılması vacip görülmüş.. Samandağ Kıyı Kenar Çizgisi Esas ve usullere aykırı, Keyfi ve adamına göre çelişkili ve adaletsiz yapılmıştır.

* – Bilabedel ve tek taraflı yapılan tapu iptal davaları Türkiye’deki hukuk süreci bitince insanlar mecburen ilgili süre içinde AİHM’ NE gitti. AİHM Türkiye’yi ağır hak ihlali suçuyla suçladı ve tazminat cezasına mahkum etti. Parasını verdik dedikleri para bu paradır. Ve asla yerin bedeli değildir. ÖR; 1,5 trilyonluk yere 450 gibi bir para ziraat bankasına yatırmış devlet. Halkın bir kısmı bu paraya dokunmamış.

* – Dolayısıyla “ parasını ödedik” dedikleri para yerin ederi değildir. AİHM’ nin Türkiye’yi hak ihlali gereği çarptırdığı ceza parasıdır( Samandağ genelinde konuyu bilmeyen, Yanlış bilenlere bilgidir),

* Hali hazırda tapu iptal süreci davam eden davalar da var. Hukuk süreci bitmiş davalarda ise “ Bina Kel3 i” yani “Bina Yıkım” kararına dair bir ifade yoktur.. Yani tapu iptali demek evleri yıkım kararı demek değildir.

* – 15.5 km lik kullanılmayan sahil varken 1.4 kmlik bu alanda   (burada kıyıya en yakın tapulu ev 90 m civarı iken bazı evler 250 – 300 m uzaktadır.)  evleri yıkıp park ve mesire yerleri yapacaklarını beyan etmeleri düşündürücüdür. Zaten söz konusu bu alanda kocaman bir park vardır (ziyaretin yanı ve Barikan otelin yeri). Kaldı ki kıyı kenar çizgisi içinde moloz beton döküp park yapmak ne kadar yasal??.

*- Halk, hukuk süreci daha tamamlanmamış evlerin mahkemeleri neticelenmeden kaymakam beyin yıkım hevesini kaygıyla izliyor.

* – Halk,

  1. a) – Kıyı kenar çizgisi mağduriyetleri giderecek şekilde esas ve usullere uygun bir şekilde tekrar tespit edilmesini istiyor. ilk etapta kendi mülkünün tapusunu istiyor. Tapu iptali yapmadan da kıyıya uzaklıkta paralel olacak şekilde İmar izni ayarlanabilir, yapılaşmalara sınırlamalar yaparak kıyı korunur. )
  2. b) – Kentsel dönüşüm kapsamında ve İmar Yasası uyarınca Maliye Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı birlikte olacak şekilde Deniz / Çiğdede mahallesinde uygun görülecek olan yerlerde imarlı arsa becaişini çözüm olarak görmektedir.

Zira halkın işyerlerine (lokanta, kafe, Çorbacı, vs, vs ) ihtiyacı var. Bu halkın gençleri ekmek kazancı için Arabistan çöllerine artık gitmek istemiyor.  En az 10 bin kişinin ekmek yediği tatil yaptığı ve faydalandığı bir yerdir Deniz Sitesi”dedi.

 

Haber: Ümit Sağaltıcı

Foto: Arşiv

Share
520 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?